11. Hukuk Dairesi 2022/5112 E. , 2023/4924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/514 Esas, 2022/1076 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından 17.12.2015 tarihinde Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2015/14725 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan takibin davacının itiraz etmemesi sebebiyle kesinleştiğini, davalı şirketin 24.02.2017 tarihli bakiye borç muhtırasıyla davacı aleyhine gerçeğe aykırı, haksız ve kötü niyetli olarak 1.413.997,71 TL borç çıkardığını, davacının takibe konu faturaların büyük kısmını ödediğini, takibe dayanak faturalardan sadece 5461 ve 9534 numaralı faturaların ödenmediğini, diğer faturaların bir kısmının takipten önce, bir kısmının ise takipten sonra alacaklı tarafa ödendiğini, davacının ödenmeyen iki fatura toplamı 125.781,51 TL borcu kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya takip miktarı ve 24.02.2017 tarihli bakiye borç muhtırasında yazılı (faiz ve giderler toplamı olan) 1.413.997,71 TL tutarı kadar borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, 10.04.2017 tarihinde Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/286 E. sayılı dosyasıyla dava konusu icra dosyasından gönderilen ve işbu dosyada da itiraz konusu yapılan 24.02.2017 tarihli muhtıra hatalı olduğundan bu muhtıraya yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin müdürlük kararının iptali ile dosya hesabının takip öncesi ve sonrası yapılan ödemeler dikkate alınarak yeniden yapılmasını talep ettiklerini, takipten önce yapılan ödemelerin sehven takip konusu asıl alacağa dahil edildiğinin tespiti ve durumun davalıya bildirilmesi üzerine, davalının icra dosyasına sunduğu 08.05.2017 tarihli talep ile yapılan ödemelerin dosyaya bildirilerek, buna göre kapak hesabı yapılması ve bakiye borcun davacıya tebliğinin talep edildiğini, icra müdürlüğünce yapılan yanlış hesaplama ve değerlendirme için davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek, davacı tarafca mükerrer bir ödeme yapılmadığından davanın öncelikle derdestlik itirazı doğrultusunda reddine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davacı tarafından Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/286 E. sayılı dosyası ile açılan davanın neticesinin beklenilmesini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarih, 2017/229 E. ve 2018/190 K. sayılı kararıyla; davacı/borçlu tarafından, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2015/14725 E. sayılı dosyasıyla, ödenmemiş fatura borçlarının tahsili için başlatılan icra takibinde dayanak gösterilen fatura borçlarının bir kısmının takip tarihinden önce, bir kısmının ise takip tarihinden sonra ödendiği, ödenmemiş sadece iki adet fatura borcu kaldığından, icra dosyasında 1.413.997,71 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacı/borçlunun icra müdürlüğünce gönderilen muhtıraya itirazının reddine ilişkin karar üzerine, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.12.2017 tarih, 2017/286 E. ve 2017/1080 K. sayılı kararı ile icra dosyasından çıkartılan 14.02.2017 tarihli bakiye borç muhtırasındaki alacak kaleminin 346.238,91 TL olarak düzeltilmesine karar verildiği ve davacı/borçlu tarafından icra dosyasındaki bakiye borcun 30.01.2018 tarihinde icra dosyasına ödenmekle dosya infaz edilmiş olduğundan konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2019 tarih, 2018/1336 E. ve 2019/1761 K. sayılı kararıyla; borçlunun borcunu icra dairesine ödedikten sonra menfi tespit davası açamayacağı, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde hukuki bir yararı olmadığı gerekçesiyle davacının, vekili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin istinaf isteminin esastan reddine, davacı/borçlu tarafından 10.04.2017 tarihinde İcra Hukuk Mahkemesinde borca itiraz davası açıldıktan sonra, 14.04.2017 tarihinde menfi tespit davasının açıldığı, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/286 E. sayılı dosyasında borç miktarı tespit edildikten sonra davanın karara çıkması beklenmeden, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/286 E. sayılı dosyası ile tespit edilen miktar yönünden davacı/borçlunun bakiye borcu icra dosyasına ödediği, davacının menfi tespit davası ile talep ettiği menfaati, bu davadan önce icra hukuk mahkemesinde açmış olduğu borca itiraz davası ile elde ettiği, davacının icra takip hukuku bünyesinde halledilmesi mümkün olan davayı menfi tespit davası olarak genel mahkemede açmasında hukuki yararı olmadığından, Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.11.2021 tarih, 2020/4373 E. ve 2021/6441 K. sayılı kararıyla davalı alacaklının takip tarihinden önce yapılan ödemeleri dikkate almaksızın fazla alacak üzerinden takibe geçtiği, davacı, takip tarihinden sonra da bir kısım ödemeler yapmasına rağmen, bu ödemeler düşülmeksizin davalı şirketin icra dairesinden takip dosyasına konu alacakla ilgili borcun ödenmesi konusunda muhtıra çıkarılmasını talep ettiği, talep üzerine de icra dairesince davacıya 1.413.997,71 TL borcun ödenmesi yönünde muhtıra gönderildiği, davacının 10.04.2017 tarihinde Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/286 E. sayılı dosyasıyla icra dosyasından gönderilen ve işbu davada da itiraz konusu yapılan 24.02.2017 tarihli muhtırada yazılı borç miktarı hatalı olduğundan borcun miktarına itiraz edilerek dava tarihi itibarıyle 125.781,51 TL borcu olduğu, fazlaya ilişkin borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açıldığı, takip öncesi ve sonrası yapılan ödemeler dikkate alınarak Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.12.2017 tarih, 2017/286 E. ve 2017/1080 K. sayılı kararı ile icra dosyasından çıkartılan 14.02.2017 tarihli bakiye borç muhtırasındaki alacak kaleminin 346.238,91 TL olarak düzeltilmesine karar verildiği ve davacı/borçlu tarafından icra dosyasındaki bakiye borcun 30.01.2018 tarihinde icra dosyasına ödenmekle dosyanın infaz edildiği, davacının, takip konusu alacağın büyük bir kısmını ödemiş olmasına rağmen davalı alacaklı tarafından icra dosyasına ödemeler bildirilmeden borcun tamamı üzerinden icra takibine devam edilmesi nedeniyle, davacının işbu davayı açtığı tarih itibariyle borçlu olmadığının tespiti talebi yönünden hukuki yararının mevcut olduğu, bu nedenle Mahkemece dava tarihi itibarıyla alacak borç durumu belirlenerek, davacının dava tarihindeki haklılık durumu tespit edilip buna göre vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesince alınan raporun yeterli olduğu, yeniden rapor alınması talebinde bulunmadıkları değerlendirilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp bilirkişi raporu alınmadığı, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesince alınan rapor doğrultusunda davacının dava tarihi itibariyle davalıya 346.238,91 TL borcu olduğu ve 1.067.758,80 TL borçlu olmadığının anlaşıldığı, konusuz kalan davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumları belirlenerek yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı yararına takdir edilen vekâlet ücreti yönünden kararın temyiz edildiğini, Mahkemece 346.238,91 TL kadar borçlu olunmadığına karar verildiğini ancak bu meblağa dava açarken zaten itiraz etmediklerini dolayısıyla davalı lehine bu miktar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas kanunu'nun 72 nci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!