11. Hukuk Dairesi 2022/5396 E. , 2024/2021 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/846 Esas, 2022/630 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/244 E., 2019/962 K.
Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu’nun 20 nci maddesi ile özelleştirme idaresine devredilen kamu iktisadi teşebbüslerinin anonim şirkete dönüştürüldüğünü, müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, özelleştirmeye ilişkin sürecin 28.06.2013 tarihinde tamamlandığını, Kağızman Bayam (Şahindere) mevkiinde 104 ada, 16 ve 12 parselde bulunan kayıtlı taşınmaza davalı tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın ve irtifak hakkı tesis edilmeksizin 1990 yılında el atıldığından açılan tazminat davasında, Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/368 E., 2014/314 K. sayılı kararıyla tazminata karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, Kağızman İcra Müdürlüğünün 2017/13 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, 22.02.2017 tarihinde toplam 151.764,14 TL ödendiğini, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereği davalının ödenen tazminat bedelinden sorumlu olduğunu, dava konusu olayın 24.07.2006 tarihli İHDS’nden önceki tarihli olduğunu, İHDS’nin 7.1 maddesine göre davalının sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 13.02.2019 tarihli dilekçe ile davayı 151.764,14 TL üzerinden ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamamaşımına uğradığını, TEDAŞ ile Elektrik Dağıtım A.Ş.’leri arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanan İHDS’nin 18.6 maddesine göre TEDAŞ’ın sorumluluğunun bulunmadığını, ihale şartnamesinin 22 nci maddesinin (d) bendine göre hisselerin devrinden sonra herhangi bir hukuki nedene dayalı olarak TEDAŞ’tan talepte bulunulamayacağını, (f) ve (p) bentlerine göre alıcının sorumlu olduğunu, hisse satış sözleşmesinin 9/3 ve 9/4 maddelerine göre de alıcının sorumlu olacağını, davacının İHDS’nin 18.6 maddesi uyarınca davacının TEDAŞ’tan bir talepte bulunamayacağını, taşınmaza el atma tarihinin belirlenmesi gerektiğini ayrıca tapu kaydında tescil işleminin kimin adına yapıldığı hususunun önem arz ettiğini, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının Mahkeme ilamına istinaden icra dosyasına ödemek zorunda kaldığı tutarın davalının faaliyet dönemindeki işlerden kaynaklandığı, üçüncü kişi tarafından açılan davanın davalıya ihbar edildiği, davacının, İHDS'nin 7 nci maddesi gereğince yaptığı ödemeyi rücuen davalıdan talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 151.764,14 TL alacağın ödeme tarihi olan 22.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, rücu davasına dayanak Mahkeme kararında bahsi geçen alacağın TEDAŞ'a bırakılan alacaklardan olmadığını, dayanak davanın davacısının sözleşmenin 7 nci maddesi kapsamında üçüncü kişi sayılamayacağını, İHDS ile ihale şartnamesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, ödemelerin müvekkili kurum tarafından yapılmış olması halinde mükerrer ödemenin söz konusu olacağını, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemlerinin kesinleştiğini, müvekkili kurumdan herhangi bir hak talep edilemeyeceğini, müvekkili kurumun icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, dayanak dava davacı tarafından sözleşmenin 7.2 maddesi gereği müvekkiline bildirilmediğinden faiz ve icra dosyasına ödenen giderlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dayanak Mahkeme ilamında alacağa yasal faiz ödenmesine karar verildiği halde Mahkemece avans faizine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yapılan ödeme İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısının bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 ncı maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, alacak taraflar arasında imzalanan İHDS'ye dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olduğu, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 125 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!