WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5584 E.  ,  2024/2200 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI :2019/2241 Esas, 2022/584 Karar
ASIL DAVADA DAVACI/BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI :Arsan Varlık Yönetim A.Ş. (Temlik Alan)
vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI/BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI :... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI :Aydın Ar Matbaacılık Ltd. Şti.
vekili Avukat ...

BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : Ing Bank A.Ş. (Temlik veren) DAVA TARİHİ :31.01.2017 (Asıl dava), 08.11.2017 (Birleşen dava)
HÜKÜM :Karar verilmesine yer olmadığına, kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/692 E., 2019/481 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali asıl ve menfi tespit birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı, birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada verilen hüküm taraflarca istinaf edilmediğinden asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Ing Bank A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 13.07.2015 tarih ve 750.000,00 TL miktarlı Genel Kredi Sözleşmesi gereği bu şirkete nakdi krediler, şirket kredi kartı ve taksitli ticari krediler açılıp kullandırıldığını, diğer davalının bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, hesabın 06.12.2016 tarihi itibarı ile kat edildiğini ve davalı borçlulara borcun ödenmesi için ihtar gönderildiğini, borçluların kat tarihi itibariyle 391.711,85 TL nakdi kredi borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine girişildiğin, ancak borçlular tarafından borcun tamamına, faize ve takibin tüm fer’ilerine itiraz edildiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile davalı tarafın %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı İng Bank A.Ş. ile dava dışı Aydın Ar Matbaacılık Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi bağıtlandığını, müvekkilinin bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, dava dışı şirketin sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödediğini, davalının diğer kefil Roni Rodrigue yönünden bütün alacak taleplerinden feragat ederek bu kefili ibra ettiğini ileri sürerek İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2017/1892 sayılı takip dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından girişilen ve itiraza uğrayan takipte borcun dayanağı ve sebebi olarak müvekkilinin müteselsil kefili olduğu, Aydın Ar Matbaacılık Ltd. Şti. ile aralarında bağıtlanan 14.02.2013 tarihli, 500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ve 07.12.2016 tarihli hesap kat ihtarnamesinin gösterildiğini, müvekkilinin takip talebinde dayanılan sözleşmeden kaynaklı kefil sıfatıyla bir borcu bulunmadığını, Aydın Ar Matbaacılık Ltd.Şti. ile davacı banka arasında iki adet genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın takip talebi ile ileri sürdüğü alacağının 14.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilleri hakkında 14.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklı bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada temlik alan davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında başlatılan icra takibine itirazda bulunulduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını, bu davada ileri sürülen hususların diğer davada savunma olarak ileri sürülmesinin mümkün olduğunu, bu nedenle davacının dava açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka tarafından aynı alacaktan dolayı hem alacak hem itirazın iptali davası açılamayacağı, alacağın 13.07.2015 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklı olduğunun tüm tarafların kabulünde, delil ve belgelerle doğrulandığı, alacaklı banka tarafından itirazın iptali davası alacak davasına dönüştürülmekle, alacak olarak davalılardan tahsiline karar verildiği ancak takibin derdestliğini devam ettirdiği, birleşen dosya ve mahkememizin 2017/991 E. sayılı dosyasında borçlu- davacılar tarafından menfi tespit davası açılmasında hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, birleşen davanın kabulüne, davacı ...'in İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2017/1892 E. sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, ancak davacı bankanın takibe girişirken kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden, nihayet davalılardan alacaklı olduğundan, davacının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, ayrıca borçlu davacıların birlikte aynı takibe karşı menfi tespit davası açmaları, aleyhlerine birlikte takibe girişilmiş olması sebebiyle olması gereken olarak düşünülmekle birlikte, borçlu davacılar vekili tarafından ayrı ayrı menfi tespit davaları açıldığı, bununla birlikte borçlu davacıların dava açmakla hukuki yararları kabul edilmesine rağmen davacı alacaklı bankaya borçlu olduklarının da kabul ve asıl davada bu yönde karar verildiği, dolayısıyla davacı bankanın davalılardan fazla alacak talebinde bulunmadığı sadece kredi sözleşmesi olarak dayanağı yanlış göstermekle hataya düştüğü, dolayısıyla davacı alacaklı bankanın dava açmakta ve alacağını tahsilde haklı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı ... vekili birleşen davada verilen hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bankanın ağır kast düzeyinde kötü niyetli olarak ihtiyati haciz işlemlerine devam ettiğini, bu sebeple müvekkilinin ödeyeceği 43.454,00 TL vekalet ücretinin temlik eden ve temlik alandan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, birleşen menfi tespit davası yönünden harcın davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin birleşen davaya dair kararı hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dava kabul edildiğinden, alınması gereken karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından başlangıçta yatırılan peşin ve başvuru harcının ise davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava icra takibinden dolayı borçlu olunmadığını tespiti davası olup dava kabulle sonuçlandığından, vekalet ücretinin dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanacağı, İlk Derece Mahkemesinin maktu vekalet ücret hükmetmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davada İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükme karşı, asıl davanın taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması nedeniyle, asıl davaya dair ilk derece mahkemesi karar kesinleştiğinden, asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava davacısı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile birleşen davaya ilişkin verilen ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, birleşen davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...' in İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2017/1892 E. sayılı icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları oluşmadığından, davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; varlık yönetimi şirketlerinin yaptıkları işlemlerin, yargılama harçları dahil her türlü harçtan istisna olduğunu, müvekkilinin harçtan muaf tutulması gerektiğini, davalı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu, itirazın iptali davası bulunmadığından menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ancak aksi kanaat söz konusu ise de maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olacağını belirterek kararın bu yönlerden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin açılan davada temyiz edenin harçtan muaf tutulması gerekip gerekmediği, aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin ise nispi mi, maktu mu hesaplanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 ve 72 nci maddeleri.

3. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 143 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı temlik alan Arsan Varlık Yönetimi A.Ş.'nin 5411 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre ödenecek harçlardan muaf tutulduğu gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentleri ile (7) numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin tamamen hükümden çıkartılarak; (3) numaralı bent olarak "Birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, (4) numaralı bent olarak "Birleşen davada davalı temlik alan Arsan Varlık Yönetimi A.Ş. harçtan muaf olduğundan davacının yatırdığı 31,40 TL başvuru harcı, 4,60 TL vekalet harcı ve 7.297,53 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 28,00 TL davetiye giderinin birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine", (7) numaralı bendin (a) alt bendi olacak şekilde "Birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş. harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 121,30 TL başvuru harcı ve 44,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine", 7 numaralı bendin (b) alt bendi olacak şekilde "Davacı tarafından harcanan 176,30 TL posta giderinin birleşen davada davalı ... Yönetimi A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.