11. Hukuk Dairesi 2022/5161 E. , 2024/1634 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/394 Esas, 2022/1129 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALILAR : 1....
2.Medyanet İnternet Hizmetleri Yayıncılık ve Ticaret Limited Şirketi vekilleri Avukat ...
DAVALI-KARŞI DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/475 E., 2019/37 K.
Taraflar arasındaki tazminat asıl, marka hükümsüzlüğü karşı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davacı karşı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davacı karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ün ... yıllardır Yüz Yüze ibareli programları icra ettiğini, 2008/27506 numaralı ... ile Yüzyüze ibareli markanın davacı şirket, 2012/88726 numaralı Yüz Yüze ibareli markanın ise davacı ... adına tescil edildiğini, markanın tescil edildiğini, davacı şirkete ait ...'le Yüz Yüze markalarına davalı yanca Eylül 2016 tarihinde 14 bölümlük YÜZ YÜZE isimli televizyon programı yoluyla tecavüzde bulunulduğunu ileri sürülerek davalı yanca yapılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, üç kat tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde; ibarenin müvekkili şirket tarafından ilk olarak 2008 yılında kullanıldığını, davacının markasını tescil tarihinin ise 2012 yılı olduğunu, bu ibareye müvekkilinin ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek 2012/88726 no.lu davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Yüz Yüze markasının ilk kez kullanılmasının davacıların tescilinden çok önce müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, 2008-2009-2010 yıllarında NTV kanalında "Yüz Yüze" "Bayramda Yüz Yüze" adlarıyla aynı içerikte program yapıldığını, davacı ... kişinin tescil tarihinin ise 2012 olduğunu, davacının sunucu olarak yer aldığı ...'le Yüz Yüze isimli programın müvekkili ile aynı grupta yer ... STAR TV kanalında 2013-2014 sezonunda yayınlandığını, davacının önceki programlara dava açmadığını, aynı grubun başka bir TV kanalıyla ticari ilişkiye girdiğini, 2016 yılında yayınlanan programa karşı dava açtığını, davacıların tescil ettiği markalar sözcük markası olmasına karşın müvekkili şirketin programında kullandığı ibare sözcük+şekil biçiminde olduğunu, ...'ün tescil ettirmiş olduğu ibareyi ... başına kullanmadığını, her daim kendi adı ile birleştirmek suretiyle kullandığını, davalının böyle bir kullanımının bulunmadığını, yüz yüze ibaresinin jenerik bir isim olup ... ve orijinal olmadığından ayırt edici bir vasfı bulunmadığını, sohbet programında böyle bir ibarenin kullanılması, ibarenin zayıf niteliği karşısında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak nitelikte de bulunmadığını savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davacının cevabında müvekkilinin kullanımından haberdar olduklarına dair beyanı bulunduğunu, sekiz yıl sessiz kaldıktan sonra bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirkete ait markanın esas unsurunun isim olduğu, davacı tarafın "...'le Yüz Yüze" markasının tescilli olduğu haliyle kullanıldığını ispat edemediği, "yüz yüze" ibaresinin halka mal olmuş ve günlük konuşma diline girmiş bir ibare olduğu, zayıf marka olarak kabul edilmesi ve koruma kapsamının dar tutulması gerektiği, dosya kapsamında davacı tarafın yüz yüze markasını maruf ve meşhur hali getirdiğini ispata yarar belgenin bulunmadığı, bu tür program ve açık oturumların yüz yüze yapılmasının işin doğası gereği olduğundan anılan ibarenin marka olarak tescilinin mümkün bulunmadığı, her nasılsa tescil edilmiş ise zayıf marka olarak tescil sahibine koruma sağlamayacağı ve tazminat hakkı vermeyeceği, ibarenin radyo, TV, programcılık, şiir, şarkı sözü gibi sanatsal alanlarda kullanıldığı gibi, bu ibarelere ekler yapılarak ticari hayatta tescilli tescilsiz bir çok kullanımının bilindiği, toplumda günlük dilde topluma mal olmuş ve toplum belleğinde önemli yer tutan, herhangi bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün görülemeyeceği bir ibare olan ibarenin karşı davalı yanca kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı da ispat edilmediği, karşı davanın tescilden sonra 5 yıl geçmeden süresi içinde açıldığı, asıl davalının hükümsüzlüğünün talep edildiği Yüz Yüze ibaresi 38 ve 41. sınıflar yönünden ... kişinin tekeline verildiğinde olumsuz sonuçlara yol açacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davalı adına 2012/88726 no ile tescilli Yüz Yüze markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davacılar karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davacılar-karşı davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait markadaki tüm kelimelerin esas unsur olduğunu, emsal dosya kararının dikkate alınmadığını, davalının davacı kullanımından haberdar olduğuna dair beyanı bulunduğunu ve kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davanın süresinde açıldığı, karşı davaya ilişkin başkaca istinaf nedeni bulunmadığı, asıl davada davacının karşı davaya konu markadan faydalanamayacağı, davacılara ait diğer tescilli markanın ise zayıf marka olduğu, her somut olayın kendi özelinde değerlendirileceği gerekçesiyle asıl davacılar karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davacılar karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davacılar karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu, karşı davanın ... açısından karara bağlanması gerektiğini, mutlak ret sebeplerine dayanılarak talebin aşıldığını, yine emsal dosyaya ilişkin dayanak markanın işbu dosya kapsamındaki dayanak marka ile aynı olduğunu beyan ... istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, marka hakkında tecavüz nedeniyle tazminat, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 ... maddesi.
3. Değerlendirme
A.Asıl Dava
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B.Karşı Dava
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karşı davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Karşı davada davacı vekili, karşı davalı ... kişi adına tescilli olan 2012/88726 numaralı markanın hükümsüzlüğünü istediği, ancak karşı davasını asıl davada davacı olan şirkete de yönelttiği tespit edilmiştir. İşbu karşı davada dava konusu markanın maliki olmayan şirkete husumet düşmeyeceğinden anılan davalı bakımından husumetten reddine karar verilmesi gerekirken her iki karşı davalıyı da kapsar biçimde kabul hükmü verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A.Asıl Davanın
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
B.Karşı Davanın
1.Karşı davalılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamı ve Dairemizce verilen bozma ilamının içeriği nazara alındığında usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiğini düşündüğümden ... çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayım.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!