11. Hukuk Dairesi 2022/5934 E. , 2024/2619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/101 Esas, 2022/987 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2021/451 E., 2021/833 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Bulancak İcra Müdürlüğünün 2016/497 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının, rahatsızlığı döneminde ...'a imzalı boş senetler verdiğini, takibe dayanak bononun bu senetlerden olduğunu, adı geçenin, abisi ...'yı alacaklı, kendisini de kefil olacak şekilde geçmişe dönük olarak senedi düzenlemek sureti ile verdiğini, ....'un da takip başlattığını, müvekkilinin davalıdan herhangi bir mal satın almadığını ileri sürerek, davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile Bulancak İcra Müdürlüğünün 2016/497 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin iptali ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispatlanmasının mümkün olmadığını, somut olayda davacı/borçlunun, emre yazılı bonoda yer alan imzasını inkar etmediğini, senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulünün gerektiğini ve yazılı belge sunmadan dava ikame etmesinin yasal olmadığını, davalının kötüniyetli olduğuna dair dosyaya yazılı bir delil ibraz edilmediğini, icra takibine konu bononun kambiyo senedi vasfında olduğunu ve yasal süre içerisinde icra takibi yapıldığını, takip alacaklısı müvekkilinin davaya konu bononun yetkili-meşru hamil olduğunu savunarak, davanın reddi ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki dava dosyasında ispat yükünün soruşturma aşamasında verdiği ifadesiyle bedel kaydını talil eden davalı tarafta olduğu, yemin deliline dayanan davalı yanın duruşma sırasında bu delilden vazgeçtiği, dolayısıyla davalı yanca ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının Bulancak İcra Dairesinin 2016/497 E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra inkâr tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza soruşturmasında şüpheli veya sanık sıfatlarıyla verilmiş olan savunmanın hukuk dava dosyalarında delil niteliği taşımaması nedeniyle mahkemenin ispat yükünün davalı tarafta olduğu yönündeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça da senedin varlığının inkâr edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığını, davacının davasını yazılı belgelerle ispat etmesi gerekirken dosyada davayı ispat eder nitelikte yazılı herhangi bir belge bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!