11. Hukuk Dairesi 2022/5841 E. , 2024/2285 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1137 Esas, 2022/524 Karar
Avukat ...
DAVALILAR : 1. ... (TÜRKPATENT) vekili
Avukat ...
2 .... vekili
Avukat ...
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/441 E., 2020/113 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 Ocak 1985 tarihinde İngiltere’nin ilk GSM operatörü olarak kurulduğunu, uzun yıllardır Türkiye dahil dünyanın 5 kıtasında 32 ülkede faaliyet gösterdiğini, davalı Şirketin 2016/23662 sayılı "Tek Bulut" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından adına tescilli "bulut" ibareli markalarla dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, başvurunun kötü niyetli yapıldığı, ayrıca 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının ( a,c,d) bendi maddeleri uyarınca da başvurunun tescil edilemeyeceği gerekçeleriyle başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca 556 sayılı KHK’nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 35 inci maddelerine dayalı itirazlarının reddine karar verildiğini, mutlak ret nedenlerine dayalı itirazları yönünden ise bir inceleme yapılmadığını, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuruyu oluşturan “tek bulut” ifadesinde yer alan “bulut bilişim”in Türkiye ve dünyada bilişim alanında ortak bilgi paylaşımını sağlayan hizmetin genel adı olduğunu ve “bulut” kelimesinin dosyaların saklandığı konumu işaret ettiğini, “tek bulut” ifadesinin ilgili alanda tanımlayıcı bir ifade olduğunu, bulut bilişime ait ürün ve hizmetlerin sanki sadece ilgili firma tekelinde bulunduğu izlenimi yaratacağını, davalı şirket lehine piyasada haksız avantaj yaratacağını belirterek YİDK’in 2017-M-7772 sayılı kararının iptalini, 2016/23662 sayılı “tek bulut” marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi olmadığı gibi dava konusu başvuru yönünden 556 sayılı KHK'nın 7'nci maddesinin birinci fıkrasının ( a,c,d) bendi maddeleri kapsamında bir tescil engelinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "tek bulut" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan, çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen bir işaret olduğunu, tescilini engelleyecek herhangi bir husus olmadığını, markalar değerlendirilirken işaretin bir bütün olarak verdiği anlamında tanımlayıcı olup olmadığına bakılması gerektiğini, "tek bulut" ifadesinin tescil edilmek istenen mal ve hizmetlerin hiçbiri bakımından doğrudan atıfta bulunmadığını ve vasıf bildirmediğini, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesi kapsamında da bir tescil engeli olmadığını, aynı 556 sayılı KHK'nın 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi maddesi koşullarının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "tek bulut" ibareli markanın sadece kelime unsurundan oluştuğu, çizimle görüntülenebilen, baskı yoluyla çoğaltılabilen bir işaret olarak tescilinin mümkün olduğu, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getireceği, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi maddesi anlamında tescil engelinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) maddesi anlamında tescil engelinden bahsedebilmek için ibarenin ilgili sınıfta hiçbir zihni çabaya gerek olmadan doğrudan doğruya malların/hizmetlerin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmesi ya da malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı göstermesi gerektiği, "tek bulut" ibaresinin bütün olarak okunup algılanacağı, marka bütünsel olarak incelendiğinde, ayırt ediciliğin sağlandığı, doğrudan doğruya herhangi bir mal ve/veya hizmetin nitelendirmediği, "tek bulut" markasının mutad kullanım dışında bir araya getirilmiş, özgün nitelikte ve ayırt edici bir ibare olduğu, bütün olarak ticaret alanında herkesin kullanımına açık olmadığı, markanın 556 sayılı KHK'nın 7'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında tesciline engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a,c,d) bendi maddeleri karşısında tescilinin mümkün olmadığını, davaya konu başvuru ile müvekkili markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı şirketin, usul ve yasaya aykırı olarak tescil başvurusunda bulunduğu "tek bulut" ibaresiyle, ilgili hizmetin sadece kendisi tarafından sunulduğu izlenimi yaratma çabasında olduğundan ilgili tescil talebinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça, "bulut" ibaresini taşıyan markalarıyla dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi bulunduğu ileri sürülmüş ise de taraf markalarında ortak olarak yer alan "bulut" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu gözetildiğinde, bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabul edildiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6878 E.,2021/6952 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gözetilerek davacının istinaf itirazları yerinde görülmediği, yine kötü niyet iddiası da ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 9. sınıftaki malları ile 38. sınıftaki "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil)." yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-c ve d maddesi anlamında tescil engelinin bulunduğu, diğer mal ve mallar yönünden ise herhangi bir tescil engelinin olmadığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesinin gerektiği dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 9 ve 35. Sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c ve d) bentlerinde yer alan tescil engellerinin oluşacağı sonucuna varılması hukuka aykırı olup kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini, bütünsel açıdan başvuru incelendiğinde, ayırt ediciliğin sağlandığı, doğrudan doğruya herhangi bir mal ve/veya hizmetin nitelendirilmediğini “tek bulut” ibaresinin orta düzeydeki tüketiciler üzerinde yaratacağı algı ve izlenim itibariyle hiçbir zihni çabaya gerek kalmaksızın doğrudan doğruya vasıf ya da kalite bildirme durumu söz konusu olmayacağını, kaldı ki ilgili sınıflarda herhangi bir ima da söz konusu olmayıp, tescil kapsamındaki sınıflardan bağımsız, özgün bir marka yaratıldığını, somut olayda herhangi bir sınıf yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin 1-c bendi kapsamında tescil engeli bulunmadığının görüleceğini, dava konusu marka mutad kullanım dışında bir araya getirilmiş, özgün nitelikte ve ayırt edici olduğunu, bütün olarak ele alındığında ibarenin, ticaret alanında herkesin kullanımına açık olmadığını, somut olayda herhangi bir sınıf yönünden 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin 1-d bendi kapsamında tescil engelinin bulunmadığını, YİDK kararının tüm yönleriyle hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; “tek bulut” ibaresinin tanımlayıcılık açısından 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin 1-(a, c ve d) bentlerince tescile uygun olduğunu, "tek bulut" ibaresi ortalama tüketici nezdinde bir bütün olarak ele alınacak olup "tek" ve "bulut" kelimeleri bir araya gelerek gerçek manalarını terk etmiş, yeni ve akılda kalıcı bir mana kazanmış olduğundan gerek tescil edilmek istendiği sınıflardaki mal ve hizmetler açısından gerekse ilgili tüketici kitlesi açısından bir bütün olarak ele alındığında ayırt edici özelliğe sahip olduğunu, "Bulut" ibaresi söz konusu sektörde birçok kişi tarafından kullanılmakta olup bu durum dikkate alındığında ilgili ibare üzerinde müvekkilinin tekel oluşturmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!