11. Hukuk Dairesi 2022/5854 E. , 2024/2487 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1118 Esas, 2022/1061 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/8 E., 2021/629 K.
Taraflar arasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Avira Holding A.Ş. (eski unvan: Aby Yatırım İnş.Turizm Gıda Sağlık Hiz. San. ve Tic. A.Ş.) ünvanlı şirketin 07.01.2016 tarihinde tescil edilen 23.12.2015 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca 3 yıl süre ile dışarıdan imza yetkilisi olarak atandığını, müvekkilinin görev süresinin 23.12.2018 tarihinde dolmasına rağmen MERSİS kayıtlarında hala şirket yetkilisi olarak göründüğünü, bu durumun düzeltilmesi için davalı sicile başvuru yapıldığını, davalı sicilin, başvuru sonucunda 28.12.2020 tarihli kararı ile müvekkilinin atanmasına karar verildiği ancak, bundan sonra görevinin sona erdiğine veya istifa ettiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin istifasının şirket tarafından tescil ve ilan edilmesi ya da ilgili asliye ticaret mahkemesi tarafından istifanın tescil ve ilanına hükmedilen kararın davalı kuruma ibraz edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği yönünde talepte bulunulduğunu, müvekkilinin görev süresinin 23.12.2018 tarihinde son bulduğundan dolayı ayrıca bir istifa kararının tescil ve ilanına gerek olmaksızın müvekkilinin yetkililer kısmından çıkarılması gerekmesine rağmen bu talebin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34 üncü maddesi uyarınca davalı kararına itirazla müvekkilinin davalı Müdürlük ve MERSİS kayıtlarında dava dışı şirketin yetkilileri arasından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin ... (İTO) kayıtları alınıp incelendiği ve davacının görev süresinin bitiş tarihinin 23.12.2018 olarak kayıtlara işlendiği, davalı sicilin davacının görev süresinin 3 yıl olduğuna dair görev bitiş süresinin de 23.12.2018 olarak tescilinin gerekli olduğu, ancak dava sürecinde kayıtlarda düzeltmenin yapıldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edildiğini, Müdürlüğün 28.12.2020 tarihli yazısı cevabi ve bilgilendirici mahiyette olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca red kararı olmadığını, davacı tarafça tescil ve ilan talebinde bulunulmadığını, talebin MERSİS kayıtlarına ilişkin olduğunu; sicil kayıtlarına yönelik olmadığı için hukuki yararı da bulunmadığını, sicil kayıtlarında; davacının istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir kararın tescil ve ilan edilmediğini, Müdürlüğün kural olarak re'sen tescil yetkisi bulunmadığını, mevzuatta belirlenen şekilde ve belirtilen kişiler tarafından talep üzerine ve harç ödenerek yapılması mümkün olduğunu, görev süresi sona eren şirket temsilcisinin görev süresinin sona ermesi durumunda, bu sıfatın kendiliğinden sona ermediğinin de içtihat olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine, davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekâlet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava tarihi itibariyle davacının MERSİS kayıtlarında şirketin münferiden yetkilisi olarak göründüğü, oysa 13.01.2016 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı üzere; şirketin 23.12.2015 tarihinde şirkete dışarıdan imza yetkilisi olarak atanan ...'ın 3 yıllık süre ile yetkili kılındığının anlaşıldığı, MERSİS kayıtlarında ise sicilde tescil ve ilan edilen bu hususun belirtilmediği, davacının görev süresinin bittiği tarihin kayıtlara işlenmesini talep ettiği, talebinin reddi üzerine eldeki davayı açtığı, dava açıldıktan sonra düzeltme yapılmakla davanın konusuz kaldığı, düzeltmenin gerekli olmadığını ileri süren davalının diğer yandan davacının şirketten istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir karar getirilmesini talep etmesi nedeniyle davalının bu hususa yönelik istinaf nedeninin yerine olmadığı, elde ki davada davalı Müdürlüğün yasal hasım konumunda olmadığı, sicile tescilli bulunan bir hususun MERSİS kayıtlarına işlenmesi gerektiğinden davacının talebinin kabulü gerekirken yasal olmayan gerekçeyle reddi kararı üzerine elde ki davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusuz kaldığı tespitinin hatalı olduğunu, zira davacının 24.12.2020 tarihli talep dilekçesinde açıkça İTO, MERSİS ve Ticaret Sicili kayıtlarından şirketin yetkilileri arasından çıkarılmayı talep ettiği, davacının müvekkiline başvuru dilekçesindeki talebi, eldeki davadaki talebi ve davanın konusuz kaldığını belirttiği dilekçesindeki talebinin aynı olmadığını, davacının görev bitiş süresinin kayıtlara işlenmesinin davayı anılan talep karşısında konusuz bırakmayacağını, hakimin talep sonucuyla bağlı olduğunu, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin değerlendirilmediğini, Müdürlüğün 28.12.2020 tarihli yazısı cevabi ve bilgilendirici mahiyette olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca red kararı olmadığını, davacı tarafça tescil ve ilan talebinde bulunulmadığını, talebin, MERSİS kayıtlarına ilişkin olduğunu; sicil kayıtlarına yönelik olmadığı için hukuki yararı da bulunmadığını, sicil kayıtlarında; davacının istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir kararın tescil ve ilan edilmediğini, Müdürlüğün kural olarak re'sen tescil yetkisi bulunmadığını, mevzuatta belirlenen şekilde ve belirtilen kişiler tarafından talep üzerine ve harç ödenerek yapılması mümkün olduğunu, görev süresi sona eren şirket temsilcisinin görev süresinin sona ermesi durumunda, bu sıfatın kendiliğinden sona ermediğinin de içtihat olduğunu, tek başına MERSİS kayıtlarındaki değişikliğin davacının hukuki durumunda değişikliğe sebebiyet vermeyeceğinden davada hukuki yararın da olmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eldeki davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilesine yer olmadığına karar verilip verilemeyeceği ve bu doğrultuda yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 331 inci maddesi.
2. 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!