11. Hukuk Dairesi 2022/5150 E. , 2024/1747 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1333 Esas, 2022/963 Karar
DAVA TARİHİ : 26.12.2017
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/199 E., 2018/236 K.
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İsveç menşeili otomotiv sektöründe Volvo Cars isimli şirket için performans artırıcı yedek parça üreten bir şirket olduğunu, ürün ve hizmetlerinin "Polestar" ve türevi markalar altında piyasaya sunulduğunu, aynı zamanda ticaret unvanının da kök unsurunu teşkil eden “Polestar" ve türevi ibareli markaları gerek uluslararası kuruluşlar ve çeşitli ülkeler nezdinde tescil ettirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde "Polestar" markasının 7 nci sınıfta 15.11.2016 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, markasını yıllardır aktif bir şekilde kullanmakta olan müvekkilinin, aynı ibareyi havi 2013/89639 ve “2016/53913” nolu “POLESTAR” marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun davalının davaya konu 2010/39691 nolu “Polestar+şekil” ibareli tescilinin varlığına binaen 12 nci sınıflar yönünden reddedildiğini, oysa davalının dava konusu markayı tescil ettirdiği tarihten bu yana hiç kullanmadığını veya kullandığı iddiasında ise de bu kullanıma beş yıldır ara vermiş olduğunu, müvekkilinin başta bu nedenle ve yine mezkur markanın müvekkilinin markaları ile iltibas yaratabilme ve müvekkilinin ileride gerçekleşecek marka tescillerine engel teşkil etme ihtimali dolayısıyla, davalının markasının 12 nci sınıfta yer alan mallar bakımından kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğünü talep etme yönünden menfaatinin bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/39691 numaralı "Polestar + şekil" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın müvekkili adına 2010 yılında tescil edildiğini, markanın kullanımının lisans sözleşmesi ile müvekkili tarafından kızı ... ve oğlu ...'nın ortakları olduğu, aile şirketi olan Polestar Deniz Araçları Turizm Yatçılık San. Tic. Ltd. Şti.'ne bırakıldığını, Polestar Ltd. Şti.'nin de müvekkilinin çocukları tarafından 2000 yılında satın alındığını, isminin de bu tarihte Polestar olarak değiştirildiğini ve tescil edildiğini, müvekkilinin bu şirkette vekaleten harekete ve temsile yetkili olduğunu, müvekkilinin markayı kendisi kullanmasa da tescilli markayı kullanma sayılan hallerden olan markanın, marka sahibinin izni ile üçüncü kişi tarafından kullanılması hali içinde değerlendirilmesi gerektiğini, lisans sözleşmesi yapılarak markanın lisans yolu ile kullanılmasının sağlandığını, dava konusu marka ile kara taşıma araçları için elektrikli araç motoru, sinyal lambası ve sinyal sistemi, deniz taşıma araçları için ise tekne, sinyal, sinyal lambası, elektrikli tek kişilik deniz taşıtı, can simidi, tekne çapası, tekne bağlama çapası üretildiğini, müvekkilinin Polestar ismi ile tekne yarışlarına katıldığını, şirketin ticari ünvanının esaslı unsurunu dava konusu markanın oluşturduğunu, çeşitli zamanlarda kataloglar ve broşürler bastırıldığını, son olarak 2013 yılında bir katalog bastırıldığını, arge çalışması yapıldığını, müvekkilinin ve dava dışı şirketin 6.15 m tekne imalatı yaptığını, ayrıca Galaxy 2F ve Galaxy EF modelinde iki adet tekne imalatı yaptığını, üretilen led lambalı sinyallerin ve lamdaların tüm deniz araçlarında, kara araçlarında kullanıldığını, deniz çapaları, can simitleri ve halat bağlama babaları imal edildiğini ve satıldığını, kullanımına sözleşme ile izin verilen şirketin fasılasız bir şekilde markayı kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Polestar" ibareli 2010/39691 nolu 12 nci sınıfta kayıtlı markanın, davalı ... adına geçerli bulunduğu, markanın tescil edildiği 28.09.2011 tarihinden bu yana kullanmaya başlama bakımından öngörülen 5 yıllık hoşgörü süresinin dolduğu, marka sahibi davalının markayı kullandığını ileri sürdüğü, ticari defter ve belgelerine dayandığı, markanın tescillendiği 12 nci sınıf mallarda üretim veya ticarette kullanılıp kullanılmadığının ispatının davalıya düşen bir yükümlülük olduğu, bu konuda görevlendirilen muhasip bilirkişinin raporunda; dava tarihinden geriye doğru 5 yıl boyunca incelediği davalı ticari defter ve kayıtları ve dosya kapsamına göre 12 nci sınıf herhangi bir üründe kullanılmadığını rapor ettiği, davalının kullanım savunmasını kanıtlayamadığı, davalının rapora itirazı üzerine keşif kararı verilerek, Endüstri Mühendisi bilirkişi ile davalı işyerinde kullanımla ilgili araştırma yapıldığı, alınan rapora göre, davalının üretim ve ticaretini yaptığı bir takım ürünler bulunsa da 12 nci sınıfa girmedikleri, 12 nci sınıf ürünlerle ilgili ciddi bir kullanıma rastlanmadığı, yapılan gözlem ve alınan raporun bir önceki rapordaki mali incelemeyi doğruladığı, davalının davaya konu markayı kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari defterlerin incelenmesi ile 12 nci sınıfa ait ürünlerin satışının veya üretiminin yapılıp yapılmadığının belirlenemeyeceğini, defter kayıtlarında faturaların içeriğinin görülemeyeceğini, ancak faturalar incelendiğinde satışa ait detayların, faturanın kapsamının, satılan malın nevi ve isminin belirlenebileceğini, SMMM bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, incelenen defter kayıtları ile bu şekilde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığını, endüstri mühendisi raporu yönünden itirazlarının değerlendirilmediğini, oysa koç boynuzları tabir edilen ürünlerin müvekkili firma tarafından üretildiğini, keşif günü işyerinde olmalarına rağmen raporda yer almadığını, elektronik devrenin ledli sinyal ürününün iç aksamı olduğunu, bir kısım üründe bulunmamasının nedeninin kullanıcıların bu konuda özel istekte bulunması olduğunu, raporda yer alan ledli sinyal ürününün deniz taşıtlarının iç ve dış bölümlerde kullanıldığını, bu konuda da eksik inceleme yapıldığını, deniz araçlarında kullanılan can similtlerinin de raporda hiç ele alınmadığını, yangın dolabı ürününün de bilirkişi tarafından doğru algılanamadığını, bu ürünün deniz araçlarında kullanıldığını, 5 yıllık hoşgörü süresi içinde müvekkilinin 12 nci sınıfta yer alan diğer mallar için de arge çalışmaları yapmaya başladığını, kara taşıma araçları için elektrik motorları üretim işine girdiğini, bu konuda ciddi bir arge çalışması yaptığını, müvekkilinin deniz araç gereçleri yönünden de faal olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili tarafından 12 nci sınıfta üretilmeyen ve sadece markanın kullanılmadığı mallar yönünden, Yargıtay kararları doğrultusunda, kısmi olarak hükümsüzlüğüne karar vermek gibi bir imkân dahi varken böyle bir yola gidilmeyip, tamamen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu markanın kullanama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!