WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5460 E.  ,  2024/1475 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1631 Esas, 2021/886 Karar
DAVALILAR : 1. ...
: 2. ...
: 3....
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/61 E.,2018/354 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirkete ait "101", "a 1001", "a101", "a-101 Alışverişin güler yüzü şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalıların, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “1001STİL+şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalı yanın markasının hiçbir ayırt edici vasfının, baskın unsurunun, orijinal niteliğinin bulunmadığını, davalı yan markası ile müvekkil markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının kullanılması durumunda müvekkilin tanınmışlığından kaynaklı olarak ekstra avantaj sağlayacağını, müvekkil markaları ile davalının başvuru markası yan yana geldiğinde seri marka imajının olacağını, davalı yanın başvuru markası ile müvekkilinin itiraza mesnet markalarının her açıdan birebir benzer olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2017-M-10127 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “1001STİL+şekil” ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarının kullanılacakları mal hizmetler açısından benzer olmalarına rağmen, karşılaştırılan işaretlerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmaması nedeniyle, markaların 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları, davalı şahısların başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, hükümsüzlük talebi açısından; davacı ve davalı markasının mal ve hizmet sınıfları açısından aynı/benzer mal/hizmetler bulunmasına rağmen davacının itiraza gerekçe olarak gösterdiği markalar ile davalının tescilli markasının benzer bulunmaması nedeni ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden eksik ve hatalı bulunan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, taraf marklarının benzer olduğunu, dava konusu markayı gören ortalama tüketicinin müvekkilinin itirazına mesnet markalarının serisi olarak algılayacağını ve müvekkili ile bağlantılı olduğunu düşüneceğini, davalı tarafça tescili istenen marka başvurusunun müvekkilinin piyasadaki bilinirliğinden ve tanınırlığından yararlanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılarak vekâlet ücretine hükmedilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''1001STİL+şekil'' ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "a 101", "a 1001" ve "c 1001" ibareli markalar arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/3512 Esas 2019/5571 Karar sayılı ilamıyla "1001mına" ibareli marka başvurusunun davacının "a 101" ve " a 1001" ibareli marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığının kabul edildiği, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacının itirazına mesnet marklarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili olmadığı, aynı tespitlere yer veren mahkemece benimsenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen yargılama sırasında vekille temsil olunan davalı Türk Patent ve Marka Kurumu yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik ve hatalı incelemeler içeren, itirazlarını karşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin markasıyla ayniyet derecesinde benzer olan davalı markasını gören tüketicinin bu markayı müvekkilinin seri markası olarak algılayabileceğini, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, müvekkili şirketin markasının özgünlüğü ve tanınmışlığı sebebiyle tüm mal ve hizmet sınıflarında korunması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.