11. Hukuk Dairesi 2022/5899 E. , 2024/2555 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/859 Esas, 2022/752 Karar
...
HÜKÜM : Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/222 E., 2019/471 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili firma ile dava dışı Baumax Yapı Marketleri Tic. Ltd. Şti. arasında 08.12.2009 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkil firmanın, dava dışı Baumax firmasına 52 palet halı tedarik ettiğini, ancak Baumax firması yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle malı iade etmek istemiş ise de, müvekkili firmanın çeşitli hukuki uyuşmazlıklar nedeniyle iade edilmek istenen malı teslim almaktan kaçındığını, dava dışı Baumax firması davaya konu malların nakliyesi için davalı ile anlaştığını, davalı da malların nakliyesi işini dava dışı Marmara Lojistik Tic. Ltd. Şti. firmasına yaptırdığını, bu nedenle müvekkilinin teslim almadığı dava konusu 52 palet halı emtiasının dava dışı Marmara Lojistik firması tarafından davalı Shenker firmasına aynı gün iade edildiğini, dolayısıyla davaya konu malların davalı yeddinde olduğunu, dava dışı Baumax firması ile müvekkil firma arasındaki hukuki uyuşmazlık uzlaşma ile sonuçlanmış ve Baumax firması davalı elinde bulunan 52 palet halının müvekkile aidiyetini kabul ederek depo ücretinin ödenmesi kaydıyla teslim alınmasına izin verdiğini, işbu uzlaşmayı müteakip müvekkil firma, davalıya keşide ettiği 23.12.2015 tarihli noter ihtarında, depo bedellerini bildirmesini ve bildirilecek bedelin ödemesi suretiyle davaya konu malların teslimini istediğini, ne var ki davalı şirket 20.01.2016 tarihl cevabı ihtarında davaya konu malların malikinin dava dışı Baumax firmasının olduğunu, bu şirketin ekonomik problemler yaşaması gerekçesiyle malların çoğunu Baumax’ın tasfiye ettiğini, davaya konu maldan sadece 3 paletinin kendi bünyelerinde bulunduğunu, kalan 49 palet malın dava dışı Baumax firmasına irsaliye karşılığında teslim edildiğini, Baumaxın davalı şirketle akdettikleri sözleşmeyi 11.04.2014 tarihinde feshettiğini, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, bu nedenlerle talebin muhatabının dava dışı Baumax firması olduğunu belirttiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yeddinde bulunan 52 palet halının iadesine, aksi halde teslim tarihindeki rayiç bedel olan 67.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 12.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle 67.000 TL yönünden talebini artırarak 189.080 TL’ye hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ilişkinin olmadığını bu sebeple de depoculuk hizmeti veren müvekkili şirketin emtiayı davacı şirket adına depolaması gerektiğine dair bir zorunluluğun bulunmadığını, müvekkili şirketin Baumax firması ile sözleşme ilişkisi içerisinde olması sebebiyle davacı şirketin direk müvekkili şirketten söz konusu malları talep hakkının olmadığını, davacı şirketin söz konusu emtiayı dava dışı Baumax firmasından talep etmesi gerektiğini belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınan ve iade edilerek davalı depolarında bekleyen mal üzerinde mülkiyet ve dolayısı ile talep ve dava haklarI davacıya ait olduğu, davacının dava dışı Baumax firmasına iade ettiği ve onun da kabul etmeyerek davacı yana iade etmek istediği mallar bakımından davalıya karşı emir ve talimat verme yetkisi ile taşıma sürecinde mala ilişkin navlun-ardiye bedeli ve sair masrafları karşılama yükümlülüğü de davacıya ait olduğu, davacının kendi ticari ilişkisinde dava dışı Baumax firması ile olan ticari ihtilaflarından dolayı malın davalı kontrolünde kalması nedeniyle davalıya ardiye bedeli ödeme yükümlülüğü olduğu, bu doğrultuda, davacının sahibi olduğu ve dağıtıldığı iddia olunan malvarlığı unsurları bakımından davacının davalı yandan mal bedeli ile saklama - ardiye bedeli arasındaki farkı zarar karşılığı olarak tazminat talep etmesinin yerinde olduğu, davacıya ait ürünlerin davalı deposunda kalış süreleri dikkate alınarak davalının talep edebileceği depolama ücretinin 6.559,76 euro olarak hesaplandığı, davacının Beyoğlu 24. Noterliğinin 23.12.2015 tarihli 72726 no.lu ihtarnamesinde ardiye ücretinin taraflarınca ödenerek halıların kendilerine teslim edilmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalıya tebliğ 24.12.2015 tarihi itibariyle davacının ödemesi gereken ardiye ücretinin 21.039,77 TL olarak tespit edildiği, ürünlerin rayiç değerinden depolama ücretinin mahsubu sonrası davacı davalıdan 189.080,11 - 21.039,77 = 168.040,34 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 168.040,34 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, netice-i talep kısmında alacağa temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesi talep edilmişse de mahkemece yasal faize ve faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davada müvekkiline husumet düşmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hukuki değerlendirmeye göre karar verildiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda dava konusu emtianın rayiç bedelinin fahiş tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile davalı arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı gibi davalının davacı ile dava dışı Baumax firması arasında imzalanan protokole taraf olmadığı gözetildiğinde davacının dava dışı Baumax firması ile aralarındaki akdi ilişkiden kaynaklı dava konusu talep hakkını sözleşmenin tarafı olmayan davalıya yöneltemeyeceği, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın pasif husumet yokluğundan dolayı usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı şirket ile davacının anlaşma yaparak davalının deposunda bulunan malların davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, bu anlaşma ile dava dışı şirketin davalıya karşı ileri sürebileceği her türlü hakkın davacıya geçtiğini, davalının ihtarnameye rağmen elindeki malı davacıya teslim etmediğini, malların tasfiye edildiğine ilişkin belgenin sunulmadığını, davalının sebepsiz zenginleşeceğini, davacının dava dışı firmanın halefi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının elinde bulunduğu iddia edilen 52 palet malın aynen iadesi, mümkün olmaması halinde ise rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!