11. Hukuk Dairesi 2022/5826 E. , 2024/2308 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1459 Esas, 2022/969 Karar
DAVALILAR : 1.Pınar Süt Mamülleri San A.Ş. vekili Avukat ...
2. ... (TÜRKPATENT) vekili Avukat Gülay Aydın
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/445 E., 2019/416 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin, 2016/32041 sayılı “KaymaklıBeyaz+şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin bu marka başvurusunun, davalı şirketin "BEYAZ" ibareli markalarına dayalı itirazı doğrultusunda, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa “KAYMAK”, “KAYMAKLI” ve “BEYAZ” ibarelerinin müvekkilinin tescilli seri markaları bulunduğunu, dava konusu “KaymaklıBeyaz” ibaresinin de müvekkillerinin “KAYMAKLI” ve “BEYAZ” ibareli seri markalarının bir araya getirilmesi ile oluşturulan ve bu markaların devamı olan bir seri marka olduğunu, dava konusu YİDK kararında, "kaymaklıbeyaz" ibaresinin, "pınar beyaz" ibaresine iltibas ettiğine, fakat "beyaz" ibaresine ise etmediğine karar vermesinin birbiri ile çeliştiğini, “BEYAZ" kelimesinin, süt ve süt ürünleri bakımından tanımlayıcı bir kelime olduğundan tek başına iltibas incelemesine konu edilemeyeceğini, davalı kurumun, müvekkilleri markasının reddine gerekçe olarak gösterdiği diğer davalı markalarının ayırt edici unsurunun "PINAR" kelimesiyken, müvekkili başvurusunun asli unsurunun ise "KAYMAKLI" ibaresi olduğunu, bu yüzden de tüketicilerin, taraf markalarını karıştırmalarının mümkün olmadığını, müvekkili markasının görselinin, diğer davalı tarafın redde gerekçe olarak gösterilen markaları ile iltibası önleyecek oranda farklı olduğunu, “BEYAZ" kelimesinin özellikle gıda sektörü ile süt ve süt ürünleri bakımından kimsenin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığından başına veya sonuna ayırt edici ek getiren herkesçe tescili talep edilebilecek tanımlayıcı bir kelime bulunduğunu, davalı kurum nezdinde çok sayıda "BEYAZ" ibareli marka tescilinin bulunmasına karşın, müvekkili şirketin "KaymaklıBeyaz" marka başvurusunun reddi kararının eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-8594 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusu ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile redde mesnet davalı şirket markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacı başvurusunda farklı mal/hizmet bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının somut olaya uygulanamayacağı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin "kaymaklıbeyaz" marka başvurusunun, müvekkilin seri markalarının devamı niteliğinde bir başvuru olduğunu, müvekkil başvurusunda yer alan görselin ayırt edici niteliği de dikkate alındığında bu başvurunun, davalının seri markası olarak algılanması ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun müvekkilinin kaymaklım ve sütaş süzme beyaz peynir ibareli markalarının serisi niteliğinde olduğunu, müvekkil markasının görselinin, diğer davalı tarafın redde gerekçe olarak gösterilen markalarından iltibası önleyecek oranda farklı bulunduğunu, taraf markalarının birbirlerine karıştırılmayacaklarını, taraf markalarının bir bütün, yani global olarak karşılaştırılması gerekirken, müvekkili markasında yer alan ibarelerden birinin bütünden ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunduğu sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, "beyaz" ibaresinin tek başına tanınmış marka olmayıp, söz konusu ibarenin tescilli olmasına rağmen zayıf marka konumunda bulunduğu hususunun göz ardı edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "KaymaklıBeyaz+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "BEYAZ" asıl unsurlu markalar arasında, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04.06.2018 tarih, 2016/13363 Esas, 2018/4227 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan ve başvuru kapsamında yer alan ürünler yönünden ayırt edici nitelik taşıyan "BEYAZ" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı, bunun dışında başvuruda yer alan "Kaymaklı" ibaresinin de "Beyaz" ibaresini nitelediği, bu nedenle ayırt ediciliği sağlamadığı, yine başvuruda yer verilen şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağlamaya yeterli bulunmadığı, müktesep haktan bahsedilebilmesi için karşı taraf markasına yanaşılmamasının gerektiği, somut olayda ise "beyaz" ibaresinin asli unsur olarak kullanılarak redde mesnet markaya yanaşıldığı gibi davacının, önceki markalarında "beyaz" ibaresinin asli unsur olarak da yer almadığı, yalnızca "beyaz peynir" şeklinde marka kapsamındaki ürünü tanımlamak için kullanıldığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere iptali istenen dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!