11. Hukuk Dairesi 2022/599 E. , 2023/4082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
:Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Van 1Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/1 E., 2021/184 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili belediye ile davalı şirket arasında mal alım ihale sözleşmesi imzalandığını, müvekkili kurumun teslimi yapılan bir kısım malzemeler karşılığında farklı tarihlerde davalı tarafa 53.428,42 TL ödeme yaptığını, teslimi yapılmayan mallar için davalı tarafa iki ihtarname gönderildiğini, ancak davalının sözleşme gereğini yerine getirmediğini, müvekkili kurum aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kurum tarafından gönderilmiş ihtarnamelerden sadece ikincisinin olduğunu, müvekkili firmaca satılan malların faturalandırıldığını ve satıma konu malzemelerin tümünün faturada belirtildiği şekilde eksiksiz, kusursuz ve arızasız bir şekilde teslim alındığına dair mal alımı muayene kabul tutanağı düzenlendiğini, hak edişlerin düzenlendiğini, buna ilişkin değişik tarihlerde parçalı ödemelerin yapıldığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı şirket arasında mal alım ihale sözleşmesi imzalandığı, 29.08.2016 tarihli işe başlama tutanağında malın teslim tarihinin en geç 13.10.2016 olarak belirlendiği, 19.09.2016 tarihli mal alım mauyene kabul tutanağından dava konusu malların muayene edilerek davacı ... tarafından teslim alındığı ve davacı kurum yetkilileri tarafından imzalı 'Tutanaktır' başlıklı yazı içeriğine göre davaya konu boruların depo sıkıntısı nedeni ile davacının bilgisi dahilinde dava dışı Van Plastik AŞ. isimli firmanın deposuna bırakıldığı, teslim edilen bu mallardan bir kısmının farklı tarihlerde, lazım olan ilçelere dağıtıldığı, ancak bir süre sonra dava dışı firmanın depo ücreti ödenmediğinden kalan malların davacıya teslim edilmediği ve teslim edilmemesi nedeniyle davalının sorumlu olmasını gerektirir bir durumun oluşmadığı, davacının kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teslime ilişkin düzenlendiği iddia edilen belgelerin ilgili mevzuata ve şekil şartlarına uygun olmadığını, bilirkişi raporunda davalı tarafça sunulan belgelerle teslim edildiği iddia edilen malzemelere ilişkin faturaların düzenlenmediğini, sadece Diyarbakır-Van arası nakliye bedeli biçiminde fatura düzenlendiğini, fatura kapsamının belirlenmediğini, gerçekte öyle bir nakliye işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamadığı, eğer malzemeler Van Plastik A.Ş. tarafından teslim edilmiş ise nakliye faturasının usulüne uygun olmadan düzenlendiğini, mal tesliminin normal periyodik akışa uygun olmadığını, mal teslimin 45 gün içinde olması gerekirken ve teslime ilişkin hiç bir belge yokken hak ediş faturalarının düzenlendiğini, buna göre 53.428,42 TL ödeme yapıldığı kabul edilse dahi aradaki farkın hak edildiğine yönelik bir delilin bulunmadığını, Mahkemece tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ihale nedeniyle davalı şirket hakkında verilen ihaleden yasaklama kararının davalı şirketin, sözleşmenin gereklerini yerine getirdiği gerekçesiyle Ankara 16. İdare Mahkemesinin 2017/2356 E. ve 2018/1490 K. sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacı ... tarafından sözleşmenin feshedilmesi ile cezai şartın tahsili istemiyle davalı şirkete karşı ilamsız takip başlatıldığı, bu takibe karşı davalı şirket tarafından menfi tespit, davacı tarafından itirazın iptali istemiyle asıl ve karşı davalar açıldığı, Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/231 K. sayılı kararı ile davalı şirketçe sözleşmenin gereklerinin yerine getirildiği gerekçesiyle davalı şirketin menfi tespit davasının kabulüne, davacı Belediyenin karşı davasının reddine karar verildiği, karara karşı Belediyenin istinaf başvurunun esastan kesin olarak reddedildiği, davacı ... görevlileri tarafından düzenlenen, dava dışı Van Plastik A.Ş.'nin kaşe ve imzasının bulunduğu bila tarih 'Tutanaktır' başlıklı belgede, davaya konu malzemelerin depo sıkıntısı nedeni davacı ... ve davalının bilgisi dahilinde dava dışı Van Plastik A.Ş.'nin deposuna bırakıldığı, teslim edilen bu mallardan bir kısmının farklı tarihlerde lazım olan kırsal alanlara dağıtıldığı, ancak bir süre sonra Belediye tarafından davalı şirkete ödeme yapılmaması, davalının da Van Plastik A.Ş.'ye ödeme yapmaması nedeniyle kalan malların Van Plastik A.Ş. tarafından davacıya teslim edilmediği ve davalı şirketin Van Plastik A.Ş.'ye ödeme yapmayacağından Van Plastik A.Ş.'nin de malzeme teslim etmeyeceğinin ifade edildiği, davacı ... tarafından dava konusu malzemelere ilişkin muayene kabul tutanakları ile hakediş tutanağının düzenlendiği ve davalı şirkete sözleşme bedelinin ödenmesi için ödeme emri düzenlendiği ve bu kapsamda davalıya 53.428,42 TL ödeme yapıldığı, bu belgelerin davacı Belediyenin görevli memurlarınca düzenlenmiş resmi belgeler olduğu, sözleşme konusu malların davacı Belediyeye teslim edildiğine karine teşkil ettiği, davacı Belediyenin resmi belgelerin aksini bu nitelikteki kesin ve güçlü delillerle ispat etmesi gerektiği, belediye yetkilileri ile Van Plastik A.Ş. tarafından düzenlendiği anlaşılan tutanakta da belediyenin davalı şirkete sözleşme konusu alacağını ödememesi nedeniyle malların Van Plastik A.Ş. tarafından teslim edilmediği ifade edildiğinden davalının sözleşmenin gereklerini yerine getirdiği, ihtilafın belediyenin sözleşme bedelini ödememesinden kaynaklandığı, davacı ... görevlilerince düzenlenen resmi belgeler dava konusu malların davalı tarafça teslim edildiğini gösterdiği gibi kesinleşen Ankara 16. İdare Mahkemesinin 2017/2356 E ve 2018/1490 K. sayılı kararı ile Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/296 E. ve 2019/231 K. sayılı kararları ile de davalının sözleşmenin gereklerini yerine getirmiş olduğuna karar verilmiş olduğu dikkate alındığında davanın reddine ilişkin kararın yerinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tanıkla ispat sınırının üzerinde bulunması nedeniyle davacının tanık dinletilmesi talebinin reddine ilişkin kararının doğru olduğu, Mahkemece %15 teminat ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, davacı tarafça teminatın yatırılarak icra dosyasına sunularak tedbir kararının infaz edilmiş olması ve alacağın likit nitelikte olması nedeniyle davalı lehine hükmedilen tazminatın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki imzalanan mal alım sözleşmesinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!