WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5867 E.  ,  2024/2507 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1385 Esas, 2022/844 Karar
DAVALILAR : 1.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili
Avukat ...
2. ...

HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/214 E., 2020/150 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2015/20806 sayılı "CEF Center of Excellence in Finance" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2017/112226 sayılı ve “COF CEF CFC” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili şirket adına tescilli “CEF” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan "COF CEF CFC" marka başvurusunun aynı ürünler ve ilişkili hizmetler için tescilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesine aykırı bulunduğunu, marka görsellerinden anlaşılacağı üzere, müvekkilinin markasının esas unsurunun “CEF” ibaresi iken, davalı markasının esas unsurunun da “CEF COF” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış “CEF” markalarını içermesi nedeni ile işletmesel köken açısından bu markanın da müvekkiline ait bir marka olduğu kanısını uyandırmasının kaçınılmaz bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markasının benzerlik yanında markaların aynı sınıfta yer alan hizmetleri de kapsadığı gerçeği, markaların orta seviyedeki tüketici tarafından karıştırılması, markalar arasında bağlantı olduğunun zannedilmesi ve iltibas tehlikesinin oluşması için yeterli bulunduğunu, müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer dava konusu markanın tesciline izin verilmesinin müvekkilinin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının sulandırılmasına neden olacağı gibi haksız rekabet de oluşturacağını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nun kararın iptali ile dava konusu 2017/112226 sayılı, “COF CEF CFC” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan “cef” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediğini, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar dava konusu markanın kapsamında yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” davacı markasının kapsamında yer alsa da, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile davacıya ait marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesinde yer alan koşulların da oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile müvekkilinin itirazına mesnet markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu markada, müvekkili markasının asli unsurunu oluşturan ve sektörde belli bir bilinirliği bulunan CEF ibaresinin aynen yer aldığını, dava konusu markada yer alan "COF" ibaresinin markayı farklılaştırmadığı gibi bu ibarenin de müvekkili markası ile benzer olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait seri marka olarak algılanacağını, diğer taraftan müvekkiline ait "CEF" ibareli markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında tanınmış marka olduğunu, anılan ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini ve ayırt edici hale geldiğini, farklı mal ve hizmetler yönünden dahi korunması gerektiğini, dava konusu markanın farklı mal ve hizmetlerde tescili halinde müvekkili markanın ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, markanın sulanmasına neden olacağını, dava konusu başvuru sahibinin başka bir ifade kullanma olanağı varken müvekkili markası ile ayırt edilmeyecek derece benzer bir ibareyi seçmesinin iltibas ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/112226 sayılı "COF CEF CFC" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2015/20806 sayılı "CEF" asıl unsurlu markası arasında, başvuru kapsamında 35 inci sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası iltibas koşullarının oluştuğu, sayılan hizmetler dışında başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden ise iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan “cef” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, itiraza mesnet markada "CEF" ibaresinin hemen altında bu ibarenin açılımı olan "Center of Excellence in Finance" ibaresine yer verilmiş olup, markanın bu haliyle tescil edilmiş olması nedeniyle "CEF" ibaresi hiçbir tereddüte mahal vermeksizin "Center of Excellence in Finance" ibaresinin kısaltması olduğunun anlaşıldığını, Türkçe karşılığı "Finansta Mükemmeliyet Merkezi" olan bu ibare "CEF" şeklinde kullanılmakta ve sektörde sıklıkla kullanılmakta olup İstinaf Mahkemesinin "hiçbir anlamı bulunmadığı" gerekçesi ile ayırt edici niteliğinin yüksek olduğu yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediğini, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.