11. Hukuk Dairesi 2022/5541 E. , 2024/2258 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1153 Esas, 2022/1078 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/908 E., 2020/55 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın yetkilisi olduğu Metsan Metal ile davalı ... arasında ... süredir ticari ilişki bulunduğu ve bu ilişkiden dolayı müvekkilinin davalı tarafa güvendiğini, davalının piyasaya olan borçlarından dolayı müvekkilinden borç para istediği, müvekkilinin de müşterisi olan Mes Metal A.Ş.'den aldığı 101.041,97 TL tutarındaki T-Banka ait çeki davalıya ciro ettiğini davalı tarafın çeki Mes Metal A.Ş.'den tahsil ettiğini, piyasaya olan borçlarını ödediğini, ancak daha sonra müvekkiline olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine Gaziosmanpaşa 5. İcra Müdürlüğüne 2017/11749 E. sayılı dosya ile takip başlattıklarını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı tarafa hiçbir şekilde borcu olmadığını, davacının tarafın iddialarının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre davacının çekin borç vermek maksadıyla verildiğini ispatlaması gerektiği, zira kıymetli evrakın soyutluk özelliği bulunduğu, çekin kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi amacıyla düzenleneceği ve havale niteliğinde olup sebepten mücerret olduğu, davacının ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankaya yazılan müzekkere sonunda çekin davalı tarafından tahsil edildiğinin açıkça bildirildiğini, alınan bilirkişi raporuna itiraz eden davalı olmasına rağmen sonraki bilirkişi ücretinin davacıya yüklenmesinin hatalı olduğunu, ayrıca ödenmesine hükmedilen bilirkişi ücretinin gider avansı değil delil avansı olduğunu, bilirkişi heyetinin oluşumunun da usule aykırı olduğunu, hakimin hukuki meselede bilirkişiye gidemeyeceğini ancak gidildiğini ve alınan raporda bilirkişinin hukuki mütalaa da bulunarak davanın reddinin gerektiğini bildirdiğini, Mahkemece de bu raporun dikkate alındığını, müvekkilinin davalıya para verdiği iddiasının banka kayıtlarıyla ispatlandığını, çek teslimi taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmış olsaydı davalının müvekkiline kestiği bir fatura veya benzeri evrak olması gerektiğini oysa taraf kayıtlarında çek teslimine dair bir kayıt olmadığından ve davalının ticari defterlerinde ticari ilişkiden verildiğine dair kayıt da bulunmadığından çekin davalıya borç olarak verildiğinin ispatlanmış olduğunu, alacak iddiasını ispat amacıyla yemin ve isticvap delillerine başvurulması mümkünken Mahkemece bu hususta süre dahi verilmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve kural olarak çekin, mevcut bir borcun tasfiyesi amacına yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu karinenin aksini iddia etmekte olup, ispat külfeti altında olduğu ve bu iddiasını yazılı, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği, çekin ibrazı ve tahsilinin çek bedeli kadar davalıya borç verildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, davalının isticvabını gerektirir bir durum bulunmadığı gibi, davacı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince çek borç olarak verilmemişse ne için verildiği hususunun tartışılmadığını, taraflar arasında başkaca bir ilişki olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının hamili olduğu çeki ciro etmek suretiyle davalıya borç olarak teslim ettiği ancak davalının borcunu ödemediği iddiasına dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun(2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!