WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5986 E.  ,  2024/2257 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/684 Esas, 2022/1011 Karar
DAVALILAR : 1. ...
2. Sk Konsept Dekorasyon Dış Ticaret Ltd. Şti.
3. ... vekilleri Avukat ...

HÜKÜM : Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/267 E., 2022/69 K.

Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 28.08.2014 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalı şahısların da sözleşmeyi imzaladığını, davalı şirkete gönderilen faturaların, ihtarlara rağmen ödenmediğini, sözleşmede; sözleşmeyle ilgili bir ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç olacağının, tahkimin yerinin Atlanta olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin alacağını tahsil edememesi üzerine 10.01.2018 tarihinde Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu nezdinde, davalılara karşı tahkim başvurusunda bulunduğunu, davalıların usulüne uygun tahkim yargılamasına davet edildiğini ve yargılamanın da usulüne uygun olarak yapıldığını, Amerikan Tahkim Kurulu'nun 01-18-0000-1845 numaralı dosyası nezdinde yürütülen tahkim yargılaması neticesinde, hakem heyetinin 03.01.2019 tarihinde dayalı alacak miktarı olarak 358.367,95 USD, vekalet ücreti ve masraflar için 29.648,70 USD ve yargı giderleri için 36.617,83 USD olmak üzere toplam 424.634,48 USD'nin davalılar tarafından ödenmesine karar verdiğini, kararın nihai nitelikte olduğunu ve karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz başvuru yolu mevcut olmadığını, ayrıca duruşma davetiyesi ve nihai hakem kararının, bu yönde bir hukuki gereklilik olmamasına rağmen Lahey Sözleşmesi uyarınca davalılara tebliğ edildiğini belirterek Amerikan Tahkim Kurulu'nun 01-18-0000-1845 numaralı dosyası kapsamında yürütülen tahkim yargılaması neticesinde verilen 03.01.2019 tarihli nihai hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 30.01.2015 tarihinde tadil edilen 28.08.2014 tarihli sözleşmenin 18 inci maddesi ile sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkan ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç, tahkimin yerinin Atlanta olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütüleceğinin ve karara bağlanacağının kararlaştırıldığı, tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm tebligatların yapıldığı, savunma hakkını kısıtlayacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığı, kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tahkim yargılamasında, tarafların sözleşme ile kararlaştırılmış olan usulüne uygun olarak yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişki dikkate alındığında verilen kararın ülkemiz hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin bulunduğu, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı gibi, ülkemiz mahkemelerinden verilen ve kesinleşen hususlara aykırı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30 uncu maddesi gereğince tahkim kararının kesin nitelikte olduğu, karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun mevcut olmadığı, davalılarca da tahkim kararının tenfizinin mümkün olmadığına ilişkin herhangi bir itiraz veya savunmada bulunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu'nun 03.01.2019 tarih ve 01-18-0000-1845 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) gereğince teminat göstermekle yükümlü olduğunu, ancak davacı tarafından yatırılan herhangi bir teminat bulunmadığını, 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi (New York Sözleşmesi) V inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, aleyhine karar verilen tarafın usulüne uygun olarak tahkim bildirimi almaması veya davada hazır bulunmaması şartının gerçekleşmediğini, yine müvekkilinin yokluğunda yapılan tahkim yargılaması sonucunda verilen kararın 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan düzenlemeye açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve tenfiz talep edenin Amerika Birleşik Devletleri uyruklu şirket olduğu Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ve Türkiye'de tescilli tüzel kişilerin dava açmaları halinde teminat göstermeye veya herhangi bir ek yükümlülüğe tabi olmadığı, yabancılara dava açma konusunda kendi vatandaşlarından farklı bir prosedür uygulanmadığı, teminat konusunda fiili karşılıklılığın bulunduğu, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri'nin New York Sözleşmesine taraf olduğu, hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, tenfizi engelleyen hallerin New York Sözleşmesinin V inci maddesinde düzenlendiği, bu şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesince re'sen dikkate alınması gerektiği, diğer şartların ise taraflarca iddia ve ispatının gerektiği, hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması ve hakem kararının kamu düzenine aykırı olmamasının re'sen; tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, hakem kararının tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması halinin ise taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri olduğu, somut olayda 03.01.2019 tarihli hakem kararının tenfizinin talep edildiği, taraflar arasında düzenlenen 30.01.2015 tarihinde tadil edilen 28.08.2014 tarihli "Münhasır Distribütörlük Sözleşmesi'nin" 18 inci maddesinde, sözleşmeyle ilgili olarak ortaya çıkacak herhangi bir talep veya ihtilafın, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi'nin uluslararası tahkim kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacağının, hakem sayısının üç, tahkim yerinin Atlanta Georgia ABD olacağının, tahkimin İngilizce dilinde yürütülerek karara bağlanacağının kararlaştırıldığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Tahkim Kuralları'nın 10 uncu maddesinde bildirimlerin posta, kurye, faks veya başkaca elektronik yollarla yapılabileceğinin düzenlendiği, anılan hakem kararında da belirtildiği üzere tahkim yargılaması sırasında taraflara usulüne uygun olarak tüm bildirimlerin yapıldığı ancak savunma hakkını kullanmadıkları, davalı vekilinin savunma hakkı tanınmadığı iddialarını kanıtlayamadığı, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları usule göre yargılama yapıldığı, tahkime konu ticari ilişki dikkate alındığında verilen kararın Türk hukukuna göre tahkim yoluyla çözümü mümkün bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu, tenfizi istenen hakem kararının kamu düzenine aykırı olmadığı, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Uluslararası Tahkim Kuralları'nın 30 uncu maddesi gereğince tahkim kararının nihai ve bağlayıcı nitelikte olduğu, karara karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun mevcut olmadığı, New York Sözleşmesinin V inci maddesinde düzenlenen tenfiz koşullarının gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu'nun 03.01.2019 tarih ve 01-18-0000-1845 sayılı kararının tenfizinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5718 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile 60 ila 63 üncü maddeleri.

3. New York Sözleşmesi'nin V inci maddesi.

3. Değerlendirme

Yabancı hakem kararları ve mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkin olup, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, ancak kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları hakkında tenfiz kararı verilmesi mümkündür. Anılan Kanun'un “Dilekçe ve İnceleme Usulü” başlığını taşıyan 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde tenfiz isteyen tarafın hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneğini de dilekçesine eklemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı hakem kararının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, Mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.

Hal böyle olmakla birlikte, Mahkemece tenfizi istenen Uluslararası İhtilaf Çözüm Merkezi Amerikan Tahkim Kurulu kurallarında verilen kararın nihai mahiyette olduğunun belirtilmiş olduğuyla yetinilerek kararın kesin olduğuna kanaat edilmiş ise de tenfizi istenen kararın Kanun'un aradı anlamda kesin olduğundan mutlak bir şekilde bahsedebilmek eldeki veriler ışığında mümkün değildir. Şu halde Mahkemece gerekirse tenfizi istenen kararın verildiği tahkim merkezi kuralları hususunda yetkinliğe sahip bir bilirkişiden rapor da alınarak, tenfizi istenen hakem kararının kesin ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış olduğu hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan tenfize karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.