WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5626 E.  ,  2024/2281 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/556 Esas, 2022/1141 Karar

HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/129 E., 2021/320 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin MORAD TEA markasının tescil sahibi olduğunu, Morad Tea markasıyla çay, kahve, çikolata esaslı içecek üretimi ve satışını yaptığını, davalının ise müvekkilinin markasına benzer MURAD SAH TEA ile üretim yaptığının tespit edildiğini, davalının Murat Şah markası ile müvekkilinin Morad Tea markasının benzer olduğunu ve aynı sınıfları kapsadığını ileri sürerek davalının Murad Şah adlı markasının hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan (TÜRKPATENT) tescil ve sicilden terkinine, ayrıca 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla marka siciline tedbir konulmasına, yine söz konusu marka adı altında bir üretim veya satış var ise tedbiren durdurulmasına, akabinde toplatılmasına, yargılama sonucu verilecek kararın TÜRKPATENT'e gönderilmesine, Türkiye Genelinde yayınlanan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markalarının belli bir tanınmışlığı olduğunu, karışıklık riski olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporundan ve toplanan delillerden dava konusu "MURAD ŞAH " ibareli marka ile davacıya ait "MORAD TEA" ibareli tescilli markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı sınıfta yer aldığı ve orta seviyedeki tüketicilerin bir kısmı için bile olsa benzerlik algısı yaratacağından taraf markaları arasında benzerliğin bulunduğu anlaşıldığı ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli "MURAD ŞAH" markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi heyetince tespit edildiği üzere davacı adına tescilli markanın "MORAD" ibaresinden ibaret olduğunu, keza aynı bilirkişi heyeti müvekkil adına korunan markanın "MURAD ŞAH " kompozisyonu olduğunu rapor ettiğini, bilindiği üzere kelime markalarında, harf benzerliği tek başına iltibas ölçüsü olmadığını, bununla birlikte müvekkil adına tescilli markada esas unsurun "MURAD" ibaresi olduğu kabul edilse dahi; bu ibare/kelimenin bu ülkede/ hedef müşteri kitlesinde muhakkak bir anlamı, anlam bakımından bir karşılığı bulunduğunu, oysa "MORAD" hiçbir anlamı olmayan cali, uydurma bir ibare olduğunu, markaların anlamları itibariyle de iltibas ihtimali bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının hukuki bir konu olduğunu ve iltibas hakkında bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağına karar verdiğini, mamafih, işbu davada da "iltibas" takdiri hakkında mübrez bilirkişi raporuna itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürerek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli marka arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.