11. Hukuk Dairesi 2022/5540 E. , 2024/2255 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/163 Esas, 2022/933 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/149 E., 2018/330 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003 yılından beri bulgur üretimi yaptığını, "Leziz" esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 2009/70017 sayılı "Lezizce" ibareli markasının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derece de benzer olduğunu, hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, davalının, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından ve reklam gücünden haksız yararlanma ve mal hizmet satışlarını arttırma amacıyla hareket ettiğini, müvekkilinin temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markalarına devri sonucunu sağlayacağını, davalının markasını ciddi kullanımı da söz konusu olmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının 10.03.2010 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle koruma altında olduğunu, davacının sadece "Leziz" ibaresli markasını yoğunlukla kullandığını, "Leziz" esas unsurlu diger markalarının davada ileri sürülmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının "Leziz" ibaresini tekel haline getirme çabasında olduğunu, müvekkilinin tescilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında 29 ve 30 sınıf ürün ve hizmet bakımından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, 43. Sınıf bakımından anılan madde koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı 2009/70017 sayılı "Lezizce" ibareli markanın 29. ve 30. sınıf bakımından hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kurulduğu günden beri adına tescilli "Leziz" esas unsurlu markasını nizasız ve fasılasız kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, davalının müvekkilinin tanınmış markasının toplumda edindiği bilinirliğinden haksız bir biçimde yararlanmaya çalıştığını, müvekkilinin söz konusu marka üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkil şirketin uzun yıllardan beri yaptığı yatırımlar, koyduğu emek ve sermaye ile sektörde ayrıcalıklı bir yer edindiğini, davalının kötü niyetli olarak söz konusu ibareyi müvekkil şirketin markası ile aynı ve türdeş mal ve hizmetlerde kullandığını, 43. sınıf emtialar bakımından da markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının farklı olduğunu ve farklı sınıflarda tescilli bulunduğunu, iltibas tehlikesi olmadığını, davacının dayandığı markalarını ciddi kullanımı bulunmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli markalar arasında 29. ve 30. sınıflar bakımından iltibas tehlikesi bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğü gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8, 14, 35 ve 42 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!