11. Hukuk Dairesi 2022/5678 E. , 2024/1765 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1287 Esas, 2022/1117 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar
Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/187 E., 2017/234 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hücre yenileyici bileşen bularak TÜBİTAK mucitleri arasında yer aldığını, uluslararası patentli buluşunu kullanarak ürettiği malları, "SEBİ, SEBİLİNE, SEBİALA, SEBİNEHİR KOZMETİK, SEBİ SİMYACI, SEBİ İXİR" ibareli tescilli markalarla piyasaya sunduğunu, ürünlerini internet ve telefon yoluyla tüketicilere ulaştırdığını ve bir çok eczanede satışını yaptığını, davalı tarafın ise 2015/31593 no ile "SEBİ BEBİ" markasını 41. sınıfta tescil ettirdiğini, ayrıca "..." ve "... SEBİ BEBİ" markalarını da farklı sınıflarda tescil ettirmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) başvuruda bulunduğunu, firmaya gelen tüketici şikayetleri sonrasında davalının "SEBİ BEBİ" markası altında müvekkiline rakip olan kişisel bakım ve kozmetik ürünlerini tanıttığını, bazı internet sitelerinde satışını yaparak müvekkilinin markasına benzer şekilde kullandığını, bu eylemin tüketici nezdinde karıştırılmaya mahal verdiğini, tescilin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/31593 numaralı "SEBİ BEBİ" markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kurumsal firmaların satış pazarlama bölümlerinde çalıştıktan sonra sinema ve TV sektörüne geçiş yaptığını ve makyaj konusunda geliştirdiği tecrübelerini bu sektörde daha ileriye taşıyarak 05.03.2011 tarihinde ilk bloğu olan www.sebibebi.com sitesini açtığını, "SEBİ BEBİ" markasının davaya dayanak olarak gösterilen markaların tescilinden çok önce kullanılmaya başlandığını, "SEBİ BEBİ" ibaresi ile Youtube'a ilk katılma tarihinin 04.11.2006 tarihi olduğunu, marka altındaki ilk paylaşımın ise 08.09.2009 tarihinde yapıldığını ve 25.03.2015 tarihinde Youtube'da ilk kanalını açtığını, davacı markası ile müvekkili markasının benzer olmadığını, "SEBİ BEBİ" markasının bir bütün olarak kullanıldığını, parçalara bölünerek kullanılamayacağını, markaların görsel ve işitsel olarak benzeşmediğini, her iki markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacı adına tescilli markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı markası 41. sınıfta eğitim öğretim hizmetleri emtiasında tescilli olmasına rağmen, müvekkilinin markalarının hizmet verdiği kozmetik sektöründe çalışmalar yapmakta olduğunu, bilirkişi raporunun 9. sayfasında bulunan "İnternet üzerinde yapılan inceleme" başlıklı görüntülerde her ne kadar davalının Youtube kanalını 2006 tarihinde açtığı ve davalıca yapılan ilk paylaşımda "Sebi Bebi'nin güzellik okuluna hoşgeldiniz." ibarelerinin bulunmuş olduğu saptansa da; "Sebi Bebi'nin güzellik okuluna hoşgeldiniz." ibaresinin bulunduğu alanın youtube kanalının sahibi tarafından yani davalı tarafından her zaman değiştirilebilecek bir bölüm olduğunu, yani o alanda "Sebi Bebi'nin güzellik okuluna hoşgeldiniz." cümlesinin geçmesinin bu cümlenin, 2006 yılında yazıldığı anlamına gelmediğini, "Sebi Bebi" markasının 2006 tarihinde ve aktif olarak 2011 tarihinden itibaren kullanılan bir marka olmadığını, bu markanın müvekkilinin kozmetik alanında başarı elde etmesinden sonra davalı tarafından kullanılmaya başlanıp tescilinin sağlandığını, davalının, açıkça kozmetik alanında çalıştığını internet sitesindeki açıklamasıyla kabul ettiğini, davalının söz konusu sınıfları araç olarak kullandığını, davalının davacıdan sonra tescil ettirdiği ''sebi, sebiline, sebiala, sebinehir kozmetik, sebi simyacı, sebi ixir'' ibareli markaların isimsel benzerliğinin bulunduğunu, tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının davacının seri markası gibi algılanabileceğini ya da işletmeler arasında işletmesel bağ bulunduğu algısı oluşabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2013/82001 numaralı "SEBİ" markasının 06.10.2015 tarihinde 3. ve 44.sınıflarda, 2013/41243 numaralı "SEBİLİNE" markasının 05.05.2014 tarihinde 3. sınıfta, 2013/38709 numaralı "SEBİALA" markasının 18.06.2014 tarihinde 3.sınıfta, 2013/38691 numaralı "SEBİ NEHİR KOZMETİK" markasının 12.05.2014 tarihinde 3. sınıfta, 2012/88845 numaralı "SEBİ SİMYACI" markasının 12.11.2013 tarihinde 3 ve 44. sınıflarda, 2012/88841 numaralı "SEBİ İXİR" ibareli markanın 06.12.2013 tarihinde 3 ve 44. sınıflarda davacı adına, 2015/31593 numaralı "SEBİ BEBİ" ibareli markanın ise 08.04.2016 tarihinde 41. sınıfta davalı adına tescil edildiği, taraf markalarının farklı sınıflarda tescilli olduğu, bu sınıfların birbirlerini tamamlayan nitelikte de olmadığı, markaların görsel yönden karşılaştırmasında; markaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratma tehlikesinin bulunmadığı, markalardaki ''Sebi'' ibaresinin ortak olduğu görülse de, davacı markalarındaki ''İxir'', ''Simyacı'', ''Nehir Kozmetik'', ''Ala'' eklerinin davacı markalarına ayırt edicilik kazandırmış olduğu, markaların bütünü itibari ile bıraktığı izlenimin farklı olduğu, davalının ''sebi bebi'' ibaresi ile Youtebe video sitesine ilk katılım tarihinin 2006 yılı olması ve bu tarihin davacı markalarının tescil tarihinden önce olması ve davalının kötü niyetli olduğunda dair dosyaya yansıyan yeterli delil bulunmamasına göre, somut olayda hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediğinden davalı markasının hükümsüzlüğü talebinin reddine dair Mahkeme kararında bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına 2015/31593 numarasıyla tescilli "SEBİ BEBİ" markasının, davacıya ait "SEBİ" esas unsurlu markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!