11. Hukuk Dairesi 2022/5687 E. , 2024/2568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1177 Esas, 2022/955 Karar
DAVALILAR : 1.Parlak Petrol Oto. Ürün. Nak. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/26 E., 2018/295 K.
Taraflar arasındaki marka devrinin iptali ile tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 2011/50236 sayılı “Parlaklar Petrol+ Şekil” ibareli markasının dışarıdan atanan müdürü olan davalı ... tarafından davacının ortaklarından habersiz şekilde ve ortaklar kurulu kararı da alınmaksızın davalı şirkete devredildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin davalıya böyle bir devir yetkisi vermediğini, temsil yetkisinin aşıldığını, devrin kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek 2011/50236 sayılı “Parlaklar Petrol+ Şekil” markasının devrinin ve varsa devir sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitini, marka devrinin iptalini, anılan markanın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...’ın ...’la birlikte davacı şirketi kurduğunu, resmiyette müvekkilinin güven ilişkisine dayalı olarak aile şirketinde bir ortaklığı yoksa da fiilen ortaklık yapıp müdür atandığını, münferit imzası ile en geniş şekilde yetkilendirildiğini, sahip olduğu haklar vasıtasıyla dava konusu markayı diğer davalıya devrettiğini, 1.000,00 TL devir bedelinin davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’ın ... ile birlikte 08.08.2003 tarihinde davacıyı kurdukları, şirkete müdür olarak atandığı, ana sözleşmede ... ve ...’ın şirket kaşesi altında vaz edeceği münferit imzaları ile şirketi en geniş şekilde 10 yıl süre ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı, dava konusu markanın devir sözleşmeleri öncesinde, davacı şirket adına kayıtlı olduğu, bu markaların devri sırasında bir ortaklar kurulu kararı alınmadığı, şirket yetkilisine bu konuda özel bir izin ve görevde verilmediği, markanın, şirketin faaliyet konusunu kapsadığı, şirket için esaslı bir öneme sahip olduğu, şirket yetkilisinin diğer ortakların zararına ve onların bilgisi haricinde davrandığı, aynı kılavuz sözcüğü taşıyan şirkete yapılan marka devir işleminin hukuka uygun olmadığı, davacı şirketin bilgisi dahilinde olmayan marka kullanım hakkı muvafakatnamesi başlıklı tek taraflı belgenin de bu gerçeği değiştirmeyeceği, devri şeklen geçerli biçimde gerçekleştiren şirket temsilcilerinin eyleminin iyi niyetle bağdaşmadığı, markanın devrinde gösterilen bedellerin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2011/50236 sayılı markanın devrini sağlayan marka devir sözleşmesinin iptali ile markanın önceki sahibi olan davacı şirket adına tescilinin sağlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya müdür olarak atanan müvekkilinin en geniş şekilde yetkilendirildiğini, yetkisizlik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin sahip olduğu haklar vasıtasıyla markayı devrettiğini, davacının fiilen münfesih olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka devrinin yazılı ve noter tarafından yapılması gerektiği, marka devrinin ait olduğu şirketin varlığı açısından hayati önem taşıdığı, şirketi temsile yetkili müdür tarafından ortaklar kurulu kararı olmadan üzerinde tek başına işlem yapılabilecek ve devredilebilecek bir hak olmadığı, markanın ortaklar kurulu kararı ile yetkili kılınmış kişi tarafından devredilebileceği, her ne kadar marka devrinin noter tarafından usûlüne uygun olarak gerçekleştirildiği iddia edilmiş ise de; davalı ...'ın uyuşmazlık konusu markanın devri konusunda yetkilendirildiğine ilişkin bir ortaklar kurulu kararının bulunmadığı, tacir davalının bütün işlemlerinde basiretli davranması gerektiği, bu konuda ortaklar kurulu kararı bulunması gerektiğini bilmesinin davalıdan beklendiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının temsil ve imza yetkilisi müvekkilinin buradan hareketle markayı devrettiğini, davacının farklı bir şirket kurduğunu, dava konusu markaya ihtiyacının bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka devrinin iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası.
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 626 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!