WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5760 E.  ,  2024/2220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1605 E., 2022/1027 K.

HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2015/700 E., 2019/198 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin demir ve demir ürünleri ticareti ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davalıların hissedarı oldukları Sabancı Metal Nak.San ve Tic.Ltd Şti.'ye bir kısım emtia sattığını ve karşılığında toplam 163.222,00 TL olan çekleri aldığını, ancak davalıların hissedarı olduğu şirketin tamamen kötü niyetli olarak çeklerin rızası hilafında elinden çıktığı gerekçesiyle ödeme yasağı konulmasını sağladığını, bu nedenle banka nezdinde bir işlem yapılamadığını, bunun üzerine müvekkilinin Adıyaman 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/67 D.İş sayılı dosyası ile söz konusu çekler nedeniyle ihtiyati haciz kararı aldığını, ancak haciz işlemlerinden sonuç alınamadığını, Adıyaman 2.İcra Müdürlüğünün 13.09.2010 tarihininde dava dışı şirket adına borç ödemeden aciz vesikası düzenlediğini, akabinde şirketin yetkilisi ... hakkında Adıyaman İcra Ceza Mahkemesine başvurulduğunu ve alacaklılarını bilerek ve isteyerek zarara uğratmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, aynı şekilde Kahramanmaraş İcra Ceza Mahkemesinin 2010/3320 E, 2013/1219 K. sayılı dosyası ile de Sabancı Metal Nak. San ve Tic. Ltd Şti'nin aczine bilerek ve isteyerek sebebiyet vermek ve alacaklılarını bilerek ve isteyerek zarara uğratmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, şirketin öz sermayesinin dahi ödenmediğini, anlatılan hususlar nedeniyle müvekkilinin alacağını alamaması sebebiyle mağdur olduğunu, davalıların tüzel kişilere tanınan sınırlı sorumluluk ilkesini kötüye kullandıklarını ve alacaklılarını zarara uğrattıklarını, bu durumda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanması gerektiğini, Sabancı Metal Ltd. Şti'nin borçlarından sorumlu olduklarını ileri sürerek 163.222,00 TL'nin takip tarihi olan 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin demir ve demir ürünleri ticareti ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davalıların hissedarı oldukları Sabancı Metal Nak.San ve Tic. Ltd. Şti.'ye bir kısım emtiaları sattığını ve karşılığında toplam 29.875,00 TL bedelli çekleri aldığını, ancak davalıların hissedarı olduğu şirketin tamamen kötü niyetli olarak çeklerin rızası hilafında elinden çıktığı gerekçesiyle ödeme yasağı konulmasını sağladığını, bu nedenle banka nezdinde bir işlem yapılamadığını belirterek asıl davada ileri sürülen nedenlerle tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek 29.875,00 TL'nin 20.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin hissedarları arasında olduğu şirketin paravan bir şirket olmadığını, önemli sayılabilecek miktarda ve tutarda faaliyette bulunduğunu, ticari belgeleri dosyaya sunduklarını, müvekkillerinin borçtan sorumlu tutulmalarının yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca zamanaşımı süresi dolduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

3. Asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... birleşen davaya ilişkin olarak cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... hakkında ana dosya ve birleşen dava dosyası ile dava ikame edilmiş ise de bu davalıların dava dışı borçlu Sabancı Metal Ltd. Şti. ortağı oldukları, Sabancı Metal Nakliyat İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin borcundan dolayı ortakların sorumluluğu düzenleyen bir madde olmadığı, bu davalılar yönünden açılan davanın husumetten reddine karar vermek gerektiği, taraflar arasında gerçekleşen hukuki işlemin işlem tarihi gözetildiğinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 25 inci maddesi çerçevesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlerin yöneticilerinin sorumluğunu düzenleyen hükümlerin limited şirket temsilcileri yönünden de uygulanacağı, borçlu Sabancı Metal Ltd. Şti. aleyhine yapılan takibin kesinleştiği ve haciz işlemlerinin sonuçsuz kaldığı 8.10.2010 tarihi itibariyle aciz vesikasının düzenlendiği, davalı ...'nın borçlu şirketin temsilcisi sıfatıyla sanık olarak Adıyaman İcra Ceza Mahkemesinin 2010/186 E., 2012/9 K. sayılı ilamıyla gerçek olmayan borçlar ihdas etmesi sebebiyle mahkumiyetine karar verildiği, bu karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda şirketin 2008 yılından itibaren faaliyetlerini devam ettirmediği, şirket kasasında olması gereken öz varlık olan 80.553,30 TL mal varlığının bulunmadığı, bu haliyle şirket yöneticisinin şirket mevcutlarını ve borçlarını kayıtlarında net bir şekilde göstermediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı tespitlerinin yapıldığı ve bu kararın da kesinleştiği, Kahramanmaraş 1.İcra Ceza Mahkemesinin 2010/3320 E., 2013/1219 K. sayılı ceza dosyasının incelenmesinde sanık ... hakkında aczine kendi fiili ile sebep olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, bu karara esas alınan raporda davalı şirket yöneticisi olan ...'nın şirket yöneticisinin şirket mevcutlarını ve borçlarını kayıtlarında net bir şekilde göstermediği ve basiretli tacir gibi davranmadığı sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar davalı ... vekili zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de davalı ...'nın sorumluluğunun şirketin aciz tarihi olan 8.10.2010 tarihi itibariyle başladığı, kaldı ki davalı ...'nın eyleminin aynı ceza hukuku anlamında bağımsız suç teşkil ettiği ceza zaman aşımının uygulanmasının gerektiği, verilen mahkumiyet kararları gözetildiğinde zaman aşımı süresinin dolmadığı, ana dosya ve birleşen dosyanın davacılar vekili her ne kadar alacaklara 20.8.2007 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş ise de davalı ...'nın sorumluluğunun şirketin aciz tarihinden itibaren doğacağı, faiz başlangıç tarihinin 8.10.2010 olarak belirlenmesi gerektiği, davalı ...'nın şirket yöneticisi sıfatıyla alacaklılara karşı sorumluğu olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden asıl davanın davalı ... yönünden kabulü ile, 163.222,00 TL'nin borç aciz vesikasının alındığı tarih olan 8.10.2010 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı tarafa ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın davalı ... yönünden kabulü ile 29.875,00 TL'nin borç aciz vesikasının alındığı tarih olan 8.10.2010 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ... yönünden verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri tarafından davalı şirkete satılan tüm ürünlerin davalılar ... ve ...'ın şirkete ortak oldukları dönemde satıldığını, ortakların sorumlulukları belirlenirken bu hususun dikkate alınması gerektiğini, hissesini devredenin sorumluluğunun sona erdiği düşünülecek olursa bu tür kötü niyetli davranışların teşvik edilmiş olacağını, davalı ...'nın haksız fiil teşkil eden eylemin odağında olan şahıs olduğunu, davalı ...'ın ise paravan olarak kurulan ve hiçbir faaliyeti olmayan şirketin hukuki varlığını devam ettirebilmesi amacıyla kötüniyetli olarak ortak olduğunu, şirket adresinde yapılan haciz sırasında işyerinin ...'ya ait olduğunun beyan edildiğini, bu hususun şirketin paravan şirket olduğunu ortaya koyduğunu, şirketin Kahramanmaraş İcra Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında şirketin 2007 yılı sonlarına doğru kapatıldığının beyan edildiğini, şirketin malvarlığı ile davalıların malvarlıklarının birbirine karıştığını, davanın davalılar ... ve ... yönünden de kabulü gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin icra takip tarihi olması gerekirken aciz vesikasının düzenlendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarları arasında olduğu şirketin paravan bir şirket olmadığını, önemli sayılabilecek miktarda ve tutarda faaliyette bulunduğunu, ticari belgeleri dosyaya sunduklarını, yerel mahkemenin dosyaya sunmuş oldukları belgeleri dikkate almadığını, sadece müvekkiline karşı yapılan icra takipleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, ayrıca zamanaşımı süresi dolmasına rağmen müvekkilinin sorumluluğunun 08.10.2010 tarihi itibariyle başladığı gerekçesiyle zamanaşımı süresinin dolmadığı şeklinde karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu şirket olan Sabancı Metal Ltd. Şti.'nin hakim ortağı ve müdürü olan ...'nın şirketin faaliyetlerine son vermesine rağmen aynı faaliyetleri gerçek kişi olarak devam ettirdiği, daha sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduğu, kendi adına aldığı malları şirket adına fatura ettirdiği, faturalara karşılık şirkete ait çekleri verdiği, bu nedenle ...'nın davacı alacaklılara karşı sorumlu olduğu, ancak diğer davalıların şirketle ilgili herhangi bir faaliyette bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, davalı ...'nın dava dışı şirket borçlarından aynen sorumlu olduğu kabul edildiğine göre davalı ...'nın dava konusu çeklerin icraya konulduğu tarihten itibaren işleyecek faiz borcundan da sorumlu tutulması gerektiği, mahkemece icra takip tarihi olan 20.08.2007 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile aciz vesikasının düzenlendiği tarihten itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davada davanın davalılar ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile, 163.222,00 TL nin borç aciz vesikasının alındığı tarih olan 20.08.2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı tarafa ödenmesine, birleşen davada davanın davalılar ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile, 29.875,00 TL'nin borç aciz vesikasının alındığı tarih olan 20.08.2007 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm davalıları sorumlu olması bakımından istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamış, ayrıca icra tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, şirket tarafından ödenmeyen alacağın tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle şirketin ortaklarından tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davacı vekili, birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.