WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5816 E.  ,  2024/2309 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/83 Esas, 2022/1137 Karar

HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/2 E., 2019/325 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı banka ile dava dışı Ümit Madencilik İnş. Pet. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden söz konusu firmaya kredi kullandırıldığını, müvekkili ... ise bu kredilerin teminatı olarak kendi adına kayıtlı taşınmazlarını davalı bankaya ipotek verdiğini, kredi bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkili hakkında mezkur kredi sözleşmesine kefil olduğu gerekçesiyle icra takipleri başlatıldığını, müvekkili hakkında başlatılan icra takiplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesindeki kefaletinin hukuken geçerli olmadığını, davalı bankanın hesap kat ihtarnamesinde müvekkilini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak göstermediğini, sadece rehin veren 3 üncü kişi olarak gösterdiğini, takibe dayanak olarak gösterilen 30.05.2011 tarihli müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet şerhinde kefalet limiti bulunmamakta olup sözleşmede müvekkilinin Ümit Madencilik İnş. Pet. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne hukuken geçerli kefaletin bulunmaması sebebi ile davanın kabulünü, müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitini, müvekkil hakkında haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatan davalı bankanın dava değerinin % 20'si tutarında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, aynı konuya ilişkin icra hukuk mahkemesinde yargılama yapıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili banka tarafından Ümit Madencilik İnş. Pet. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti, ..., ..., ... arasında 30.05.2011 tarih 150.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, borçlu ...'in genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, aynı zamanda borçlu kullanılan kredinin teminatı olarak ipotek verdiğini, kredi şartlarına uyulmaması sebebi ile borçlular Ümit Madencilik İnş. Pet. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti, ..., ..., ...'e 09.04.2012 tarihli itibari ile ve toplam 94.851,81 TL nakit ve 50.000,00 TL gayrinakit banka alacağının tahsili için ihtarname keşide edildiğini, borçlu ... genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bu nedenle hakkında ilamsız icra takibi yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının süresinde yaptığı bir itirazın olmadığını, asıl borçlu hakkında ipotekli takip açılması, kefiller hakkında ilamsız takip açılmasına engel olmadığını, amir hükmü uyarınca alacağın rehinle temin edilmesi ve alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması müteselsil kefiller hakkında alacağın tamamı üzerinden haciz yolu ile takip yapılmasına engel olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına vekaleten Halkbank Iğdır şubesi tarafından düzenlenen 30.05.2011 tarihli kefalet sözleşmesinde davacının kefalet limitinin belirlenmediği, ayrıca sözleşme tarihi itibariyle geçerli olan vekaletnamede davacının adına kefil olma yetkisinin bulunmadığı, bu haliyle Iğdır İcra Müdürlüğünün 2012/966 takip sayılı icra takibine dayanak kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle davacının anılan icra takibine ilişkin borcunun bulunmadığı, Iğdır İcra Müdürlüğünün 2015/580 E. sayılı takip dosyası yönünden ise davacı adına yürütülen bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Iğdır İcra Müdürlüğünün 2012/966 takip sayılı dosyalarında borçlu olmadığının tespitine, Iğdır İcra Müdürlüğünün 2015/580 E. sayılı takip dosyası yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, davacının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı konuda daha önce dava açılmış olduğunu, davacı borçlu ...'in 30.05.2011 tarih 150.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, bu nedenle Iğdır İcra Müdürlüğünün 2012/966 E. sayılı dosyasıyla hakkında ilamsız icra takibi yapılmış ve takibin kesinleşmiş olduğunu, davacı borçlu ...’in süresinde yaptığı bir itiraz olmadığını, asıl borçlu hakkında ipotekli takip açılması, kefiller hakkında ilamsız takip açılmasına engel olmadığını, alacağın rehinle temin edilmesi ve alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması, müteselsil kefiller hakkında, alacağın tamamı üzerinden haciz yolu ile takip yapılmasına engel olmadığını, kefalet ve ipotek sözleşmeleri birbirinden tamamen bağımsız olup, borç tamamen ödeninceye kadar kefilin sorumluluğu devam edeceğini, kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğunu, alacağın rehinle temin edilmiş olması, kefiller aleyhine haciz yoluyla takip yapılmasına engel teşkil etmediğinden davacının haksız olarak açmış olduğu davasının reddinin gerektiğini, mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, Mahkemece davalı bankanın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, davalı banka harçtan muaf olmadığından dolayı davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle davaya konu takip dosyasındaki talep edilen alacak miktarına göre nispi harca hükmedilmesi gerektiği, harç kamu düzeninden olup, resen gözetilmesi gerektiğinden ve aleyhe bozma yasağının istisnalarından olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının resen kaldırılarak davalı bankadan nispi harç alınmasına yönelik yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kefil sıfatıyla yapılan takipte borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 388 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.