WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5437 E.  ,  2024/1775 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1207 Esas, 2022/1054 Karar
DAVA TARİHİ : 08.05.2018
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2019/49 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "Odak Gözlük Optik Lens Saat Gıda İth. Mad. San. Tic. Ltd. Şti" unvanı ile çok uzun yıllardır İzmir'de faaliyet gösterdiğini, 2007/41046 ve 2011/114913 sayılı 07, 08, 09, 35 ve 40. sınıflarda "Odak Optik" marka tescilleri bulunduğunu, davalının Manisa'da perakende gözlük satım işiyle iştigal ettiğini, müvekkili ile arasında bayilik veya lisans sözleşmesi bulunmamasına rağmen müvekkili şirketin bayiisi intibaı oluşturacak şekilde "ODAK OPTİK" ve "mosODAK Optik" ibaresini işyerinde haksız ve yetkisiz olarak kullandığını, ticaret unvanında da "mosODAK optik-..." ibarelerine yer verdiğini, müvekkilinin gönderdiği ihtarnameden sonuç alınamaması üzerine Manisa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, davalının işyerinde "ODAK OPTİK" ibaresini tabelalarında, sipariş formlarında, yazar kasa fişlerinde ve resmi evraklarda kullandığının tespit edildiğini, tespit sonrası davalının gönderdiği cevabi ihtarnamede işyerinin tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm fatura ve kaşelerini, marka baskını sonrasında mosODAK olarak değiştirdiğini bildirdiğini, bu şekilde davalının ODAK ibaresini ön plana çıkartacak şekilde "mosODAK" adı altında markasal kullanıma devam ettiğini, müvekkili ile davalı aynı sektörde faaliyet gösterdiği için bu durumun iltibasa yol açtığını, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ibare bulunan emteaların üzerindeki markaların silinmesine, bu mümkün değilse imhasına, tecavüz teşkil eden ibarenin ticaret unvanından terkinine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işyerini açmadan önce Odak Optik isminin başka bir şirkete marka olarak tescil edildiğini bilmeden kullandığını, aynı iş yerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığını, işyerini tabelasını, vergi kayıtlarını ve işyerinde kullanmakta olduğu tüm fatura ve kaşelerin MOSODAK OPTİK olarak değiştirdiğini, ayrıca bu ismi almak amacıyla TPE'de tescil başvurusunda bulunduğunu belirttiğini, işletmeyi 25.09.2016 tarihinde satın aldığınında ticari işletmenin adının Odak Optik olarak ticaret siciline kayıtlı olduğunu, Odak Optik ibaresini sadece işletme unvanı olarak kullandığını, davacının İzmir'de, kendisinin ise Manisa'da faaliyet gösterdiği için hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davacının maddi zararı oluştuğuna dair bir delil sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bir takım evraklarında; sipariş formlarında, yazar kasa fişinde, optisyenlik ruhsatnamesinde "ODAK OPTİK" ibaresini markasal kullandığı, binasının dış cephesinde "odak optik" ibaresinin belirgin bir şekilde yer aldığı, bu tespitin üzerine davacı tarafından marka sahipliğine dayanan uyarı yapıldığı ve tebliğ üzerine davalının "mos odak" şeklindeki kullanıma döndüğü, 2018/14 D.iş dosyasında alınan rapordan ihlale ilişkin bulgular bulunduğu, bilirkişinin fiili ''odak optik'' işletme adı kullanımını tabela, camekan, sipariş evrakı, optisyen ruhsatı, satış fişi üzerinde tespit ettiği, bundan ayrı muhasıp ve marka uzmanı bilirkişi görevlendirilerek rapor alındığı, davalının hukuka aykırı, marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan kullanımları değerlendirilerek, davacının tercih ettiği yönteme göre, 19.01.2018 ihtarname tarihinden başlayarak dava tarihine kadar geçen dönem bakımından, davalı firmanın haksız kullanımı olmasaydı, davacının elde edeceği kâr, tarafların coğrafi konumları, eylemlerin boyutları ve sonuçları dikkate alınarak hesaplandığı, ihtarname tarihi ile davanın açıldığı 08.05.2018 tarihleri arasında kalan haksız kullanım hesap dönemi bakımından 5.892,43 TL kar kaybı olduğu, her ne kadar davalı ihtar üzerine kullanımını ''mosodak optik" değiştirdiğini belirterek itirazda bulunmuşsa da haksız kullanımın etkilerinin bir anda ortadan yok olmayacağı, bir süre devam edeceği, mali anlamda dava tarihine kadar haksız eylemin sonuçlarının süreceği, dolayısıyla, hesaplanan zararın kayıt dışı ticari faaliyet alışkanlıklarının da dikkate alınması suretiyle dosya kapsamına uygun olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51 inci, 52 nci maddeleri kapsamında taraf menfaat dengelerine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının "odak optik" ibaresini ayırt edici olmayan eklerle birlikte veya yalnız kullanmasını marka hakkına tecavüz, haksız rekabet oluşturduğunu tespitine, markasallık arz eden "odak optik" ibarelerinin tabela, camekan, sipariş evrakı, satış fişi, optisyenlik ruhsatı belgelerinden çıkartılmasına, kaldırılmasına, silinmesine, 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Odak Optik ismini, başka bir firma tarafından tescil edildiğini bilmeden sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, 07.03.2018 tarihli cevabi ihtarname ile müvekkilince davacıya bu durumun bildirildiğini, işyerinde Odak Optik markalı eşya bulunmadığının beyan edildiğini, müvekkiline ait iş yerinin tabelası, vergi kayıtları, iş yerinde kullanılan tüm fatura ve kaşelerin Mosodak Optik olarak değiştirildiğini, yapılan delil tespitinde hiçbir gözlük üzerinde Odak Optik ibaresi bulunmadığını, davacının İzmir ilinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise Manisa ilinde iştigal ettiğini, müvekkilinin Odak Optik ibaresini sadece ticaret unvanı olarak kullandığını, hiçbir reklam, tanıtım faaliyetinin mevcut olmadığı için davacının zarara uğramadığını, bilirkişi raporunun mahallinde inceleme yapılmadan delil tespiti raporuna göre dosya üzerinden hazırlandığını, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında ticari defter, emsal lisans sözleşmeleri incelenmesi ve kazanç ya da gelir kayıplarının hesaplanması gerektiğini, 28.11.2018 tarihli raporda sadece 2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi baz alınarak kâr kaybı miktarı belirlendiğini, dava dilekçesinde yoksun kalınan kazanç bakımından zarar tespitine dayalı seçimlik hakkın belirlenmesine rağmen bilirkişilerce bu seçimlik hak doğrultusunda bir inceleme yapılmadan tamamen talep dışı kriterler kullanılarak kar kaybı hesabı yapıldığını, davalı adına üç işletme bulunduğunu, üç işletmenin tamamı müvekkilinin şahsı üzerine kayıtlı tek bir vergi numarasına tabi olduğundan bilirkişi raporuna esas alınan 2. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi de bu 3 işletmenin karı olarak tespit ettiğini, müvvekkilinin Odak Optik isimli ibareyi kullanmayı TÜRKPATENT'e başvuru tarihi olan 05.02.2018 tarihi itibari ile bırakıldığını, aynı tarihte cevap dilekçesinde de sundukları görüntülerle işyerinde mevcut tüm Odak Optik ibareleri kaldırıldığını, yapılan hesaplamanın bitiş tarihinin hatalı alındığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hüküm altına alınan 1.000,00 TL maddi tazminatın tecavüzün niteliğine, süresine, kapsamına göre makul bulunduğu, bakiye maddi tazminat isteminin ileride açılacak tazminat davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, ticaret unvanının terkini ve maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi.

3. 6098 sayılı Kanun'un 51 inci ve 52 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.