WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5749 E.  ,  2024/2338 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1290 Esas, 2022/871 Karar

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/204 E., 2020/3 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin 2003/38044 ve 2016/87123 sayılı "seç" ve "SEÇ MARKET" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "SEÇ-TART RESTAURANT" ibaresini marka olarak tescil ettirmek için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/57374 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili Şirkete ait itiraza mesnet markalarla dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturan "seç" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığını, marka kapsamları arasında da benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-1080 sayılı kararın iptalini, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının, dava konusu başvuru kapsamındaki 35 inci sınıf hizmetler yönünden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olduklarının ispat edilemediği, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 5 nci maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2019-M-1080 sayılı kararının 35 inci sınıf yönünden iptaline, 2017/57374 sayılı markanın 35 inci sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun kapsamında kalan 43 üncü sınıf hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olduklarını, müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun tümden reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, markaların belirtilen yönlerden farklı olduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde açılması gerektiğini, yine davalı müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yetkili Mahkemede görüldüğü, davalı ...'e dava dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olduğu, "Seç-Tart Restaurant" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "Seç" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 35 nci sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "Seç" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, bunun dışında başvuruda yer alan ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuru kapsamında yer alan 43 üncü sınıf hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer olmadıkları, davacı markalarının tanınmış olduğunun da dosya kapsamı ile ispat edilemediği, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

2.Davalı ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

3.Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.