11. Hukuk Dairesi 2022/5509 E. , 2024/2290 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1198 Esas, 2022/1009 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/2005 E., 2019/486 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ancak gayrimenkul bilgilerinin yanlış olması nedeniyle sözleşmenin 18.07.2011 tarihinde yeniden imzalandığını, son sözleşmede ilk sözleşmenin bitim tarihi olan 30.09.2015 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin Osmancık Noterliğinin 01.09.2015 tarih ve 6193 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini davalıya ihtar edildiğini, ihtarnamenin 11.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıya, bu bayilik sözleşmesinin teminatı olarak T.C. Halkbankası A.Ş. Osmancık Şubesi MVV000603 numaralı 30.10.2015 vadeli 200.000,00 TL değerinde banka teminat mektubunun davacı borcu bulunmamasına rağmen iade edilmediğini ileri sürerek davaya konu teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; beş yıllık süresi içerisinde 8.500 ton ürün satın alacağını beyan ve taahhüt ettiği için duyulan güven nedeniyle davacıya 750.000,00 TL+KDV gayri maddi hak bedeli ödendiğini, davacıya satılan ürünlerden elde ettiği kar ile bu gayri maddi hak bedeli ödemesi (beş yılda) müvekkiline döneceğini ve bundan müvekkilinin kar sağlayacağını, gayri maddi hak bedeli ödemesinin maliyetinin 1.000.000,00 TL'yi aştığının kolayca hesaplanabileceğini, davacının satılma miktarına ilişkin taahhüdünü gerçekleştirmemesi halinde, kendisine ödenen gayri maddi hak bedelini iade edeceğini taahhüt ettiğini, bu nedenle davacının borçlu olduğunu, davacının, bayilik sözleşmesinin süresinin başladığı 30.09.2010 tarihinden 5 yıllık sürenin sona erdiği 30.09.2015 tarihine kadar geçen 60 aylık sürede imzaladığı ürün alım taahhütnamesine göre alması gereken ürün miktarının 8.500 ton, ancak davacı bayinin anılan sürede toplamda 3.263 ton ürün alımı gerçekleştirdiğini, eksik alınan 5.237 ton ürün karşılığında davacının ödemesi gereken cezai şart tutarı 392.775$ (USD) olduğunu, davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiasının doğru olmadığını, davacının müvekkiline cezai şart borcu bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasında, gayri maddi hak bedeli (geri) ödemesi ve cezai şart borcu olmadığına dair yapılmış bir hesap mutabakatı bulunmadığını savunarak davacının ödenen 750.000,00 TL+KDV gayrimaddi hak bedelini iade borcu ile cezai şart tutarı olan 392.775$ (USD) borçlu olduğundan davanın reddine, müvekkili lehine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 26.08.2010 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5 yıl süreli olduğu, ürün alımı konusunda 26.08.2010 tarihli taahhütname ve gayri maddi haklar bedeli konusunda 19.09.2010 tarihli taahhütname düzenlendiği, taraflar arasında 18.07.2011 tarihinde 18.07.2011 başlangıç 30.09.2015 bitiş tarihli sözleşmenin akdedildiği, davaya konu MVV000603 no.lu 200.000,00TL bedelli teminat mektubunun, a)satılan malın bedellerinden kaynaklanan alacak, b)verilen ariyet malzemelerinin bedelleri, c) gayri maddi hak bedelleri d)sözleşme ve taahhütlerden doğan doğacak cezai şart veya tazminat alacakları e) sair ticari bir sebeple doğacak alacaklarının teminatı olarak davalı şirkete verildiği, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin, mal alımından ve ariyet malzemelerinden dolayı davalı şirkete borcu olmadığı, gayri maddi hak bedelinin iadesine ilişkin olarak davacı şirketin taahhütnameyi ihlal etmediği, gayri maddi hak bedeli iade şartlarının oluşmadığı, Yine alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirket tarafından 01.10.2010 tarihinden sözleşmenin bitiş tarihi olan 30.09.2015 tarihleri arasında toplam 3.207,62 ton beyaz ürün (benzin, motorin) aldığı, davalı şirketin 3.263 ton ürün teslim ettiğini beyan etmiş olması ve kesafet oranlarının iklim şartlarına göre değişiklik göstermesi nedeniyle; bayilik süreci içerisinde davacı şirketin aldığı beyaz ürün miktarının 3.263 ton olduğu, taahhüt edilen 8.500 ton akaryakıt alımının gerçekleşmediği, davacı şirketin (8.500-3.263=) 5.237 ton eksik beyaz ürün alımı yaptığı, davalı şirketin, süresi sonunda yenilenmeyen ve sona eren sözleşme uyarınca ilk dört yıl ihtirazi kayıt koymadan davacı şirkete akaryakıt satışı yapıldığı, sözleşme süresi içerisinde ihtarname keşide edilmediği, davalı şirketin, süresi sonunda yenilenmeyen ve sona eren sözleşme uyarınca ilk dört yıl ihtirazi kayıt koymadan davacı şirkete akaryakıt satışı yapıldığı, sözleşme süresi içerisinde ihtarname keşide edilmediği, bu süre içerisinde davalı tarafından beher sözleşme yılının sonunda eksik alınan ürün miktarları için ifaya ekli cezai şart koşunun talep edilmediğinden bu yıllara ilişkin cezai şart isteminde bulunamayacağı ancak son yıla ilişkin olarak cezai şartın koşullarının oluştuğunun kabulü gerektiği, davalı şirketin son sözleşme yılı (30.09.2014-30.09.2015 tarihleri arasında) dava tarihi itibariyle 56.569,20 $ (169,02311-TL) cezai şart isteminde bulunabileceği, teminat mektubunun sözleşme ve taahhütlerden doğan doğacak cezai şart veya tazminat alacaklarını kapsadığı, davacı şirketin sorumluluğunun devam ettiği, alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek ve davacının talepleriyle bağlı kalınarak teminat mektubunun iadesi şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece cezai şart koşularının oluştuğu gerekçesinin yerinde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıllık imzalandığını, intifa hakkının da bayilik sözleşmesinden 6 ay sonra tesis edilmesinin de davalının haksız eylemi olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmeye aykırı bir davranışı bulunmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı düzenlendiğini, davalı tarafından ilk yıldan itibaren henüz ifaya başlanmadan önce noterden ihtar çekilmeden ve çekince konulmadan mal alınmaya devam edildiğini, müvekkili şirketin hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle asgari alım taahhüdü ihlal edilen dönem sonrası mal verilmeye devam olunmuş ise önceki dönem yönünden asgari alım taahhüdünün ihlaline ilişkin cezai şart istenemez ise de süresi sonunda yenilenmeyen ve davacı tarafından feshedilen sözleşme nedeniyle son yıla ilişkin asgari alım taahhüdünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle cezai şart istenebilecek olmasına, teminat mektubunun sözleşme ve taahhütlerden doğan doğacak cezai şart veya tazminat alacaklarını kapsaması ve davalının cezai şart alacağı bulunması nedeniyle teminat mektubunun iadesi şartları oluşmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşme kapsamında alınan teminat mektubunun iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava konusu 03.04.2014 tarih MVV000603 no.lu 200.000,00 TL bedelli teminat mektubunun uzatılmış vade tarihi 30.10.2015 tarihidir. Yargılama esnasında davaya konu teminat mektubunun süresi dolduğu anlaşıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!