11. Hukuk Dairesi 2022/55 E. , 2023/3309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1184 Esas, 2021/1517 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacıya 14.07.2016 tarihli fiyat teklif formunun davacı tarafından imzalanarak taraflar arasında akdi ilişki kurulduğunu, davalı şirketin göndereceği 500 adet 75 cm X 1500 m ebat 25 micron kalınlıkta opak beyaz silaj strechi karşılığında müvekkili tarafından 112.500,00 TL'nin 18.07.2016 tarihinde müvekkili şirketin Vakıfbank kredi kartı hesabından 50.000,00 - 50.000,00 TL ve 12.500,00 TL olarak ödemeyi yaptığını,davalının sözleşme termin tarihi olan 15.08.2016 tarihine kadar sözleşme konusu malları teslim etmesi gerektiğini, davalı şirketin gönderilen ihtarnameye rağmen malları teslim etmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 05.08.2016 tarih ve 2016/5027 E. sayılı kararı ile kayyım atandığını, daha sonra Gaziantep 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2016/5555 D.İş sayılı kararı ile daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğini, davacı tarafça müvekkili adına ilamsız icra takibi başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, alacaklı görünen tarafla hukuki ilişkilerinin ihtilaflı olduğunu, takibe dayanak borç için alacaklı görünen şirketle mutabakat sağlanamadığını, bu sebeple takibe dayanak borcun gerçek bir borç olup olmadığı hususunun şüphe oluşturduğunu, müvekkili şirket TMSF'ye devredildiğinden incelemeler dolayısıyla borcun likit olmadığını, müvekkili şirketin TMSF tarafından denetlendiğini ve yönetildiğini, müvekkili şirket hakkında 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (678 sayılı KHK) 33 üncü maddesi gereğince Ticari ve İktisadi İdari Bütünlük kararı çıkarıldığını, denetim henüz bitmediğinden bu süre içerisinde bilgi ve belgelere sağlıklı ulaşılabilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen satım işleminde dosyada yer alan fiyat teklif formundan anlaşılacağı üzere davacı tarafça satım sözleşmesine konu bedelin davalı tarafa peşinen ödendiği fakat teslim tarihinin ödeme tarihinden ileri bir tarih olarak belirlendiği bu durumda satım işlemine konu malların teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, mahkemece 4 nolu celse 1 nolu ara karar uyarınca davalı tarafa davaya konu edilen satım sözleşmesine ilişkin malları teslim ettiğine dair delilleri ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen satıma konu malların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz edilemediğinin anlaşılması karşısında davaya konu asıl alacak miktarı olan 112.500,00 TL'ye davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarın tebliğinden 3 gün sonrası olan 29.08.2016 tarihinden icra takip tarihi olan 04.04.2017 tarihine kadar işleyecek ticari faiz ile birlikte toplam takibin 119.051,02 TL yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine ayrıca asıl alacak miktarı olan 112.500,00 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirkete Gaziantep 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 05.08.2016 tarih ve 2016/5027 D. İş sayılı kararı ile yeni kayyum atandığını, yine Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/5555 D.iş sayılı kararı ile daha önce atanan kayyımların görev ve yetkileri TMSF'ye devredildiğini, alacaklı görünen tarafla hukuki ilişkimiz ihtilaflı olup takibe dayanak borç için alacaklı görünen şirketle mutabakat sağlanamadığını, bu sebeple takibe dayanak borcun gerçek bir borç olup olmadığı şüpheli olduğunu, müvekkili şirket TMSF'ye devredildiğinden TMSF incelemesi dolayısıyla borcun likit olmadığını, müvekkili şirketin TMSF tarafından yönetilip denetlendiğini, denetim henüz bitmediğinden borcun likit olup olmadığı hususunun kesinleşmediğini, müvekkili şirket 678 sayılı KHK'nın 33 üncü maddesi gereği Ticari ve İktisadi Bütünlük kararı çıkarılmış olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davacı tarafça satım sözleşmesine konu bedelin davalı tarafa peşinen ödendiği, fakat teslim tarihinin ödeme tarihinden ileri bir tarih olarak belirlendiği, bu durumda satım işlemine konu malların teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafın satım sözleşmesine konu malları teslim ettiğini ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığı, davalı şirkete kayyım atanmış olması ve akabinde şirketin yönetiminin TMSF'ye devredilmesinin ve davalı şirket hakkında ticari ve iktisadi bütünlük kararı verilmesinin davalı şirketin borcunu ortadan kaldırılacak bir husus olmadığı, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanan mal tesliminin gerçekleşmediği iddiasıyla ödenen bedelin iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
22.12.2022 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 10731 nolu sayısında yapılan incelemede, davalı şirketin yargılama sırasında Maliye Hazinesi adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin hazineye intikali sonucunda şirketi temsilen hareket eden vekilin vekillik görevinin sona ereceği, ve davanın Maliye Hazinesine karşı yöneltilip yargılamaya devam edilmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle davalı şirketin dava tarihindeki ve yargılama sırasındaki hukuki durumunun Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan sorularak tespit edilerek toplanacak deliller neticesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!