WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5157 E.  ,  2024/1360 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1016 Esas, 2022/1275 Karar
DAVACILAR :1.Likitgaz Dağıtım ve Endüstri A.Ş.
2.Dmirören Yatırım Holding A.Ş. vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/766 E., 2019/376 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin mülkiyeti ve kullanım hakkı kendilerine ait ve usulüne uygun tescil edilmiş Likitgaz ve Milangaz markaları ile Türkiye geneline yayılmış bayilikleri vasıtasıyla, halk arasında mutfakgazı olarakta bilinen Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG) dağıtım ve tevzi iştigali yaptıklarını, LPG'nin pazarlanması ve tüketicinin kullanımına sunulmasının, tüp olarak tabir edilen ve TS 55 standırdında imal edilen kaplar vasıtası ile yapıldığını, TS 55 ve TS 2178 standardı gereği, kendi markalarını taşıyan ve mülkiyeti marka sahibi firmaya ait olan tüplerin depozito mukabili bayi ve abonelere verildiğini, müvekkili şirketin kendi bayileri arasında bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, tüm LPG sektöründe aynı hususların cari olduğunu, müvekkili şirketlerin bizzat kendi bayilerinin dahi tüpler üzerinde, abonelere LPG dağıtımı amacı ile kullanmak dışında herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, markalı tüplerin ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elde bulundurulmasının haksız rekabet teşkil edeceğini, müvekkili şirketler ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan, davalı şirketin hurdacılık işi ile iştigal ettğini ve müvekkili şirketlerin markalı tüplerini sirkülasyondan çıkarıp ezmek suretiyle imha ettiğini, müvekkillerinin Konya Valiliği İl Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğüne şikayetleri üzerine yapılan tespitte, 31 adet Milangaz marka 12 kg'luk boş mutfak (ev) tüpü, 41 adet Likitgaz markalı 12 kg'luk boş mutfak (ev) tüpü olmak üzere davalı işyerinde müvekkillerine ait toplam 72 adet tüplerin tespit edildiğini, davalı yanın müvekkili şirketlere ait tüpleri piyasadan topladığını ve tüketici nezdinde maruf ve meşhur olan müvekkili şirketlerin markasını taşıyan tüpleri ticari faaliyetine konu etttiğini, hatta faaliyet konusu dikkate alındığında imha ederek hurdaya dönüştürdüğünü, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ederek müvekkillerine zarar verdiğini, müvekkili şirketlerin sermaye kaybına, abone ve kar kaybına uğradığını, ticari itibar kaybına uğrayarak marka ve imajlarının zedelendiğini, yetkisiz kişilerin elindeki tüplerin halkın ... ve mal emniyetini tehdit ettiğini iddia ederek, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, mülkiyeti müvekkillerine ait olan tüplerin dava sonunda ayrı ayrı müvekillerine teslimine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, kar yoksunluğu sebebiyle Milangaz için 500,00 TL, Likitgaz için 500,00 TL olmak üzere 1.000,00 TL maddi, Milangaz için 10.000,00 TL, Likitgaz için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanarak tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili açısından husumetten reddi gerektiğini, dava konusu tüpleri Kongaz Petrol Ürünleri Paz. San. Tic.AŞ'den faturalı ve içi boş olarak aldıklarını, davanın Kongaz Petrol Ürünleri Paz. San. ve Tic. A.Ş.'ye açılması gerektiğini, müvekkilinin davacılara karşı haksız rekabet teşkil edecek bir tutumunun olmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen bayilik sözleşmesinin davacılarla bayileri arasında akdedildiğini, sözleşme yükümlülüklerinin bayilere ait olduğunu, hurdacılıkla iştigal eden müvekkili şirketin davacılarla bayileri arasında akdedilen sözleşmeden mesul tutulmasının hakkaniyete ve ... hukuk prensiplerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin eylemlerinin marka hakkına tecavüz sayılabilecek bir eylem olmadığını, müvekkili şirketin bahsi geçen tüpleri takas ya da satışa konu etme eylemlerinde bulunmadığını, bahse konu tüplerin bulunduğu iddia edilen tarihten sadece bir gün önce Kongaz'dan satın alındığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisine alınan ... ve Şehircilik Bakanlığınca gönderilen müzekkere cevabına göre davalının lisanslı/... işleme faaliyet belgeli olarak faaliyetlerini yürüttüğü, davalının davaya konu davacı firmaların markalarını içeren boş tüpleri imha hurda amaçlı olarak dava dışı kişiden fatura mukabili aldığı, boş tüplerin gaz ve patlayıcı madde olarak değerlendirilemeyeceği zira hurda amaçlı olarak ticarete konu edildiği, davalı eyleminin yukarıda izahı yapılan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında değerlendirildiğinde markasal kullanım ve markaya tecavüzden ziyade dürüstçe ve hayatın olağan akışı içerisindeki faaliyet olarak kabulünün gerektiği, markaya tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gibi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında haksız rekabet olarak kabulünün mümkün olmadığı, yine davacıların bahse konu tüpleri depozito karşılığı teslim ettiği, dolayısıyla depozito ücretlerini tahsil etmiş olan davacıların maddi kayıp iddiasında bulunmasının mümkün olmadığı gibi bunun ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı, manevi zararın oluştuğunun kabulünü gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı, dosya kapsamı ve talepler yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasının usul ekonomisiyle bağdaşmayacağı gerekçesiyle davacıların sübut bulmayan davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirketlkere ait, markaları tescil ettirilmiş olan ve tescil belgeleri dosyasında bulunan LPG tüplerini hurda haline getirmesi ve ezerek sirkülasyondan çıkarmasının hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet eylemini oluşturduğunu, müvekkilin tüplerinin hurda haline getrilmesine ancak teknik kontrollerden sonra müvekkilimin karar verebileceğini, davalı firmanın lisanslı ... firması olması yahut müvekkile ait tüpleri başka bir yerden fatura kaşılığı satın almasının işbu eylemin sonuçlarını değiştirmeyeceğini, ürünler üzerinde açıkça markalarının yazdığını, bu tüplerin ancak müvekkil şirket tarafından ve sözleşmeli bayilerince ticareti yapılabileceğini, ne dava dışı KONGAZ A.Ş. ne de davalı tarafından hiçbir surette ticarete konu edilemeyeceğini, 5307 sayılı LPG Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 8 nci maddesinde: “....Tüplü LPG bayileri lisansa tâbi değildir. Boş olanlar da dahil olmak üzere LPG tüpleri; imalat fabrikaları, dağıtıcılar ve tüplü LPG bayileri dışında, şahsi ihtiyaç haricinde hiçbir kişi veya kurum tarafından bulundurulamaz, takas ve satışa konu edilemez.” hükmü gereğince mevzuata göre de boş tüplerde dahil olmak üzere müvekkillerin markalı tüplerinin hiçbir kişi ve kurumun elinde bulunduramayacağını, takas ve satışa konu edemeyeceğini, depozito bedellerini almış olmasından dolayı müvekkilin maddi zararının oluşmayacağına dair gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, davalının hukuka aykırı haksız fillerinden dolayı maddi zararı oluştuğunu, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca da manevi tazminat istemenin koşuları mevcut olup manevi tazminatın reddine dair kararın da hukuka aykırı olduğunu, davalı işyerinde tespitin, Konya Valiliği İl Bilim Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü tarafından yapıldığını, davalının anılan tüpleri ezmek hurda haline getirmek için elinde bulundurduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davalının müvekkil şirketlerin markaları tescilli tüplerinin ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elde bulundurulmasının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, mahkemece sektör bilirkişisinin de olduğu bir kuruldan rapor alınmadan hüküm tesisinin eksik incelemeye dayalı olması nedeniyle karanın bu bakımdan da usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hususta sektör bilirkişisinden rapor almış olsa idi davalının öncelikle müvekkil şirket tüpü içinde kalan gazı boşalttığını ve tüpü sonradan hurda haline getirdiğinin tespit edilmiş olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu davacı firmaların markalarını içeren boş tüpleri imha hurda amaçlı olarak dava dışı firmadan fatura mukabili aldığının ve ... ve Şehircilik Bakanlığınca gönderilen müzekkere cevabına göre davalının lisanslı/... işleme faaliyet belgeli olarak faaliyetlerini yürüttüğünün ... olması karşısında hurda niteliğinde olduğu belirtilerek kendisine satılan tüpleri geri dönüşüm yoluyla ticarete konu edilmesi niteliğindeki davalı eyleminin markasal kullanım da içermediği gözetildiğinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sayılamayacağı, davacıların emvanterinde eksilen boş tüpler yönünden zarara uğrayabileceği düşünülse de bu zararın davacıların tüpleri depozito karşılığı teslim ettiği yetkili bayilerin amaç dışı tasarruflarından kaynaklandığının ve yine zarara sebebiyet veren bayilerden tazmin edilmesi gerektiğinin kabulü zorunlu olduğundan davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.