WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5093 E.  ,  2024/1615 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1007 Esas 2022/721 Karar
...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/869 Esas - 2018/636 Karar

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kendisine miras kalan İzmir'de bulunan dört adet taşınmazın satışı için, eski eşi ...'e vekâletname verdiğini, bu taşınmazlardan üç tanesinin satıldığını, dava dışı ...'in taşınmazların satışından elde edilen satış bedellerini kendi adına açtığı hesaplara yatırdığını, daha sonra ...'e vadeli hesap açma ve vadesi geldiğinde bu hesaplardan para çekme yetkisi verdiğini, kendi adına açılan hesaplara yatırılan satış bedellerinin ... tarafından çekilerek 17.02.2016 tarihinde davalı bankanın Şirinyer Şubesi'nde bulunan müvekkilinin hesabına yatırdığını, müvekkilinin gördüğü lüzum üzerine ...'i vekillik görevinden azlettiğini, bu durumun davalı bankaya 21.04.2015 tarihli ihtarname ile bildirdiğini, müvekkilinin parasını çekmek için banka şubesine gittiğinde yazılı yahut sözlü hiçbir talimatı bulunmadığı halde ... tarafından 16.03.2015 ve 18.03.2015 tarihlerinde 468.030,88 Türk Lirasının vade tarihleri bozdurularak çekildiğini ve hesapların kapatıldığının öğrenildiğini, davalı bankaya İzmir 4. Noterliği'nin 21.10.2015 tarih ve 6845 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ...'e ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bir hafta içinde müvekkile ödenmesinin istediğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2017/3859 sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, borç belirlenebilir ve likit olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde,davacıya ait üç hesabın vade sonu tarihinin 23.03.2015 olduğunu, davacı tarafından 21.04.2015 tarihinde azilname düzenlendiğini, söz konusu azil işleminin müvekkil bankaya 21.04.2015 tarihinde bildirildiğini, azilname tarihinin davaya konu hesapların vade sonu tarihinden çok sonra olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Malatya 2. Noterlik Dairesi'nin 13.02.2015 tarih ve 3284 yevmiye numaralı vekaletnamesinde açıkça "Vadesi Geldiğinde" vadeli hesapların kapatılmasına ve paranın çekilmesine izin verildiği halde,banka personelinin bu hususa uymadığı, vekâletnameyi incelemeden işlemleri yaptığı, vadeli hesaptan vadesinden önce para çekme işleminin vekâletnameye uygun olmadığı, banka'nın dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğu, yetkili olmayan bir kişiye yapılan ödeme nedeniyle bankanın sorumlu olduğu, bankanın vekâletname ile ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranmadığı, dava konusu olayda bankanın hizmet kusuru olduğu, bu nedenlerle davacının davalı bankadan zararını talep etmesinin ve vadeli hesapların vadelerinden önce ödenmesi nedeniyle ödeme tarihlerinden başlamak üzere 16.03.2017 takip tarihine kadar avans faizi oranlarından hesaplanacak faizini de talep etmesinin mümkün olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... söz konusu hesaplardaki paraları vade tarihinden önce çekmiş ise de vade sonu tarihi olan 23.03.2015 tarihinin, azilnamenin yapıldığı 21.04.2015 tarihinden önce bir tarih olduğunu, azil iradesinin bahsi geçen para çekme işlemlerinden sonra açıklandığını, işlem tarihi itibariyle vekâletnamenin müvekkili banka açısından bağlayıcılığının devam ettiğini, zira vekâletname ile vekil edenin, vekilini, vekâlet sözleşmesinin niteliği gereği vekâletnamede açıkca zikredilen hususlarda yetkili kıldığını, müvekkili bankanın da işlem tarihi itibariyle geçerli ve bağlayıcılığı bulunan söz konusu vekâletnameye istinaden işlem yaptığını, her ne kadar vadesinden önce para çekilmiş ise de; vekilin bu parayı zaten birkaç gün sonra vadelerinde de çekme imkanına sahip olduğunu, vekil edenin vadesinde çekme ihtimali olduğu halde bu paraların çekilmemesi hususunda hesap sahibinin müvekkili bankaya bir bildirim yapmadığını ve vekili azletmediği dikkate alındığında, vade tarihlerinden sonraki azle dayanarak ve vekaletnamede vekilin yetkisi olmadığından bahisle bu hesaplardan vekile ödenen tutarın tamamını müvekkili bankadan talep etmesinin davacının kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, söz konusu para vadeden önce çekilmeseydi dahi söz konusu vekâletnamenin vadeye kadar geçersizliğini doğuran bir olay olmadığı (herhangi bir azil, vekil edenin veya vekil olanın ölümü, istifa gibi) dikkate alındığında söz konusu hesaplarda bulunan paranın vadeleri dolduğu zaman zaten vekil tarafından çekilebileceğini, müvekkili bankaca yapılan işlemin, sonucu değiştirmeyeceğini, davacı ... tarafından dava dışı ...’e Malatya 2. Noterliği’nin 13.02.2015 tarih ve 03284 Yev. no.lu vekâletnamesi ile "...hesaplarımı kapatmaya..." yetkisi verildiği halde, gerek bilirkişi incelemesinde ve gerekse yerel mahkeme kararında bu hususun göz ardı edildiğini, konuya ilişkin olarak müvekkili banka nezdinde müfettiş incelemesine başvurulduğunu, anılan raporda bu hususlara da değinildiğini, müvekkili bankanın icra inkâr tazminatına da mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmasına, Malatya 2. Noterliğinin 13.02.2015 tarih ve 3284 yevmiye numaralı vekâletnamesinde vekilin vadesi geldiğinde vadeli hesapların kapatılmasına ve paranın çekilmesine yetki verildiği halde, davalı bankanın yetkiyi aşacak şekilde vadesinden önce vekilinin hesapları kapatıp para çekmesine ihmali ile sebebiyet vermesine, kusurlu olmasına göre, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacının, daha önce vekil olarak yetkilendirdiği eski eşi ... aleyhine işbu davaya konu alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, söz konusu ilama konu alacak ile işbu davaya konu alacak aynı olduğundan mahkemece tahsilde tekerrür olmamak üzere hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine ilişkin sebeplerden kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Davacı, 13.02.2015 tarihli vekâletname ile vekil tayin edilen ... tarafından 16.03.2015 ve 18.03.2015 tarihlerinde 468.030,88 TL'nin vade tarihleri bozdurularak çekildiğini ve hesapların kapatıldığını, işlemin hatalı olduğunu belirterek dava dışı ... tarafından çekilen bedelin bankadan tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmektedir. Mahkemece vadeli hesaptan vadesinden önce para çekme işleminin vekâletnameye uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Hesabın vadesinin 25.03.2015 tarihinde dolacağı ve azilnamenin 21.04.2015 tarihli olduğu dikkate alındığında vade dolmadan az bir süre önce vekil hesaptan mevduatı çekmiş olup vekâletnamesinde vade dolduğunda hesaptan para çekme ve hesabı kapatma yetkisi bulunduğuna göre ödeme yapan bankadan istenebilecek zarar; paranın çekilme tarihi ile vade dolduğunda hesapta olması gereken faiz miktarı kadardır. Davacı asıl mevduatı vade dolduğunda çekme yetkisi verdiğine göre asıl mevduatı vekâletnameye aykırı davranan vekilinden talep etmekte serbesttir. Uğranılan faiz kaybının hesaplattırılarak bulunacak miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.