11. Hukuk Dairesi 2022/5248 E. , 2023/5194 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 Esas, 2022/380 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkom Elek. Tic. Ltd. Şti.'nin 2008 yılında davalı bankadan kullandığı kredi için verilen teminat mektubu ile ilgili olarak müvekkilinin azami 40.000,00 TL’ye kadar kefalet beyanında bulunduğunu, kredi borçlusu Türkom Elek. Tic. Ltd. Şti.'nin kredi kartı ve çek karneleri ile ilgili borçları nedeniyle hesap kat edilip asıl borçlu ile birlikte müvekkiline de ihtar gönderildiğini, ihtara konu alacak kalemleri kefaletten önce gerçekleşen borçlar olup kefalet kapsamında bulunmadığını, bankanın bloke işleminin haksız olduğunu ileri sürerek bloke edilen 40.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesinin 33.1 ve 41.1 maddeleri uyarınca müvekkili bankanın kredi borçlusu ve kefil olan davacının hesapları üzerinde rehin/hapis hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 04.06.2018 tarih, 2016/292 E. ve 2018/694 K. sayılı kararı ile davacı kefilin imza attığı sözleşmenin, davacı kefilin imzasının bulunmadığı diğer çek taahhütnamesi, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi, 21.03.2007 tarih ve 03.07.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerini kapsamadığı, davacı kefilin imzasının bulunduğu ve sorumlu tutulduğu 5.349,93 TL dışında sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.650,17 TL'sinin 28.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa verilmesine karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Son Bozma Kararı
Dairemizin 23.06.2020 tarih, 2019/4731 E. ve 2020/3125 K. sayılı kararıyla davacının imzasının bulunduğu 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşme hükümleri gereğince davalı bankanın daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş olduğu sözleşmelerden doğmuş alacaklarını kefilden de talep edebileceği, davacı kefilin imzasının bulunduğu sözleşmedeki hükümlere dair bu hususlar nazara alınmaksızın eksik incelemeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 41.1 maddesi uyarınca sözleşmede kefil sıfatıyla taraf olan davacının bankaya karşı tüm mevcut ve muaccel borçlardan sorumlu olacağı, 50 nci maddesi ile de sözleşmeye taraf olan davadışı şirketin daha önce davalı bankanın şubeleri arasında akdetmiş olduğu genel kredi sözleşmeleri ile diğer kredi sözleşmelerinin ve özel nitelikteki tüm taahhütnamelerin sözleşmenin eki olduğu, bankanın 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin 50 ve 51 inci maddeleri gereğince daha önce dava dışı asıl borçlu şirketle akdetmiş olduğu sözleşmelerden doğmuş olan alacaklarını kefilden de talep edebileceği, davacı açısından sözleşmenin tüm maddeleri açısından bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmelerinden doğan borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, bu eski tarihli sözleşmelerin müvekkilinin imzaladığı sözleşmede açıkça belirtilmediğini, kefalet neden ve miktarının belirli olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kefalet ilişkisinden kaynaklanan blokenin kaldırılarak bloke edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci madde ve devamı hükümleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!