WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5058 E.  ,  2024/1614 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/978 Esas, 2022/424 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVADA DAVALI : Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 13.06.2018 (Asıl dava), 11.07.2018 (Birleşen dava)
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/206 E., 2019/518 K.
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/248 E.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, müvekkilinin kısmi redde mesnet markadan önce, yine aynı ve benzer mallar üzerinde tescilli SOPHOS markasının bulunduğunu, müvekkilinin SOPHOS markasının bilgisayar sektöründe Türkiye’de yoğun kullanımı sonucu ayırt edicilik kazandığını, müvekkilinin SOPHOS markasının 09, 16, 25, 35, 37, 41, 42 ve 45. sınıflarda tescili için 2016/65956 no ile başvuruda bulunduğunu, incelenen markanın tüm mal ve hizmetler için yayınlandığını, marka başvurusuna 2016 26384 sayılı BLUESOPHOS markasının gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, söz konusu itiraz sonucunda 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince müvekkilinin başvurusundan bir kısım malların çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın YİDK’nın 2018-M-2795 sayılı kararı ile reddedildiğini, YİDK tarafından dava dışı başka bir YİDK kararı ile müvekkilinin eskiden beri SOPHOS markasını Türkiye’de bilgisayar ve benzeri ürünler üzerinde kullanıldığına dair isabetli olarak karar verilmiş olmasına rağmen, birebir aynı ve yakından olan, yine bilgisayar sektörü ile ilgili hizmetlerin çıkarılmasının hatalı ve çelişkili olduğunu, SOPHOS ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT ve Marka Kurumunun 2018-M-2795 konulu kararının iptaline, müvekkilinin 2016/65956 sayılı SOPHOS markasının YİDK kararı ile çıkarılan mal ve hizmetler dahil tüm mal ve hizmetler için tescile yürümesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen dosyada davalı vekili, davacı yanın 2009/64364 sayılı markasının, işbu davaya konu 2016/65956 sayılı marka başvurusunda tescili talep olunan 35 ve 41. sınıflarda tescilli olmadığını, davacı yanın söz konusu markasının 09. sınıfta tescilli olduğunu ve markanın, müvekkilinin 2016/26384 sayılı marka başvurusunun tarihi olan 23.03.2016 tarihinden (8 ay 7 gün) sonra 30.11.2016 tarihinde ve sırf müvekkili markasına itiraz gerekçesi yaratmak adına sembolik bir rakamla 10.000 USD karşılığı davacı tarafça devralınmış bir marka olduğunu, davacı yanın gerçek dışı beyanının aksine müvekkilinin BLUESOPHOS markasının 35, 41, 42. sınıflarda ve 35. sınıfın tüm alt sınıflarında tescilli olduğunu, işbu davaya konu başvurunun müvekkilinin markasının tescilli olduğu 35 ve 41. sınıflar yönünden iltibas tehlikesi yarattığını, davacı yanın dava konusu taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2016/65956 sayılı “SOPHOS” ibareli davacı marka başvurusu ile davalının redde mesnet alınan markası arasında, davacı marka başvurusunun kapsamında reddedilen 35 ve 41. sınıflardaki hizmetler itibariyle “karıştırılma ihtimali” bulunduğu, davacının 2009 64364 sayılı SOPHOS ibareli önceki markası kapsamında işbu hizmetler yer almadığından, söz konusu markadan kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkilinin 2009 64364 sayılı sophos tescili, dava konusu 2016/65956 sayılı başvurusu için müktesep hak sağladığını, müvekkilinin sophos markasının 2009 yılından bu yana 2009 64364 sayı ile 9. sınıfta bilgisayar yazılımları ve bilgisayar donanımları üzerine tescilli olduğunu, dava konusu 2016/65956 sayılı başvurusu ise her ne kadar 35 ve 41. sınıflardaki hizmetleri kapsıyor olsa da, yine birebir bilgisayar yazılımları ve bilgisayar donanımları üzerine hizmetlerini kapsadığını, bu hali ile müvekkilinin söz konusu mal ve hizmetler bakımından müktesep hakkı bulunduğunu, müvekkilinin sophos ibareli markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu ve bilgisayar sektöründe belirli düzeyde bir tanınmışlığı olduğunu, 9. sınıfa dahil mallar ile 35 ve 42. sınıfa dahil tescil edilmek istenen hizmetlerin ilgili ve ilişkili bulunduğunu, markaların uzun yıllardır birlikte çekişmesiz varolduklarını, müvekkilinin sophos markasını ilk kez yaratan ve kullanan olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 2016/65956 sayılı “SOPHOS” ibareli marka başvurusu ile davalının redde mesnet alınan "BLUESOPHOS" ibareli markası arasında, davacının marka başvurusunun kapsamında bulunup reddedilen hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, diğer taraftan davacının 2009 64364 sayılı SOPHOS ibareli önceki markası kapsamında, başvurunun reddedildiği sınıflardaki hizmetler yer almadığından, davacının bu markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.