WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5160 E.  ,  2024/1405 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/475 Esas, 2022/848 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/26 E., 2019/1041 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak teşkil eden bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, taraflar arasından alacak borç ilişkisi doğuracak herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bononun arka yüzünde "Bu senet eşimi terk ettiysem geçerlidir. Terk etmezsem geçerli değildir" şeklinde bir ibare bulunduğunu, bu ibarenin ahlaka aykırı olduğunu kambiyo senedini geçersiz hale getirdiğini, bonoda para birimi yazıyla "50 bin yürü" şeklinde ifade edildiğini, böyle bir para birimi olmadığını, söz konusu bononun davacıdan tehditle alındığını ileri sürerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibinin iptali için açılan davanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2017/1124 E., 2017/1525 K., sayılı kararı ile "... Senedin şarta bağlı olup kambiyo vasfında bulunmadığına ilişkin itirazın senet metninden anlaşılan itirazlardan olması nedeniyle davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülmese de yargılama sırasında bu husus ileri sürüldüğünden mahkemece değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından bu yönde değerleme yapılarak senet incelendiğinde kayıtsız şartsız ödeme vaadini içermesi gereken senedin arkasına yazılı şartın kambiyo vasfını ortadan kaldırdığı, bu haliyle dayanak senede göre , kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçilmesinin İİK 170-A maddesi gereği mümkün olmadığı..." gerekçesi ile İlk Derece Mahkeme kararını kaldırdığı, kararının Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/8948 E. 2018/12559 K. sayılı kararı ile 29.11.2018 tarihinde onandığının görüldüğü, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777 nci maddesinde ise, bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlandığı, kesinleşmiş mahkeme kararından davaya konu bononun kambiyo vasfı olmadığı anlaşıldığı, davalı her ne kadar bononun verme sebebi olarak 31.10.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında "arabalarımı verdim, 10.000 Dolar para verdim davacı ile ceza dosyalarımız mevcuttur, kendisi ceza dosyasında şikayetten vazgeçme için bana bu senedi düzenledi" savunmaları karşısında, bononun ceza davasından vazgeçme karşılığımı düzenlendiği, araç alım satımı sonucumu düzenlendiği ya da elden nakit para verilmesi karşılığımı düzenlendiği hususlarında delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin 03.11.2017 tarihli dilekçede göstermiş oldukları itiraz ve delilleri dikkate almadan hüküm kurduğunu, kararın bu sebeple bozulması gerektiğini, senet arkasındaki kaydın tek başına senedin bono vasfını ortadan kaldırmadığını sadece hukuka aykırı bu şartın geçersiz olduğunu, kaydın yok sayılması durumunda senedin kalan kısmı itibariyle halen kambiyo senedi niteliği taşıyorsa senedin şeklen geçerli olduğunu, yine davacının bu senedi müvekkiline verirken arka yüze kayıt düştüğünü söylemediğini, ön yüzü yukarı gelecek şekilde senedi ikiye katlayarak müvekkiline verdiğini, bu durumun hileli davranış olduğunu, hukukun bu durumu korumaması gerektiğini, davacının müvekkilinden çeşitli işlerinde kullanacağını ve kar payı vereceğini söyleyerek paralar aldığını, yine müvekkilinden aldığı vekâlete dayanarak müvekkiline ait araçları 3 üncü kişilere devrettiğini ve aldığı araç paralarını müvekkiline ödemediğini, davacının bu borçları için ilk olarak 20.04.2012 tarihli 10.000,00 TL bedelli senedi verdiğini, daha sonra da 20.04.2014 düzenleme tarihli 14.09.2012, 15.10.2012 ve 15.11.2012 vade tarihli senetleri verdiğini, bu senetler de ödenmeyince takip başlattıklarını, davacının suç duyurusunda bulunduğunu, daha sonra müvekkili ile barışma yoluna gittiğini ve takipsizlik kararı verildiğini, akabinde müvekkilinin takibe koyduğu senetleri icra dosyasından çekerek davacıya teslim ettiğini, takibe konulan bu senetler ile sair alacakları karşılığında davacıdan 50.000,00 euro bedelli senet aldığını, bu takası davacının rızası ile fotoğrafladığını, fotoğrafların da Mahkemeye ibraz edildiğini, yani senedin rıza ile verildiğini, baskı ve şantajın olmadığını, buna göre davacının borcunun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 776 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde uyarınca bononun kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, bu unsur bononun zorunlu unsurlarından olduğu, somut olayda takip ve dava konusu senedin arka yüzünde "bu senede eşimi terk ettiğim zaman geçerlidir terk etmediğim geçerli değildir" şeklinde ibare bulunduğu ve imzalandığı görüldüğü, söz konusu bu ibare takip ve dava konusu senedin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırdığı, senet arkasındaki bu ibarenin ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olduğu anlaşıldığından bononun bu haliyle geçersiz olduğu, davanın bu gerekçe ile kabulü gerekirken dava konusu bononun kambiyo senedi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle kabulü doğru olmadığı, karar sonuç itibariyle doğru bulunduğundan gerekçedeki kısmi yanlışlığa değinilmekle yetinildiği, somut olayda davalının takibinde kötü niyetli olduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.