11. Hukuk Dairesi 2022/5700 E. , 2024/2164 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1133 Esas, 2022/1126 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI : Özgünsan Elektrik Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
DAVALI-KARŞI DAVACI : ... vekili Avukat ...
FER'Î MÜDAHİL : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 18.03.2015 (Asıl dava), 18.05.2015 (karşı dava)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/62 E., 2018/124 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü asıl davası ile marka hükümsüzlüğü ve tazminat istemli karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1982 yılından itibaren elektrik malzemeleri üretimi ile uğraşan müvekkilinin Günsan şirketi ile 04.10.2001 tarihli lisans sözleşmesinin imzalandığını, davalının Günsan markasını kendi adına tescil ettirmeye yönelik başvurularda bulunduğunu, müvekkili tarafından buna itiraz edildiğini, sonrasında davalının müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimali olan ... Günsan ibareli başvurularda bulunduğunu, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğinden bahisle haklı nedenle Üsküdar 14. Noterliğinin 08.01.2015 tarihli fesih bildirimi ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin 102497 numaralı Özgünsan ve 181105 numaralı Günsan ve diğer tescilli markalarının bulunduğunu, davalı marka tescillerinin iltibasa yol açtığını, tarafların hizmet alanlarının aynı olduğunu, müvekkili şirketin markayı ilk defa kullanan ve ayırt edicilik kazandıran markanın hak sahibi olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalıya akrabalık bağı nedeni ile ... duyularak sözleşme akdedildiğini, ama davalının bu güvene aykırı davrandığını, GünpaGünsan, Günsan Moderna ve GünsanVisage, Günsan Elektrikli Kontrol Sistemleri+şekil, Günsan+şekil, Günsan, GünsanExclusive markalarının hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, delillerden Günsan markasının aynen tescil edildiğini, bu markaların iltibas oluşturduğunu, ortalama tüketiciler açısından markaların aynı olduğunu düşündürebileceğini, davalının markadan haksız yararlandığı için bu markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini talep etmiş, haksız yere açıldığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu markaları 1996 yılından beri kullandığını ve Günsan markasının hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacının Günsan markasını hiç kullanmadığını, sadece 2001 yılında imzalanan Günsan kelime markası ile ilgili sözleşmeye dayanabildiğini, ancak bu sözleşmenin davacından alınan lisansa bağlı olmayan ve eskiye dayalı fiili kullanımı sözleşmeye dayandırma gayesinden ibaret olduğunu, davacının asıl kullanımının Özgünsan markasına ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin ise ... beri Günsan markasını kullandığını, markanın hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, tarafların eski ortakları arasındaki adi ortaklık ilişkisinin tasfiye edilmediğini, ortaklar ... ile ... Gün’ün Günsan markasını 85087472 numara ile kendi adlarına tescil ettiklerini, davacının 2008/58256 no.lu ÖZGÜNSAN, 2009/52344 no.lu ÖZGÜNSAN ELİTE ve 2009/52340 no.lu ÖZGÜNSAN TRENDY markalarının müvekkili şirket markaları ile aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılırsa davalı başvurularının davacının başvurularından önce yapılması nedeniyle öncelikle onun markalarının iptal edilmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Günsan markasının müvekkili ile özdeşleştiğini, davacının sözleşme feshinin üç ay sonunda etkili olacağını, davacının bu talebinin nedeninin, müvekkilinin hisselerinin yabancı tüzel kişi Schneider Electric Insdustries S.A.S.’ye devredilmesi sonucunda davacının da hisse satış bedelinden şifahen pay istemesi ve taraflarınca bu taleplerinin kabul edilmesi nedeni ile bu davanın açıldığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde ise; müvekkili şirketin büyük yatırımlarla tanınmış hale getirdiği markalarla ilgili portföy tazminatı hakkının bulunduğunu, bugünkü piyasa değeri ile sözleşme arasındaki farkın kazanç olarak düşünüldüğünde bu farkın müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalının 2008/58256 no.lu ÖZGÜNSAN, 2009/52344 no.lu ÖZGÜNSAN ELİTE ve 2009/52340 no.lu ÖZGÜNSAN TRENDY markalarının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varıldığında iptal edilmesi gerekenin, karşı yanın tescilleri olduğunu, Özgünsan şirketinin 181105 no.lu Günsan ve 132004 sayılı Günsan ... serisi markalarını kullanmadığının ... olduğunu, bunları kullandığına dair bir delil sunamadığını, salt lisans sözleşmesi imzalanmasının markanın kullanımı olarak nitelendirilemeyeceğini, fiili kullanım olmadan sadece lisans sözleşmesi imzalanmasının kanunun kullanmama sebebiyle hükümsüzlük hükmünün kanunun dolanılması niteliğinde olduğunu, diğer marka açısından ise lisans sözleşmesinin bulunmadığı, müvekkil şirket markalarının iptaline karar verilmesi halinde davalının portföy tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek, karşı yanın yukarıda belirtilen markalarının hükümsüzlüğüne, Günsan markasına yapılan yatırımlar sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bilirkişi ... ve ek raporu ışığında, taraf markalarının benzer olduğu, aralarında iltibas ihtimalinin bulunduğu, ancak taraf şirketlerin kurucuları ... ve ... Gün tarafından GÜNSAN ve ÖZGÜNSAN markalarının birlikte yaratıldığı, markaların yine taraf şirketler kurularak şirketlere devredildiği, ÖZGÜNSAN markasının Özgünsan şirketi tarafından, GÜNSAN markasının ise GÜNSAN şirketi tarafından fiilen kullanıldığı ve ticaret unvanı olarak seçildiği, 1996 yılından itibaren ticaret unvanı ve marka olarak kullanıldığı, taraflarca fiilen ayrı ayrı kullanılan GÜNSAN ve ÖZGÜNSAN marka tescillerinin 2001 yılına kadar marka sahipliğinin GÜNSAN şirketinde toplandığı, bu tarihten sonra markaların marka sahipliğinin devir ile ÖZGÜNSAN şirketine geçtiği, ancak yapılan inhisarı süresiz lisans sözleşmesi ile yine kullanımın tamamen GÜNSAN şirketine bırakıldığı, bu nedenle GÜNSAN markasının GÜNSAN şirketi tarafından, ÖZGÜNSAN markasının ise ÖZGÜNSAN şirketi tarafından kullanımına devam edildiği, 2007 yılından sonra tarafların farklı sınıfları da kapsama alarak başka markalar da tescil ettirmeye başladığı, GÜNSAN şirketi tarafından GÜNSAN ... unsurlu markaların, ÖZGÜNSAN tarafından da ÖZGÜNSAN ... unsurlu markaların tescil ettirildiği, bu durumun da hem tarafların marka paylaşımına devam ettikleri hem de birbirlerinin tescillerinden haberdar oldukları neticesine ulaşıldığı, dolayısıyla tescillerin kötü niyetle yaptırıldığından bahsedilmeyeceği, zira karşı tarafın kullanıma ve tescile onayının olduğu varsayımı ile hareket edildiği, ayrıca devir ve aynı tarihte yapılan lisans sözleşmesinin tarafların fiili durumu korumaya yönelik iradelerini gösterdiği, bu nedenle taraf şirket kurucularının 1991 yılında yaptıkları ortak marka kullanım sözleşmesinin davanın açıldığı 2015 yılına kadar devam ettiği, bu tarihe kadar taraflar arasında hiçbir hukuki ihtilafın yaşanmadığı, dolayısıyla taraf şirketler arasında bir arada var olma sözleşmesinin olduğu, coexistence kavramının uygulanması gerektiği, tarafların bu kadar ... süre ihtilaf yaşamayarak markaların birlikte kullanmalarına, piyasada aynı tüketici gurubuna hitap etmelerine ve kardeş şirketler olarak anılmalarına, bu kanının oluşmasına sessiz kalarak izin vermelerinin ardından, hükümsüzlük davasının açılmasının hakkın kötüye kullanılması sayılacağı gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca sunulan hukuki mütalaalardan da görüleceği üzere, davalının 04.10.2001 tarihinde "Günsan" markasını devretmesinden ve Özgünsan hak sahipliğini kabul ettikten sonra Günsan ibareli markaları tescil ettirmesinin kötü niyetli olunduğunu gösterdiğini, hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, karşı yanın sessiz kalma savunmasının dinlenemeyeceğini, co-exincente anlaşmanın taraflar arasında bulunmadığını, ... hak sahipliğinin davacıda olduğunu, ... ve ek bilirkişi raporlarının hukuka aykırı düzenlendiğini, bilirkişi raporundaki "birlikte varoluş ilkesi" nin somut uyuşmazlığa dayatılması ve uygulanması gerektiği şeklindeki kabulle oluşturulan kararın hukuka aykırı olduğunu, davalının 2001 yılından sonraki markasal kullanımının sadece lisans sözleşmesine göre kullanım olduğu açık iken, karar gerekçesinde hukuka aykırı suretle ticaret ünvanının markasal kullanımı şeklindeki davalı ağzından yapılan ve hiçbir hukuki geçerliliği bulunmayan ifadenin kararda davalının kötü niyetli olmadığının gerekçesi olarak yazılmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddine dair kısmının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, Günsan ve Özgünsan markalarının birlikte var olma ilkesine dayanılarak korunmasının mümkün olmadığını, öncelikle 1991 tarihli sözleşmenin birlikte var olma sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, söz konusu sözleşmenin davacı/karşı davalı şirketin ÖZGÜNSAN ibareli markalarının tescilinin çok öncesinde, henüz müvekkil şirketin dahi kurulmadan evvel, mevcut durumdan çok farklı şartlar altında çok farklı bir amaçla imzalandığını, müvekkili şirketin kurulmasından sonra söz konusu sözleşmenin bir hükmü kalmadığını, müvekkilinin, yerel mahkemenin de isabetli bir şekilde tespit ettiği üzere anılan sözleşmenin konusu olan Günsan ibareli markanın ... hak sahibi haline geldiğini, birlikte var olma ilkesinin 6729 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin üçüncü fıkrasında ... bir kurum olarak tanındığını belirterek, karşı davanın reddi yönünden verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince gösterilen gerekçelerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle karşı davanın reddine dair kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü ile tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı/karşı davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!