WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5817 E.  ,  2024/2260 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2482 Esas, 2022/983 Karar
DAVALILAR : 1. ...
2. ... vekilleri Avukat ...

HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/938 E., 2019/415 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkoğlu Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi olduğunu, davalıların da bu sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, sözleşme kapsamında adı geçen şirkete ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredisi kullandırıldığını, sözleşme kapsamındaki kredi borçlarının ihtarnameye rağmen şirket tarafından ödenmediğini, alacağın teminatı olarak tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi için Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğünün 2014/2569 E. dosyasında takip başlatıldığını, borç toplamının ipotek limitini aştığını, borcun ödenmemesi nedeniyle kefalet sözleşmesine dayanarak davalılar aleyhine Van 1. İcra Müdürlüğünün 2014/7210 E. dosyasında başlatılan takibin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaliyle icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların 04.04.2013 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesiyle dava dışı şirketin kullandığı/kullanacağı kredilerden doğmuş ve/veya doğacak borçlarına 700.000,00 TL tutarla sınırlı olmak üzere müteselsil kefil oldukları, Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğünün 2014/2569 E. sayılı takip dosyasında davacının 12.03.2014 tarihinde davalı ... ile borçlu şirket aleyhine Şerefiye Mahallesi 1790 ada 113 parsel sayılı taşınmazdaki ipoteğe dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe giriştiği, takip sonunda taşınmazın 30.09.2015 tarihli açık artırmada 453.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben davacıya ihale edildiği, bu şeklide taşınmazın paraya çevrildiği, alınan 27.02.2019 tarihli bilirkişi raporundan davacının takip tarihi itibariyle söz konusu sözleşme nedeniyle 382.733,95 TL asıl alacak, 97.943,77 TL işlemiş faiz ve 4.897,19 TL BSMV alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 oranında faiz işletilmesi talep edilmiş ise de uygulanacak olan yıllık gecikme faizi oranının %26 olduğu, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Van 1. İcra Müdürlüğünün 2014/7210 E. sayılı dosyasında yapılan takipte, 382.733,95 TL asıl alacak, 46.544,34 TL işlemiş faiz, 2.327,84 TL BSMV alacağı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %26 oranında faiz işletilmesi yönünden davalının itirazının iptali ile takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin asıl alacak isteminin reddine, alacağın 453.000,00 TL'sinin, 30.09.2015 tarihinde Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğünün 2014/2569 E. sayılı takibinden tahsil edildiği anlaşıldığından bu tahsilatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100 üncü maddesi uyarınca infazda dikkate alınmasına, asıl alacağın %20 oranı olan 76.546,79 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında bilirkişinin faiz oranını belirlerken alacakların muaccel olduğu tarih itibariyle bankanın uyguladığı faiz oranını dikkate almadığını, bu hususta sunulan belge ve kayıtların dikkate alınmadığını, Mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren %26 oranında faiz işletilmesine karar verildiğini, oysa temerrüt faiz oranının %54 olarak uygulanması gerektiğini, şöyle ki tarafların sözleşmede faiz oranını serbestçe belirleyebileceğini, anapara, faiz ve diğer ferilerin eksik belirlenerek müvekkili aleyhine karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece ilk olarak verilen Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/800 E., 2017/425 K. sayılı kararda davanın reddine karar verildiğini bu kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırıldığını, söz konusu istinaf kararının açık bir şekilde hukuka aykırılık teşkil ettiğini, istinaf kararını müteakiben kurulan hükmün kabul edilebilir olmadığını, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin kanunla düzenlenmiş amir hükümler karşısında bir geçerliliği olmadığını, söz konusu mahiyetteki sözleşmelerin kanun maddelerine aykırılık teşkil etmeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, dosya kapsamında mevcut deliller değerlendirildiğinde şirkete yapılan kat ihtarının tebligatının usulsüz olduğunu, dolayısıyla tebligat yapılmamış sayılacağından 6098 sayılı Kanun'un 586 ncı maddesinde düzenlenen ihtarın sonuçsuz kalması şartının gerçekleşmediğini ve davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, hukuka aykırı bir işlemin taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ile hukuka uygun bir işlem haline getirilemeyeceğini, davacının borçlu şirket aleyhine takibe girişmediğini, asıl borçlu şirketin açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair bir iddianın olmadığını ve ayrıca ödeme güçsüzlüğünden bahsedilemeyeceğini, Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2569 E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle 30.09.2015 tarihinde 453.000,00 TL tahsilat yapıldığının açık olduğunu, itirazın iptali davasında söz konusu 453.000,00 TL'lik ödemenin dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ödemenin düşülmesi gerektiğini, asıl alacağın %20'si oranında fahiş oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hak ve nefasete açıkça aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, alacak miktarının likit olmadığını, inceleme ile tespit edilebilir mahiyette olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2569 E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte 30.09.2015 tarihindeki ihalede taşınmazın 453.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben davacı bankaya ihale edildiği, istinaf konusu itirazın iptali davasının ise ihaleden 2 gün önce 28.09.2015 tarihinde açıldığı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2015 tarih 2014/14648 E., 2015/137 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, davacının fiilen uyguladığı faiz oranının %26 olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 705 ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 134 üncü maddesine göre cebri ihale ile mülkiyetin alıcıya geçeceği, Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/2569 E. sayılı dosyasında 30.09.2015 tarihinde yapılan ihalede taşınmazın alacağa mahsuben davacıya ihale edildiği ve bu tarih itibariyle davacı bankanın taşınmazın mülkiyetini iktisap ettiği anlaşıldığından Mahkemece bu tarih itibariyle mahsuba karar vermesinin yerinde olduğu, davalılar tarafından davalı şirkete yapılan ihtar tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle takip başlatılamayacağı ileri sürülmüş ise de bu hususun daha önce istinaf incelemesine konu edildiği ve asıl kredi borçlusu şirkete yapılan ihtar tebliğinin usulüne uygun yapıldığına karar verildiği, bu husus tekrar istinaf nedeni olarak ileri sürülemeyeceğinden davalının bu yöndeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı, dava konusu alacak likit olup borcun miktarı davalı tarafça belirlenebilecek nitelikte bulunması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya uymayan yön olmadığı gerekçesiyle tarafların başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların müteselsil kefili oldukları ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 100 ve 586 ncı maddeleri.

3. 4721 sayılı Kanun'un 705 inci maddesi.

4. 2004 sayılı Kanunu'nun 134 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.