WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5619 E.  ,  2024/1955 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2022/711 Esas, 2022/1095 Karar
DAVACILAR :1....
2....
3.... vekilleri Avukat ...

HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/405 E., 2021/249 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin ruhsata ait mimari projenin müellifinin ve mimari eser niteliğine haiz yapının eser sahibinin ... olduğu, söz konu projenin aynı zamanda "Mimarlık Eseri" niteliğinde olduğu, bahse konu yapıya ilişkin kayıtlar incelendiğinde, merhum ... imzalı ruhsat projesi ile Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları İstanbul Bölge Kurulunun 27.11.1987 gün ve 4339 sayılı karar eki tadilat projesinden sonra, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sahibi bulunan müvekkillerin onayı ve bilgisi dışında davalı taşınmaz maliki tarafından hazırlatılmış restitüsyon ve tadilat projesinin tespit edildiğini, ayrıca anılan tarihten sonra yapıya izinsiz müdahalelerde bulunulduğu, bu suretle müvekkillerin mali ve manevi haklarının davalı tarafça ihlal edildiğini belirterek anılan Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek rayiç bedelin üç katına hükmedilmesi ve yine davalı yanın eylemlerinin aynı Kanun'un 16 ncı maddesinde düzenlenen eserin bütünlüğünü koruma hakkının ihlal edilmesi ve yine 15 inci maddesinde düzenlenen adın belirtilmesi yetkilerinin ihlal edilmesinden bahisle 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 18.09.2013 tarihinden itibaren işletilecek Merkez Bankasınca kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile birlikte davalıdan tahlisini talep ve dava ettiği, dosyaya sunduğu ıslah dilekçesi ile; anılan Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının elde etmiş olduğu kârın da tespitini talep ederek söz konusu değişiklikler ile taşınmazın değer artışının da tespit edilmesini ve bu miktarın da 18.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacılara verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;dava konusu taşınmazın ... imzası taşıyan mimari projesinin 31.05.1985 tarih ve 1092 sayılı karar ile 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nca onaylandığını, projenin hayata geçirilmesi esnasında 19.11.1986 tarih ve 2864 sayılı ve 27.11.1987 tarih ve 4339 sayılı kararlar ile ... imzalı değişikliklerin onaylandığını, 1987-1988 yıllarında ... ve yardımcılarının zaman zaman inşaatı ziyaretlerinde iç bölmeye ilişkin bazı değişiklikler için de sağlığında ayrıca onay alındığını, 1991 yılında yapı tamamlanmak üzere iken, yapının son durumunu gösteren değişiklikler için de kurul onayı alınacağı safhada ...'in vefat ettiği ve dolayısı ile mirasçılarına başvurulmak istendiği, ...'in mirasçı bırakmadan vefat ettiğini, bunun üzerine başından beri bütün projelerde ve ruhsatta imzası bulunan inşaat yüksek mühendisi Şakir Baykan tarafından hazırlanıp imzalanmış yapının son durumunu gösteren değişikliklerin 13.09.1991 tarih ve 3653 sayılı kurul kararı ile onaylandığını, aradan geçen zamanda projede hiçbir değişikliğin yapılmadığı ancak projede değişiklik yapmak istenildiğinde ...'in mirasçılarına ulaşılamadığını, yapılan zorunlu tadilatların kesinlikle eserin bütünlüğünü hiçbir şekilde bozmadığını, ...’in şeref ve itibarına hiçbir biçimde halel getirmediğini belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2017 tarih ve 2015/21 E., 2021/2017/60 K. sayılı kararı ile sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğu kanaatine varılarak açılan davanın reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2019 tarih ve 2017/3398 E., 2019/2710 K., sayılı ilamı ile murisin vasiyetname ile davaya konu mimari proje üzerindeki mali haklarını dava dışı üniversiteye bırakıp bırakmadığının ve HMK 114. maddesinde davacıların taraf sıfatının bulunmasının dava şartı olarak düzenlenmesine rağmen, maddi ve manevi tazminat davası yönünden davacıların dava açma hakkının ve husumet sıfatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğ gerekçesiyle dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakan tarafından hazırlanan el yazılı vasiyetnamenin geçerli olduğu ve hukuki sonuç doğuracağı, bu nedenle davacıların 5846 sayılı Kanunun 19 uncu ve 63 üncü hükümleri ile birlikte aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi ve 115 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, davada bahsi geçen vasiyetnamenin taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesindeki şartlar dahilinde geçerli olduğu iddia ve talebimizi değerlendirmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.4.1991 tarih 1990/951 Esas sayılı dosyanın hüküm fıkrasında "11.01.1988 tarihli el yazısı ile yazılmış vasiyetnamenin taraf vekillerince mahkemeye verilen Beyoğlu 11. Noterliğince düzenlenmiş 1 Nisan 1991 tarih 13377 nolu miras taksim mukavelesinde belirlenen şartlar dairesinde sulhen tasdikine ve tesciline, miras taksim mukavelesinde belirlenen hususların aynen yerine getirilmesine" karar verildiğini, karardan anlaşılacağı üzere "el yazılı vasiyetname" bağımsız bir biçimde şartsız, koşulsuz tasdik edilmiş olmadığını, aksine "miras taksim mukavelesinde belirlenen şartlar dairesinde ve tarafların yaptığı sulh çerçevesinde" tasdik edildiğini, mahkemenin anılan vasiyetnameyi miras taksim sözleşmesinden belirlenen şartlar dahilinde değerlendirseydi, mirasçıların projeler üzerindeki fikri hakları Mimar Sinan Üniversitesine ait olduğu şeklinde yorum yapmasının mümkün olmayacağını ve davanın husumet yokluğundan reddinin sözkonusu olmayacağını, bahse konu vasiyetname (miras taksim sözleşmesindeki şartlar dairesinde) sadece 1991 tarihli mahkeme kararının tarafları arasında geçerli olacağını, ilamının verildiği tarihte yürürlükte olan HUMK m.237'de "Kesin hüküm yalnız davanın tarafları yönünden bağlayıcıdır" düzenlemesi bulunduğunu, bu nedenle davalı yanın anılan vasiyetnameye dayanmasının mümkün olmadığını, Mimar Sinan Üniversitesinin vasiyetname kapsamındaki eserleri kabul etmediği iddiamızın Mahkemece hiçbir surette değerlendirmeye alınmadığını, vasiyetname uyarınca Üniversiteye teklif yapıldığını ancak Üniversitenin ilgisiz kalması nedeniyle netice alınamadığını, akabinde Rahmi Koç'un ricası üzerine miras bırakanın arşivinde bulunan bütün kitaplar, projeler çizimler vb. muhafaza edilmek üzere Koç Üniversitesine verildiğini, Mahkemenin, müvekkillerimin davacı sıfatının bulunduğunu saptadıktan sonra davanın esasına girmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda değerlendirme yapmamış olmasının da hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasını istenmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf sıfatının maddi hukuka ilişkin olduğunu, bu nedenle dava şartı olmasının mümkün olmadığını, dava şartı olmayan bir konuda ise mahkemenin davayı usulden reddetmesinin mümkün olmadığını, Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kesinleşen kararı il vasiyetnamenin miras taksim sözleşmesinde belirlenen şartlar dahilinde sulhen tasdik ve tesciline karar verildiğine göre esasen derdest tazminat davasında müvekkillerin taraf sıfatının bulunduğunun açık olduğunu, ayrıca yukarıda bahsi geçen davada el yazılı vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına ilişkin bir tespit yapılmadığını, sanki Yargıtay'ın bozma kararından sonraki yargılamada vasiyetnamenin geçerli olup olmadığı hususunda bir muhakeme yapıldıktan sonra vasiyetnamenin geçerli olduğu tespit ve tasik edilmiş gibi değerlendirme yapıldığını, halbuki davanın mahkeme kararı ile değil sulh olmaları ile sona erdiğini, el yazılı vasiyetnamenin geçerli olduğu yönündeki değerlendirmenin yanlış olduğunu, vasiyetnamenin müstakil, şartsız, koşulsuz tasdik edilmediğini, aksine miras taksim mukavelesinde belirlenen şartlar dairesinde ve tarafların yaptığı sulh çerçevesinde tasdik edildiğini, mahkemece tasik edilenin vasiyetname değil sulh sözleşmesi olduğunu, taksim sözleşmesinde üniversiteye merhumun kitaplarının teslim edileceğine dair bir madde olduğunu, mimari projelerin üniversiteye ait olduğuna dair bir hüküm içermediğini, ayrıca 6 ıncı maddesinde malvarlığının tasfiye ve satışına ilişkin esasların belirlendiğini, mimari proje açısından da bu maddenin dikkate alınması gerektiğini, istinaf mahkemesince Yargıtayın bozma kararındaki bozma sebebinin mutlak olarak geçerli sayıldığını, oysaki mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra tarafların sulh olması sebebiyle esas hakkında karar vermediğini, davanın sulh sebebiyle sona erdiğini, bozma sonrası ortaya çıkan usulü müktesep haktan söz edilmesinin mümkün olmadığını, yani vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının henüz tespit edilmediğini, mahkemece bozma kararı verildikten sonra vasiyetnamenin geçerli olup olmadığı incelenecekken taraflar sulh olduğundan bu husus incelenmeksizin karar verildiğini, usulü müktesep hakkın mutlak olmadığını, bu konuda kabul edilen istisnaların bulunduğunu, istisnalardan birinin de Yargıtay İBK ile usulü müktesep hak arasında çelişki olması durumunda İBKya uyulması ve ona göre karar verilmesinin zorunlu olduğunu, Yargıtayca verilen bozma kararının, vasiyetnamenin geçerliliği açısından düzenleme yerinin el yazısı ile yazılmasının geçerlilik şartı olduğuna yönelik İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olduğunu, yerel mahkemece bozma kararına uyulması halinde dahi müktesep hak oluşamayacağını, istinaf mahkemesince ''....taraflar arasında miras sözleşmesi kapsamında sulh olmasaydı dahi el yazılı vasiyetnamenin geçerli olacağı ve herkese karşı ileri sürülebileceği'' ne ilişkin gerekçesinin usul ve yasaya uygun düşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sahipliğinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların davacı sıfatlarının bulunup bulunmadığı etrafında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 114 üncü maddeleri.

2. 5846 sayılı Kanunun 19 uncu ve 63 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.