WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5809 E.  ,  2024/2307 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/610 Esas, 2022/912 Karar
DAHİLİ DAVALI :Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık A.Ş vekili Avukat ...
İHBAR OLUNANLAR :1.Akyapı Lojistik Ltd. Şti. vekili Avukat ...
2.Ar-Gü Demiryolu Taşımacılık ve Depoculuk A.Ş.
3.Gulf Sigorta A.Ş.
4.Turkon Demiryolu Taşımacılık Ltd. Şti. vekili Avukat ...

HÜKÜM :Dava Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/131 E. - 2019/892 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TCDD A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Boydak Dış Tic. A.Ş. arasında 15678746 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi, yine müvekkili ile Boyçelik Metal Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında 15684031 nolu ve 15611829 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi akdedildiğini, her üç poliçe gereğince Kayseri’den Mersin’e Türkiye içi nakliyenin davalı TCDD tarafından üstlenildiğini, emtianın nakliyesi sırasında 18.04.2012 tarihinde 24072 nolu trenin Ulukışla Gar Başkamasta duruş olmasına rağmen durmaması ve kendisine tanzimli olmayan 3 nolu makastan tersten gitmesi sonucu henüz durmamış olan öndeki trene çarpması ile meydana gelen kazada sigortalı emtianın hasarlandığını, müvekkili tarafından 3 adet hasar dosyası açılarak yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda, her bir poliçe teminatında bulunan emtiadaki hasar miktarının tespit edildiğini, buna göre 12039204 nolu hasar dosyasında, 15678746 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınan muhtelif mobilya emtiasında tespit edilen 363.963,00 TL hasar bedelinin 03.08.2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, 12039211 nolu hasar dosyasında; 15684031 nolu nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınan çelik tel emtiasında tespit edilen 19.753,00 TL hasar bedelinin 03.08.2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, 12039200 nolu hasar dosyasında; 15611829 nolu emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınan bonel yay karkası emtiasında tespit edilen 52.444,00 TL hasar bedelinin 03.08.2012 tarihide sigortalıya ödendiğini, dava konusu kazanın meydana geldiği tarih itibari ile eski 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, buna göre 6762 sayılı Kanun'un 781 ve 782 nci maddelerine göre davalının sorumluluğunun söz konusu olduğunu, aynı yasanın 1301 inci maddesi gereğince sigortalıların haklarına halef olan müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış ise de, ödemenin yapılmadığını ileri sürerek 436.160,00 TL sigorta tazminatının 03.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın rücu talebini asıl taşıyıcıya yöneltilmesi kanun gereği olduğundan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafından sigortalanan eşyaların hangi vagonlara yüklendiğinin belli olmadığını, hasarlı olduğu iddia edilen malzemelerin miktar ve bedellerine itiraz ettiklerini, eşyanın göndericisi olan Ak Yapı İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin TCDD kayıtlarında iki adet ticari taşıma belgesinin mevcut olduğunu, bu belgelerde bulunan gönderici beyanına göre konteyner içindeki eşyaların değerinin toplam 40.000,00 TL olduğunu, eşyanın tamamı hasara uğrasa dahi en fazla 40.000,00 TL hasar oluşacağını, eşyaların göndericisi olan Ak Yapı Şirketinin 03.05.2012 tarihinde hasarlı eşyaları teslim aldığını ve TCDD yetkilileri ile şirket arasında tutanak tutulduğunu, bu tutanakta TCDD aleyhine tazminat talebinde bulunulumayacağı ve hukuki yollara başvurulamayacağı hususunun taahhüt edildiğini, ayrıca bu konuda olucak ödemelerin de şirket tarafından yerine getirileceğinin tutanakta belirtildiğini, Ak Yapı Şirketinin eşya sahibi şirketlerin asıl taşıyıcısı olduğunu, bu nedenle talebin asıl taşıyıcı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, sovtaj bedelinin düşünmesi gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, davanın temerrütü bulunmadığından dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kaza 18.04.2012 tarihinde meydana geldiği, davanın açılış tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zamanaşımı itirazının reddine, 6762 sayılı Kanun’un 787 nci maddesine göre taşıyıcı aleyhine açılacak tazminat davaları birinci veya sonunda taşıyıcı aleyhine ikame edilmesi gerektiği, somut olayda, davalının sonuncu ve fiili taşıyıcı olduğundan davalının husumet itirazının reddine, TCDD Taşımacılık A.Ş. 17.06.2016 tarihinde ticaret siciline kaydedilerek tüzel kişilik kazandığı ve 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun'un (6461 sayılı Kanun) Beşinci Bölüm geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b/a) fıkrası uyarınca, TCDD Taşımacılık A.Ş. tüzel kişilik kazandıktan bir yıl sonra 17.06.2017 tarihinde TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü aleyhine açılmış davalarda taraf sıfatını kazanacağından TCDD Taşımacılık A.Ş.'nin husumet itirazının yerinde olmadığı, ihracatı yapılacak emtiaların Kayseri Boğazköprü-Mersin Gümrük Müdürlüğü Liman sahasından yurtdışı alıcının bulunduğu ülkeye kadar taşınması için Akyapı Lojistik Firması ile anlaştığı, gemi acenta firmaları olan MSC ile BOTRO SLEVANTE firmalarının asıl taşıyan oldukları, ikinci taşımacının Akyapı Lojistik firması olduğu, üçüncü taşımacının ise ARGÜ ve TURKON firmaları olduğu, TCDD'den temin edilen lokomotifle Boğazköy- Mersin arasında sefer yapacak katara dahil edildikten sonra ARGÜ ve TURKON firmalarının işinin bittiği, Boydak Dış Tic. A.Ş ile Boyçelik Metal San. ve Tic. A.Ş. tarafından ihracatı yapılacak emtiaların Kayseri Boğazköprü-Mersin Gümrük Müdürlüğü Liman sahasına kadar demiryolu taşımacılığında; 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre Transit Refakat Belgelerindeki asıl sorumlu ve teminatçı nakliyeci olan TCDD'nin son taşıyan olduğu, TCDD’nin asıl sorumlu olarak, TTK’nın 781-784 maddelerine göre ziya ve hasarlardan dolayı sorumlu olduğu; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 86/1-2 nci maddesi gereğince Transit Refakat Belgelerinde varış gümrük idaresi olan Mersin Gümrük Müdürlüğüne sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olan davalı TCDD'nin oluşan ayıp veya hasarlardan sorumlu olduğu, Kazanın meydana gelmesinde makinistlerin alkollü olması nedeniyle fiili ve son taşıyıcı olan davalı TCDD İşletmesinin ağır kusuru söz konusu olduğu,Taşıma ücretinin zarar içerisinde yer almadığı, ancak hasar gören eşyaların kaza mahallinden taşıma ücretlerinin zarar miktarına ilave edilmesinin gerektiği, taşıma senedindeki değerin TCDD'nin teminatına esas olduğu, zararın hesaplanmasında ihracat faturalarında belirtilen KDV'siz tutarların esas alınması gerektiği, sigorta poliçeleri değeri ile taşıma değeri arasında meydana gelen farkın TCDD'ye sigorta firması tarafından rücu edilen tutara etkili olmayacağı anlaşılmış, buna göre hesaplama yapan üçüncü bilirkişi rapor-ek raporuna göre; 15678746 no'lu poliçe kapsamında oluşan KDV'siz hasar tutarının 520.401,07 TL, hasara konu eşyaların KDV'li sovtaj değerinin 182.920 TL, hasara konu eşyaların KDV'siz sovtaj değerinin 155.000,00 TL, sovtaj değeri tenzilli zarar ziyan tutarının 365.401,07 TL olduğu; 15611829 no'lu poliçe kapsamında oluşan KDV'siz hasar tutarının 27.442,00 EURO, hasara konu eşyaların KDV'siz sovtaj değerinin 22.316,96 EURO, (18.04.2012 TCMB USD döviz satış kuru olan 2.3448 TL’den çevrildiğinde) sovtaj değeri tenzilli zarar ziyan tutarının 52.328,80 TL olduğu; 15684031 no'lu poliçe kapsamında oluşan KDV'siz hasar tutarının 23.297,23 USD, hasara konu eşyaların KDV'siz sovtaj değerinin 12.261,70 USD, (8.04.2012 TCMB USD döviz satış kuru olan 1.7913 TL’den çevrildiğinde) sovtaj değeri tenzilli zarar ziyan tutarının 19.767,95 TL olduğu (toplam 436.160,00 TL) gerekçesiyle davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2 nci maddeleri gereğince pasif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, davalı TCDD Taşımacılık A.Ş.'ye yönelik davanın kabulü ile, 436.160,00 TL'nin 03.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TCDD A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın müvekkili açısından husumet nedeniyle reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, müvekkili Şirketin bu sözleşme dolayısıyla açılan davada taraf sıfatı kazanabilmesi için sözleşmenin tüm hak ve borçlarıyla 1 yıllık süre içinde müvekkil Şirkete devredilmesi gerektiğini, bu devrin gerçekleşmediğini, düzenlemenin gereği olarak taşıma sözleşmesinin tüm hak ve borçlarıyla müvekkili Şirkete devredilmediğini, bu nedenle sözleşmeye ilişkin açılacak davalarda müvekkili Şirketin taraf sıfatı kazanmasının kanuna aykırı bulunduğunu, diğer bir hususun, devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili olması sebebiyle müvekkili Şirketin davanın tarafı olması gerektiği düşünülse de, dava konusu sözleşmenin doğuracağı sonuçların artık devredilen personel, araç ve gereci ilgilendirmediğini, kazanın olduğu tarihte söz konusu personel, araç ve gereç TCDD İşletmesi bünyesinde olduğunu, dolayısıyla kazanın sonuçları bir tüzel kişilik olarak TCDD işletmesine yükletildiğini, personel, araç ve gereçten kaynaklı kusurun da tüzel kişilik olarak TCDD İşletmesine karşı ileri sürüldüğünü, personel, araç ve gereçlerin müvekkili Şirkete devredilirken kaza nedeniyle sorumlu tutuldukları kusurların devredilmediğini, bu kusurun zaten bir tüzel kişilik olan TCDD İşletmesine yükletildiğini, dava konusu kazanın 18.04.2012 tarihinde meydana geldiğini, müvekkilinin bu tarihte henüz kurulmadığını, bu nedenle müvekkili Şirket kurulmadan yaklaşık 5 yıl önce meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili Şirkete sorumluluk yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında bir taşıma sözleşmesi olmadığını, ayrıca firmanın sigorta şirketi ile yaptığı sözleşmeden dolayı rücu nedeniyle dava açılmayacağını, bu konuda doğacak tüm ödemelerin Akyapı İnşaat tarafından yerine getirileceğinin taahhüt edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TCDD A.Ş.'nin tüzel kişilik kazandığı 17.06.2016 tarihinden önce açılmış davalarda, TCDD A.Ş.'nin kendiliğinden davada taraf sıfatı kazanacağı ve TCDD Genel Müdürlüğü ile müteselsil sorumluluğuna gidileceği, (D.Deniz Bilir, Demiryolu ile Yolcu Taşımacılığı, Lojistik ve Taşıma Hukuku Günleri Konferans ve Seminerlerinde Sunulan Tebliğler Kitabı, 2021, S.93), (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/2956 E- 2019/6979 K) müteselsil sorumlu bulunan davalılar, aralarındaki rücu ilişkisinde sonuç doğuracak nitelikte olan hükmü istinaf etmekte hukuki yararı mevcut olan müteselsil sorumlu bulunan davalılardan birinin, icrai nitelikte olmayacak şekilde, iç ilişkide gözetilecek, tespit mahiyetinde olmak üzere, davacının hükmü istinaf etmemiş olduğu da gözetilerek ve usuli kazanılmış haklar da göz önüne alınmak suretiyle, tespit mahiyetinde olmak üzere diğer davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu şeklinde karar verilmesi gerektiğinin Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin birçok kararında vurgulandığı, (Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi; 2020/1280 E., 2021/2056 K. ve 01.03.2021 Tarih; 2019/4444 E., 2020/9018 K. ve 24.12.2020 Tarih; 2019/2095 E., 2020/4013 K. ve 25.06.2020 Tarih; 2014/13383 E., 2016/11069 K. ve 01.12.2016 Tarih). Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bunlar gibi birçok emsal kararı dikkate alındığında, davalı TCDD A.Ş. vekilinin davalı TCDD Genel Müdürlüğü ile arasındaki rücu ilişkisinde sonuç doğuracak nitelikte olan bu hükmü istinaf etmekte hukuki yararının mevcut olduğu, iş bu dava yönünden icrai nitelikte olmayacak şekilde, iç ilişkide gözetilecek tespit mahiyetinde olmak üzere, davacının hükmü istinaf etmemiş olduğu da gözetilerek ve usuli kazanılmış haklar da göz önüne alınmak suretiyle, davalı TCDD Genel Müdürlüğünün de iş bu davada davalı TCDD A.Ş. ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ... şirketine sigortalı emtianın davalı TCDD tarafından taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle, sigortalıya yapılan ödeme dolayısıyla, taşıyana yönelik açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6461 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.