11. Hukuk Dairesi 2022/5689 E. , 2024/2019 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1141 Esas, 2022/1144 Karar
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/269 E., 2018/343 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men'i, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin peyzaj ve çiçekçilik sektöründe adının bulunduğu özel yazılım stili ile yazılmış “arelia flowers & events” logosunun marka olarak şirket unvanına tescil edildiğini, tescil ettirdiği marka üzerinden ürün satışlarını yaptığını, iş evrakları ve faturaları üzerinde kullandığını ve internet sitesi üzerinde aynı logoyu bulundurduğunu, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin tescil ettirdiği “arelia” özgün yazılı logosunu, kendi faturaları üzerinde birebir aynı boyutta ve ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olarak kullandığının görüldüğünü, müvekkilinin intenet sitesinin www.arelia.com.tr olduğunu bile bile davalının internet sitesi olarak www.areliacicekcilik.com.tr alan adını kullandığını, davalının “arelia” markasının meşhur ve maruf bir marka olması sebebiyle piyasadaki ticari itibarından yararlanmak istediğini, bu durumun müvekkilinin haklarına saldırı olması yanında tüketicileri yanıltabileceğini belirterek davalının müvekkilinin haklarını ihlal eden tecavüz teşkil eden iş, işlem ve eylemlerinin, her türlü davranışlarının durdurulmasını, önlenmesini, yasaklanmasını, müvekkiline ait tescil edilmiş markanın iş evrakı, fatura ve reklamlarda kullanılması ile işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde veya benzeri biçimlerde kullanılması gibi işlem-eylemlerinin durdurulmasını, önlenmesini, yasaklanmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek banka avans faizi ile beraber davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep etmiştir.
2. Davacı vekili, 01.06.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 15.648.95 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı vekili 02.12.2015 tarihli dilekçesinde; davalı şirketin tek ortağının ... olduğunu, bu şahsın davacı şirketin ortağı iken hissesini davacının şu anki tek ortağına devrettiğini, aralarında yaptıkları protokolün 15 inci maddesi ile "arelia" unvanını kullanmasına izin verildiğini, ayrıca bu ibarenin bir çiçek ismi olduğunu, davacının ortağı gerçek kişi tarafından ...'a kullanımın durdurulması için ihtarname gönderildiğini, ihtarnameden sonra fatura vs. belgelerin değiştirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan marka ve iş evraklarında davacının ihtarnameden öncede tescilli ve aynı zamanda karakteristik logosunun da davalının iş evraklarında kullanıldığı, dosyaya sunulan protokol hükümlerinde davalı tarafa ... şeklindeki ticaret unvanını kullanım hakkının verildiği, ticaret unvanının esaslı unsurunun ARELİA kelimesi olduğu, ancak verilen hakkın ticaret unvanına ilişkin olmakla ticaret unvanının markasal ve karakteristik logo ile birlikte verildiğine yönelik bir hüküm bulunmadığı, ticaret unvanı ve marka korumasının farklı olduğu, birisi için verilen hakkın diğerini de kapsamadığı, protokol hükümlerinde verilen hakkın sadece ticaret unvanına ilişkin olduğu, davalı tarafın ticaret unvanını ticaret evraklarında ve faaliyetleri sırasında kullanımı mümkün ise de unvanın esaslı unsurunu şekil markası ile birlikte markasal kullanımının haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturduğu, davacı markasının arelia şekil ibaresi olup, davalının bu ibareyi ve logoyu iş evraklarında, tanıtım materyali olan kartvizitinde ve özellikle de marka daha büyük görünecek ticaret unvanı ise daha küçük olacak şekilde kullandığından, davalı kullanımının tecavüz oluşturduğu, dava dışı ...'ın tescil edilen 2014/95036 nolu markasının kelimeden ibaret olduğu, davacıya ait şekil markası hiçbir hukuki gerekçe olmadan kullanıldığından davacının marka hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkını ihlal sebebiyle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin (b) bendine ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na (6098 sayılı Kanun) göre belirlenen 15.648.95 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı yanca davacı markasının ticari etki yaratacak şekilde internet ortamı dahil olmak üzere (davalı web adresi olan www.areliacicekcilik.com.tr) iş evrakı, tanıtım vasıtaları, reklamlar gibi tanıtıcı tüm alanlarda kullanımının yasaklanmasına, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20.08.2014 tarihli ihtarnamenin keşidecisinin ..., muhatabının ... olduğunu, iki gerçek kişi arasında marka hakkı sahipliğine ve bundan doğan yasal hakların kullanılacağının ihtarına müteallik bir yasal bildirimin, iki tüzel kişi arasında görülmekte olan bu davaya dayanak teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, 20.11.2014 tarihinde ''ARELİA ...'' ibaresi için marka başvurusunda bulunulduğunu, bu başvurunun tescil ile neticelenmesi sonrasında davalının kullanımının hukuka uygun-tescilli marka kullanımına uygun hale geldiği, davacıya ait şekil ve logo kullanımını ihtarname tarihinden önce terk ettiği bilirkişi raporları ile sabit iken, yerel mahkemenin geçmiş dönemlere ilişkin kullanıma yönelik tazminat yönünden hüküm kurması ve karar tarihinde ortadan kalkmış fiili haksız kullanım ve tecavüze yönelik "karar verilmesine yer olmadığına dair" karar vermesi gerektiğini, davalının yasal kazanılmış ticari marka kullanım hakkının huzurdaki dava ile ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, tarafların mutabakat sağlamak suretiyle aynı iş kolunda benzer ticari unvanlarla faaliyet göstermek üzere antat kaldıkları ve fiili durumun davadan önce iki yılı aşkın süre davam ettiği gözetilmeksizin, sektörde yirmi yılı aşkın bir süre aynı unvanla faaliyet gösteren davalının kötü niyetli ve kusurlu kullanımda bulunduğundan ve bundan haksız çıkar ve menfaat sağlamaya çalıştığından bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2014/ 95036 tescil numaralı "arelia ... flowers&events" markasının 08.06.2015 tarihli davalı ARELİA Çiçek ve Etkinlik Hizmetleri Ltd. Şti'ne ait faturada tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, ihtardan önce davacının markasının kullanımının terk edildiğine ilişkin istinaf sebebinin reddi gerektiği, davalının ihtardan sonra kullanıma ait faturalar ile dava tarihi itibariyle tecavüzün varlığı kanıtlandığı tecavüzün sonlandırıldığını kanıtlayacak bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!