WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5343 E.  ,  2024/1774 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/201 Esas, 2022/795 Karar
DAVA TARİHİ : 09.04.2015
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/785 E., 2019/528 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 28.04.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli ürün bazında yetkili dağıtıcılık sözleşmesinin davalı şirket tarafından 18 Mart 2014 tarihli ihtarname ile süre sonunda feshedildiğini, ürün bazında yetkili dağıtıcılık sözleşmesinin feshinden sonra, davacı tarafından ihtarnamesi keşide edilerek hukuki ilişkinin sona ermesi nedeni ile fatura alacakları, avans ödemeleri ve hizmet bedeli olmak üzere üç kalemden oluşan davacı alacaklarının ödenmesinin ihtar olunduğunu, davalının borçlarının bulunmadığını bildirdiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında bir çerçeve sözleşme olmadan satım ilişkisinin devam ettirildiğini, davacının, talep ettiği şekliyle davalı şirketten bir alacağının olmadığını, hatta bu tarih itibariyle davacının, müvekkiline 266.533,63 TL borcu olduğunu, davacının ürün karşılığı gönderdiği ve davalıdan satın aldığı ve halen davalının deposunda bulunan 1036 adet Verifone marka Vx675 model yeni nesil yazarkasanın mülkiyetine sahip olduğu, davacının kendisine gönderilen bu ürünleri almayarak temerrüde düştüğünü belirterek davalının deposunda bulunan davacıya ait, 1036 adet Verifone marka Vx675 model yeni nesil yazarkasa için anılan ürünler için tevdii mahalli belirlenmesini veya ürünlerin davacı nam ve hesabına satışı için müvekkiline yetki verilmesini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olmakla yetki itirazının reddinin gerektiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 7 adet faturanın her iki tarafın usulüne uygun tutulduğu tespit edilen ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalar nedeniyle davalının davacıdan 572.818,44 TL alacağının bulunduğu, takibe konu edilen diğer bir kalem olan 752.182,00 TL avans ödemesinin de her iki tarafın ticari defterlerine davacı alacağı olarak kaydedildiği, sözleşmenin feshi tarihinden sonraki bu avans ödemelerine ilişkin davacı tarafından sipariş yapıldığına dair sözleşme gibi bir ispat vasıtası sunulmadığı, davalı tarafından 18.12.2014 tarihinde davacı adına düzenlenen faturaların ve yazar kasa ürününün davacı tarafından davalıya iade edildiği, bunun üzerine davalı tarafından aynı miktarlarda iade faturası tanzim edilerek kendi ticari defterlerine kaydettiği, bu kapsamda davacı tarafından yapılan iadenin davalı tarafından kabul edildiği, davalının davacı alacaklının temerrüdüne ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, bu kapsamda davacının 752.182,00 TL avansın iadesini talep edebileceği, takip tarihi itibariyle her iki yan ticari defter kayıtları ile teyit edildiği üzere davacının davalıdan 1.323.864,36 TL alacaklı olup, her ne kadar dava tarihi itibariyle her iki yan ticari defterlerinde davacı alacağı azalmış ise de bu azalmanın davalı ödemesinden değil davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, takipte talep edilen bir diğer kalem olan hizmet bedelinin faturaya bağlanmadığı, bu hizmet bedelinin istenebilir olduğuna ilişkin ispata yarar bir delil sunulmadığı, 87.933,60 TL hizmet bedeli yönünden kanıtlanamayan davanın reddinin, faturalara dayalı alacak ile avans ödemesine ilişkin kanıtlanan davacı alacağı yönünden davanın kısmen kabulünün gerektiği, davacı tarafından keşide edilen ihtarname gereğince temerrüt tarihi 22.12.2014 ise de ödeme emrinde temerrüt tarihi 23.12.2014 olarak kabul edildiğinden bu tarihten 12.03.2015 takip tarihine kadar yıllık 10,50 avans faiz oranı ve 79 gün esas alınmak suretiyle fatura alacaklarına ilişkin temerrüt faizi 12.902,23 TL, avans ödemesine ilişkin temerrüt faizi 17.183,94 TL hesaplandığı, fatura alacaklarına ilişkin temerrüt faizinin de ödeme emrindeki taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2015/5176 E. sayılı takibe davalı itirazının toplam 1.352.991,79 TL üzerinden iptali ile 1.323.864,24 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranında avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, %20 icra inkâr tazminatı olan 270.598,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 87.933,60 TL hizmet bedeli alacağının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili yer mahkemesinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazının reddi kararının yerinde görülmediğini, herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamasına veya sözleşme ilişkisi bitmiş olmasına rağmen, yurtdışından ürün ithal eden bir şirkete sürekli olarak ürün açıklaması da yaparak para gönderen, gelen ürünleri sözleşme var ya da yok sorgulaması yapmadan kabul eden davacının modelini belirterek ve bedelini ödeyerek ithal ettirdiği ürünleri almaktan vazgeçtiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, oluşturduğu hukuki görünümü ve güveni kötüye kullandığının ispatı olduğunu, bilirkişilerin hukuka uygun olmayan değerlendirmelerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davaya ve takibe konu yedi adet fatura ve avans ödemelerinin her iki tarafında ticari defter kayıtlarına işlendiğinin ve avans ödemesinin de bedelsiz kaldığının anlaşılmış bulunmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamış, buna ek olarak davacı vekilinin istinaf talebi hakkında karar verilmediğini, gerekçe ve hüküm çelişkisi oluşturacağını, alacak likit olmadığı halde icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusu hakkında hüküm kurulmadığını, hizmet bedeli talebinin kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; taraflar arasındaki yetkili dağıtıcılık sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura alacağı, avans ödemesi ve hizmet bedelinin tahsili yönünden girişilen takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflara tebliği üzerine, davacı ve davalı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde davalı vekilinin istinaf talebi incelerek, istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiş fakat davacı vekilinin istinaf itirazları hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Tarafların istinaf talepleri birlikte incelenerek değerlendirilip karar verilmesi gerekirken yalnız davalı tarafın istinaf talebinin incelenerek karar verilmesi usule aykırı olup kararın anılan bu eksiklik nedeni ile bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.