11. Hukuk Dairesi 2022/5962 E. , 2023/5735 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TARİHİ : 12.09.2013
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki ayıp nedeniyle satış bedelinin iadesi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan ticari araç satın aldığını, aracın ilk günlerden itibaren arızalandığını, her arızanın tamirinden sonra yeni arızalar çıktığını, bu biçimde 17 ayrı sefer onarım yapıldığını, araçtan umulan yararın sağlanamadığını ileri sürerek araç için ödenen 36.725,35 TL satış bedelinin ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ayıp ihbar külfetinin yerine getirilmediğini, arızaların zamanında onarıldığını, yedi servis kaydının kendilerine ait olmadığını, periyodik bakımların arıza sayılamayacağını kullanıma göre arızaların normal olabileceğini, tamir hakkını kullanan davacının bedel iadesi isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 02.02.2018 tarih, 2016/289 E. ve 2018/105 K. sayılı kararı ile davacının satın aldığı aracın olağan arızaların dışında çok kez arızalandığı, tekrarlanan arıza ve onarımların istenen sonucu doğurmadığı, onarıma rağmen arızanın sürdüğü ve halen tam olarak giderilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay ( Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih, 2018/3088 E. ve 2018/6600 K. sayılı kararı ile " Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın Dairenin 18.11.2015 tarih, 2015/6221 E. ve 2015/15079 K. sayılı ilamı ile “Davacı 29.11.2010 tarihinde teslim aldığı aracı 10.05.2011 tarihinde motor arıza lambasının yanması sebebiyle servise götürmüş, bu tarihten sonra da 09.09.2013 tarihine kadar değişik sebeplerle araç servise götürülerek davacı tarafından araç 90.000 kilometreye kadar kullanılmıştır. Davalı savunmasında aracın periyodik bakımlarının da süresinde yapılmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi davalı vekilinin itirazları da değerlendirilmemiştir. Bu durumda davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları da gözetilerek toplanan deliller üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak, araçtaki arızanın üretim hatası olup olmadığı, yoksa aracın kullanımından kaynaklı bir hata olup olmadığı yolunda kesin kanaate ulaşılabilen rapor alınıp sonucuna uygun bir şekilde karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu, bozmadan sonra alınan 17.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen ayıbın üretim hatası nedeniyle ortaya çıkan arızalar olmadığı, standartlara uygun olmayan yakıt kullanımı, istiap haddi üzerinde yükleme ve üretici talimatlarına uygun olmayan kullanım şekilleri ile meydana geldiğinin belirtildiği, bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece, ayrı bir bilirkişi heyetinden 2 nci kez rapor alındığı, bilirkişi heyetinin 08.11.2017 tarihli raporunda, davaya konu araçta meydana gelen arızanın kullanım kaynaklı olmadığı, uygun olmayan yakıt kullanımına ve istiap haddi üzerinde yüklemenin neden gösterilemeyeceği, araçta ayıp olduğunun belirtildiği ancak önceki bilirkişi raporu ile oluşan çelişkilerin giderilmediği, Mahkemece, zikredilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satım sözleşmesine konu malın ayıplı çıkması halinde alıcının sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değişim gibi seçimlik hakları bulunduğu, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporundan, davacının bu seçimlik haklardan sözleşmenin feshini değil, ücretsiz onarım hakkını kullandığının anlaşıldığı, alıcının, seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığı ancak bu seçimin istenen neticeyi vermediği hallerde arızanın maldan yararlanmayı sürekli bir şekilde engelleyecek nitelikte olması şartıyla alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasında yasal bir engel bulunmadığı ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, somut olaydaki arızanın, onarımı mümkün, araçta değer kaybına neden olmayan, aracın kullanımını uzun zamanda olumsuz etkilemeyen, araçtan faydalanmayı sadece kısa süren onarım süresince etkileyen arıza niteliğinde olduğunun belirtildiği, dolayısıyla somut olaydaki arıza maldan yararlanmayı sürekli biçimde engeller mahiyette olmadığından davacının ücretsiz onarım yoluyla kullandığı seçimlik hakkıyla istediği neticeye ulaştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçta, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı ve kullanıcının araçtan makul olarak beklediği faydayı ortadan kaldıran gizli ayıp bulunduğu ancak bu ayıbın, yetkili servislerce ücretsiz olarak yapılan onarımlarla giderildiği belirtilmiş ise de bu tespitin hatalı olduğunu, zira dava tarihine kadar yapılan onarımlarla arızanın giderilemediğini, aracın dava açıldıktan sonra da defalarca yaşanan turbo şarjı arızasını tekrardan verdiğini, bu hususu replik dilekçesi ekinde sundukları servis kaydıyla ispat etmelerine rağmen bu durumun dikkate alınmadığını, söz konusu servis kaydında, turbo şarjının bir kez daha değiştirildiğinin açıkça yazılı olduğunu, bu durumu ispat eden bir diğer delilin ise 17.10.2014 tarihli bilirkişi raporu olduğunu, araç başında keşfen yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen bu raporda, araçta, motor ikaz lambası arızasının ve çekiş gücü düşüklüğünün keşif tarihi itibariyle de halen devam ettiğinin bildirildiğini, kaldı ki her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanması gerektiğini, Mahkemece, davanın açıldığı tarihten sonraki vakıaların dikkate alınmasının doğru olmadığını, Mahkeme, gerekçesinin aksine seçimlik haklarını ücretsiz onarımdan yana değil sözleşmeden dönme yönünde kullandıklarını, dava konusu araçtaki ayıpların giderilmediğini, müvekkilin sıfır kilometre aldığı aracından beklediği faydayı ve ekonomik katkıyı elde edemediğini, aracın orijinalliğini kaybettiğini, müvekkili araca olan güvenini de kaybettiğinden satış bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının seçimlik hakkını hangi yönde kullandığı ve dava konusu araçtaki arızanın ücretsiz olarak yapılan onarımlarla giderilip giderilemediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 uncu, 227 inci ve 229 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dava, ayıplı olduğu iddia edilen aracın satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
2.Yargıtay ( kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.11.2015 tarih, 2015/6221 E. ve 2015/15079 K. sayılı ilk bozma ilamında, davaya konu araçtaki arızanın üretim hatasından mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece, bozmaya uyularak iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış, ilk bilirkişi raporunda, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı belirtilmişken ikinci raporda, imalat hatasından kaynaklandığı belirtilmiş, Mahkemece, ikinci rapora dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairenin 13.12.2018 tarih, 2018/3088 E. ve 2018/6600 K. sayılı ikinci bozma ilamında ise, sözü edilen bilirkişi raporları arasında çelişki olduğundan bahsedilerek raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için üçüncü bir heyetten yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemece ikinci bozma ilamına da uyularak yeni bir heyetten 24.06.2020 tarihli kök ve 27.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporları alınmış gerek kök gerekse de ek bilirkişi raporlarında, araçtaki arızanın kullanıcı hatasından değil imalat hatasından kaynaklandığı mütala edilmiştir. Mahkemece, araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığına ilişkin bilirkişi görüşü benimsenmiş ancak yazılı şekilde, davacının seçimlik hakkını bedel iadesinden yana değil ücretsiz onarımdan yana kullandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09.05.1960 tarih, 1960/21 E. ve 1960/9 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere bozma kararına uyan Mahkemenin, bu karara riayet etmesi ve kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu taraflar bakımından usuli müktesep hak niteliğinde olup Mahkemenin uyulan bozma ilamına riayet etmemesi usuli müktesep hakkın ihlali niteliğindedir.
4.Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, bozmadan sonra alınan kök ve ek bilirkişi raporlarından, davaya konu araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu hale göre, Mahkemece, uyulan bozma ilamının gereği olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bozmaya uyulmakla davacı yararına oluşan usuli müktesep hakkı ihlal eder şekilde yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!