WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5071 E.  ,  2024/1635 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/747 Esas, 2022/898 Karar
ASIL DAVACI-KARŞI DAVALI : Efes Villa Toplu Yemek Gıda Tarım Hayvancılık Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
ASIL DAVALI-KARŞI DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1432 E., 2019/1145 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali asıl, tazminat karşı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre asıl davada hüküm altına alınan ve asıl davalı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 15.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Karşı davaya ilişkin verilen usulüne uygun temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin davalının sahibi olduğu Arphis Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.'yi satın almak amacıyla davalı ile sözlü olarak anlaştığını ve anlaşma gereğince kaparo olarak davalıya 14.11.2016 tarihinde 15.000,00 TL para gönderdiğini, ancak şirketin satım ve devrinin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, ancak davalı borçlunun borçlu olmadığından bahisle ödeme emrine itiraz ettiğini, davalının sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında kaparo bedelini iade etmesi gerektiğini ileri sürerek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Karşı davacı vekili dava dilekçesinde; yapılan devir anlaşmasına rağmen davacı/karşı davalının şartları yerine getirmeyerek müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek karşı davalarının kabulü ile her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi olarak olumlu, olumsuz dolaylı yansıma zararlarının belirlenerek 1.000,00 TL maddi tazminata, zararların meydan gelme tarihleri itibarıyla hak ve nefaset gereği %9 yasal faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline, davacı/karşı davalı aleyhine 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; Arphis Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.'yi devir almak amacıyla G. A.'nın 20.10.2016 tarihinde müvekkili ile görüştüğünü, ... ayında şirket devir bedelinin 130.000,00 TL olacağı ve 30.000,00 TL'sinin peşin ödeneceği ile sair şartların 2017 Ocak ayı sonuna kadar yerine getirileceği ve şartların yerine getirilmesiyle birlikte şirketin devir işleminin gerçekleşeceği, bu anlaşmanın yazılı olmayıp şartların tanıklarıyla ispat edileceğini, anlaşmadan sonra 14.11.2016 tarihinde davacı şirket tarafından üzerinde anlaşılan 30.000,00 TL' nin 15.000,00 TL' sinin kapora adı altında yatırıldığını, ancak geri kalan 15.000,00 TL ve üzerinde anlaşılan teminat mektupları ile şirketin bedeli için kararlaştırılan miktarların ödenmediğini, söz konusu anlaşma şartları belirtilen tarihe kadar yerine getirilmediği için anlaşmanın atıl kaldığını, müvekkilinin anlaşma nedeniyle kamu ihalelerinde ... ve Aralık ayları yoğun olmasına rağmen şirketi devir edeceği için hiçbir işe girmediğini, bu nedenle de 1.000.000,00 TL kâr elde edebilecek iken şirket devri anlaşması nedeniyle ihalelere girmeyerek elde edebileceği kârı elde edemediğini, söz konusu anlaşmaya göre 01.11.2016 tarihinden itibaren şirket ve çalışanlarının tüm giderleri davacı/karşı davalı tarafından karşılanması gerekirken, anlaşma tarihinden itibaren anlaşmanın iptal edildiği tarihe kadar tüm bu ücret ve giderlerin taraflarınca karşılandığını, kaporanın bir bağlanma parası olmadığını, cayma parası olduğunu, ifa edilen sözleşmeye kanıt olarak verildiğini, yine taraflarca mutabık olunan 3 ay boyunca şirketin devrini alacağına ilişkin işlemleri yapmadığından ve alacağına ilişkin intiba oluşmadığından şirket malikinin üçüncü bir kişiye şirketi satış yoluyla devir ettiğini, davacının bu satış sonrası huzurdaki davayı açmasının iyi niyetle bağdaşmayacağını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının cevaplarını ve karşı davasını kabul etmediklerini, davalıya banka yoluyla gönderilen paranın "kaparo/pey akçesi/bağlanma parası" olduğunu, satış gerçekleşmediğinden bu paranın iadesinin gerektiğini, bunun ispatına dahi gerek bulunmadığını, ayrıca devir sözleşmesinin yazılı olması ve imzalarının noterde onaylanması gerektiğini, taraflar arasında sözlü görüşmeler dışında yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davanın niteliği gereği tanık delili ile ispatının mümkün olmadığını savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 14.11.2016 tarihinde davalının hesabına "Kapora" açıklamasıyla gönderilen 15.000,00 TL'nin cayma parası olarak kararlaştırıldığına ilişkin dosya kapsamında usulüne uygun bir delil bulunmadığı, bu paranın bağlanma parası olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı karşı davacının herhangi bir zararın doğduğuna dair herhangi bir delile rastlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme şartları bağlamında inceleme yapılmadığını, şirket devri nedeniyle elde edilemeyen karın tespiti için yalnızca ticari defterlerin incelenmesinin yeterli olmayacağını, dosya kapsamındaki tüm delillerin değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın değerlendirilmediğini, tanıkların dinlenilmeden karar verildiğini, anılan paranın bağlanma parası olarak kabul edilemeyeceğini, asıl davacının 3 ay edimlerini gerçekleştirmeyip davayı açmasının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 14.11.2016 tarihinde davalının hesabına "Kapora" açıklamasıyla gönderilen 15.000,00 TL'nin cayma parası olarak kararlaştırıldığı hususunun ispatlanmadığı, ayrıca bu bedel cayma parası olmadığından kusur araştırmasına da gerek olmadığı, karşı dava ile ileri sürülen iddiaların tanıkla ispatı mümkün olmadığından bildirilen tanıkların dinlenmemesinin sonuca etkili olmadığı, devre konu şirket, limited şirket olup hisse devrine ilişkin taraflar arasında usulüne uygun olarak yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalının sözleşme içeriğini ispatlayamadığı gibi davacı tarafça sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle bir zarara uğranıldığı ve oluştuğu iddia edilen zararların ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava itirazın iptali, karşı dava tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6098 sayılı Türk BorçlarKanunu'nun 117 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karşı davaya ilişkin karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde karşı davaya ilişkin ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Asıl dava bakımından asıl davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Karşı dava bakımından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden karşı dava yönünden-karşı davada davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.