WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5897 E.  ,  2023/6878 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2728 Esas, 2022/378 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/2208 E., 2019/780 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/96 E.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl ve birleşen davaların dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... Araç Kiralama ... Ltd. Şti'den araçları kiraladığını, kira sözleşmesine ek olarak araçları kiralayan şirket tarafından keşideci olarak davacının isminin ve adresinin yazılıp davacı tarafından imzalanan boş iki adet senedin teminat olarak şirketin yetkilisi sanılan asıl davalı tarafından alındığını, dava dışı şirketle yapılan sözleşmeye dayalı araba kiralama bedellerinin davacı tarafından makbuzlarla ödendiğini, davacı tarafından dava dışı şirketten senetlerin iadesi istendiğinde zayi olduğunun belirtildiğini, ancak daha sonra söz konusu senetlerin lehtar kısmına asıl davalının isminin yazılarak birleşen davada davalı ...'a ciro edildiğini, son hamil birleşen davalı tarafından davacıya yönelik iki adet bonoya dayalı kambiyo senedine özgü takibin başlatıldığını, ancak bu bonoların teminat senedi olduğunu, şirket sahibiyle görüşüldüğünde asıl davalının sözleşmelere ekli başka senetleri de imzalatarak ciro edip tahsile koyarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ve bu yolla bir çok kişiyi dolandırdığını öğrendiğini, asıl davalı ... ile hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek asıl ve birleşen davaların davalılarına yönelik borcunun bulunmadığının tespitine ve %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını yalnızca yazılı bir belge ile ispat edebileceğini, tanık veya yemin ile ispatın mümkün olmadığını, senedin teminat niteliğinde bulunmadığını, senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulması halinde dahi bu anlaşmalara uyulmadığı iddiasının hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, aksi durumun ancak hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında ağır bir kusuru var ise söylenebileceğini, bedelsizlik iddiasının da kişisel defi olduğunu, hamile karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine ve borçlunun %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında asıl dava davalısı ... tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe dayanak senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bu senetlerin araç kiralama sözleşmesi ekinde teminat olarak verilip verilmediği ve senet bedellerinin konusuz kaldığı hususunda ihtilaf bulunduğu, savcılık soruşturmasında yapılan imza ve yazı incelemelerinde davacının kabulünde bulunan yazı ve imzanın davacı eli ürünü olduğu, ancak davalıların cirolarının bulunduğu yazı ve imzalar haricindeki diğer yazı sayıların davalıların eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği ve savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, davacı taraf her ne kadar senet üzerindeki imza ve isme ilişkin yazıların kendisine ait olduğunu, ancak diğer yazı ve rakamların kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 680 inci madde hükmü kapsamında tedavüle çıkartılırken tamamen doldurulmamış bir senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulması hususunun hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ancak bu hususunun aksinin hamilin senede kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olması gerektiği, dosyaya hamil ...'ın iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğu ispat eder bir delil sunulmadığı gibi birleşen dava davalısı lehtar ... yönünden ise senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsiz kaldığına ilişkin herhangi bir yazılı delilinin sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, asıl davada davalının tazminat talebinin yasal koşulları bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan Araç Kiralama Sözleşmeleri ile toplam değerleri 70.000,00 ve 50.000,00 TL'ye tekabül eden iki adet aracın kiralandığını, bu araçları o tarihte anılan şirkette çalışan ... isimli şahıstan teslim alırken sözleşmeleri ve sözleşmelere ek olarak anılan araçların hasar veya tazmini için gerektiği söylenen ve teminat olarak düzenlenen dava konusu iki ayrı senedi sadece şahsına ait adres bölümüne isim ve adresini yazarak ve boş olarak ...’ya teslim ettiğini, müvekkilin şirkete olan otomobil kira borçlarını makbuzlarla ödediğini, araçları iade ettiğinde bu senetleri şirket sahibinden istemesine rağmen senetlerin zayi olduğundan bahisle iade edilmediğini ve davacı aleyhine takibe konu edildiğini, halbuki müvekkil ile ... arasında hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, metni boş olarak ve araçlara teminat olarak verilen senetlerin ...’a ciro ederek onun tarafından da kötü niyetli ve muvazaalı olarak tahsile konulup haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) “ispat yükü” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ifadesine yer verildiği, kanuni bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya dair ispat yükü altında olduğu, Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı tarafın, kanuni karinenin aksini ispat edebileceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesinde de, senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesinin kabul edildiği, davacı tarafça tanık deliline dayanıldığı anlaşılıyorsa da senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı, ancak senet ile ispat edilebileceği, davacı tarafça senedin teminat amaçlı olarak düzenlendiğine dair yazılı belge sunulamadığı, davaya konu senetler üzerinde "nakten" bedel kaydının bulunduğu, davacı tarafın senetlerin teminat senedi olduğunu ileri sürdüğü ancak yazılı belge ile ispatlayamadığı, mahkemece davalılara teklif edilen yeminin eda edildiği, davacı tarafça birleşen davada senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz kaldığı, birleşen davada ise senedi geçerli ciro ile teslim alarak hamil olan davalının, borçlunun bile bile zararına hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 200 üncü maddesi ve 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2.4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.