11. Hukuk Dairesi 2022/5397 E. , 2024/1711 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1194 Esas, 2022/967 Karar
Avukat ...
DAVALILAR :1.Ankara ... Kapitone Sanayi ve Tic. A.Ş.
2....
3.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/580 E., 2019/981 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 31.03.2017 tarihli kredi genel sözleşmesini diğer davalıların kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalı borçlulara keşide edilen Beşiktaş 26. Noterliğinin 12.07.2018 tarihli ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlular tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini
talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi vermemiş olup, yargılama sırasında vekaletnameli vekilleri davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının tetkikinde kredi sözleşmesinde imzaları bulunan müteselsil kefil davalıların, asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçluya tebliğ edildiği, bu kapsamda sözleşme tarihi itibari ile müteselsil kefalet koşullarının oluştuğu, keza asıl borçlu yanında müteselsil kefiller hakkında takip yapılabileceği, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan ticari kredi kapsamında ödenmeyen alacağın bulunduğu, müteselsil kefil davalıların ödenmeyen kredi borcundan kefalet limiti oranında ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumlu oldukları anlaşılmakla bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle hesaplama yapılmak sureti ile tespit edilen ödenmemiş olan ticari krediye ilişkin asıl alacak, işlemiş faiz ve % 5 gider vergisi esas alınarak ve kredi garanti fonu (KGF) kapsamında kullanılan krediler nedeniyle davacının takip hakkının bulunduğu gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile icra takip dosyasına davalıların itirazının 3.022.469,48 TL asıl alacak, 538.291,05 TL akdi faiz, 57.140,97 TL temerrüt faizi, 7.302,12 TL vergi, 904,79 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 3.626.108,41 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, toplam alacağın %20'si oranındaki 725.221,68 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının alacağı hesaplanırken, asıl alacak, anapara hesaplamalarının eksik ve hatalı yapıldığını, ayrıca kredi genel sözleşmeleri ve ilgili müvekkil bankanın faiz genelgeleri uyarınca akdi faizin %30 olarak kabul edilmesi gerekirken, akdi faiz oranının bilirkişi tarafından 6500070524 nolu risk için %14,04 şeklinde baz alınarak hesaplama yapıldığı tespit edilmiş olmakla bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, akdi faizin hesaplamasındaki 16 puanlık eksiklik, hem akdi faizin hem de temerrüt faizinin de eksik hesaplanmasına sebebiyet verdiğini, bu itibarla da toplam alacak rakamının eksik hesaplandığını, işlemiş akdi faizin ana paraya eklenerek, yerleşik Yargıtay kararları, kanun ve genel kredi sözleşme hükümleri gereğince temerrüt faizi işletme hakları bulunmakla birlikte bu meblağa işleyecek faizin tamamen hesaplama dışı bırakılmış olduğunu, taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmeleri gereğince firma risklerinin kat edildiği tarihten itibaren işletilmesi gereken akdi ve temerrüt faiz tutarı ile ferilerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işlemlerinden kaynaklı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!