11. Hukuk Dairesi 2022/5758 E. , 2024/2268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1465 Esas, 2022/985 Karar
DAVALILAR : 1- EDK Yatırım A.Ş. vekili Avukat ...
2-Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/57 E., 2019/541 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "ANADOLU SEPETİ" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin "ANADOLU", "ANADOLU KANGAL"," ANADOLU ÇİFTLİĞİ", "ANADOLU SOFRASI", "ANADOLU+şekil" ibareli markalarına dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun iltibasa neden olacağını, dava konusu markayı gören ortalama tüketicinin müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu marka başvurusunun 29, 30 ve 32 inci sınıf mallar ile ile bu sınıflara özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden reddine, dava konusu başvurunun tescili halinde anılan ve mal hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; “Anadolu” ibaresinin ülkemizde coğrafi bir bölgeyi tanımladığı için tek bir sözcük şeklinde bir kişinin kullanımına bırakılamayacağını, Anadolu ibaresinin davacı ile özdeşleştiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, taraf markaları arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığını ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup ayırt edici gücü zayıf, sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, dava konusu markanın genel izlenimi itibariyle davacının itirazına mesnet markalarından farklılaştığını, müvekkili Kurum kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığı, zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu ayırt edicilik kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anadolu ibaresinin coğrafi kaynak belirttiği yönündeki mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, zira müvekkilinin itirazına mesnet markalarının ağırlıklı olarak 29. sınıf et ürünlerinde tescilli olup, Anadolu olarak bilinen coğrafyanın et ürünleri ile maruf olduğunu söylemenin mümkün bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarıyla benzer olduğunu ve müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, "Anadolu Efsaneleri", "Anadolu Yayla Döner", "Anadolu'nun Gerçek Hazinsei" ibareli başvuruların müvekkili markaları ile benzer gören mahkeme kararlarının da aynı yönde olduğunu, müvekkilinin Anadolu ibareli markalarının çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, tanınır hale geldiğini, bu kullanım sonucu Anadolu ibaresinin coğrafi anlamından sıyrılarak müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu marka kapsamında bulunan 29. sınıf malların fazla zaman ayrılmadan alalade inceleme ile satın alındığını, diğer taraftan mahkemece diğer mirasçıların davaya muvafakatının sağlanması yönündeki ara kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tek başına işbu davayı açabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu " Anadolu Sepeti" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresi bir coğrafi yer adı olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790 E., 1999/9590 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle iltibasa neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer mirasçıların muvafakati olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!