WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4923 E.  ,  2024/2516 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/979 Esas, 2022/521 Karar
Ticaret ve Tekstil San. Ltd. Şti.) vekili Avukat ...

HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1 E., 2019/416 K.

Taraflar arasındaki hükümsüzlük, haksız rekabetin ve muarazanın tespiti ve meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin özellikle giyim-tekstil sektörü olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına tescilli "ARMİNE" markasının tanınmış olduğunu, “ARMİNE” markasının yanı sıra “armin”, “armina”, “sarmina” ve “sarmine” ibareli marka tescillerinin de bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki hukuki ihtilafın 2011 yılından beri devam ettiğini, davalının “sarmina” ibareli marka kullanımının, müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, taraflar arasında imzalanan protokolde, davalı tarafın “sarmina” ibaresini kullanmasının marka tecavüzü oluşturduğunu kabul ettiğini ve bu ibareyi kullanmama taahhüdünde bulunduğunu, davacının tescilsiz “sarmina” ibareli marka kullanımının ve kesinleşen mahkeme kararlarına rağmen sürekli marka tescil başvurusunda bulunmasının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin ve muarazanın tespitine ve menine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı adına tescilli 2013/108107, 2013/108074 ve 2012/84610 sayılı markaların hükümsüzlüğünü istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalıya ait markalardan 2013/108107 sayılı "the sarmina" markası ve 2013/108074 sayılı "Sarmina" ibareli marka arasında emtia benzerliği gerçekleşmemekle birlikte görsel ve işitsel benzerliğin gerçekleştiği, ancak taraf markalarının mal ve hizmetleri aynı ya da benzer olmadığından hükümsüzlük talep edilemeyeceği, davacı-karşı davalıya ait markalardan 2012/84610 sayılı "SRMN" ibareli marka ile davalı-karşı davacıya ait 106088 sayılı "Sarmina" markası arasında her ne kadar mal ve hizmet benzerliği gerçekleşmiş olsa da markalar görsel, anlamsal ve şekil benzerliğinin gerçekleşmediği, bu nedenle hükümsüzlük davası bakımından 8/1-b anlamında karıştırılma imkanının bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına ilişkin karara karşı kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşmiş olduğundan, yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın davacı adına tescilli Armine, Armina ve Armine + Şekil, Armina+Şekil ibareli markaların davalının "Sarmina" ibareli kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve men'ine ilişkin karara karşı kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davacının diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin “ARMİNE” ibaresini ilk kez 1992 yılında tescil ettirdiğini, “ARMİNE” ibaresinin tüm sınıflarda, onlarca değişik şekil ve ibare ile birlikte müvekkili adına tescilli olmasının yanı sıra, bu ibarenin müvekkili adına yurt dışında da tescilli olduğunu, davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, ...'ın, müvekkilinin hukuki girişimleri karşısında, “SARMİNA” ibaresini kullanarak müvekkilinin markalarına tecavüz ettiğini kabul ettiğini ve 02.03.2013 tarihli protokolü imzaladığını, davacının sürekli olarak “sarmina” ibaresi yanına bir şekil ekleyip, marka tescil müracaatları yaptığını, mahkeme kararının evvela Ankara BAM 20. Hukuk Dairesinin 2018/1909 E. ve 2018/1191 K. sayılı ilamına aykırı bulunduğunu, hükümsüzlük davasının kabulünün gerektiğini, somut olayda kötü niyetli marka tescili gerçekleştiğini, muarazanın meni talebinin reddinin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili üzerine yargılama gideri ve harç tahmilinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, açılmamış sayılmasına karar verilen asıl dava yönünden, davalı konumdaki müvekkili aleyhine yargılama giderine, harca ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, karşı dava masraflarının müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'a ait markalardan 2013/108107 sayılı "the sarmina" markası ve 2013/108074 sayılı "Sarmina" ibareli marka yönünden taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerliğin bulunmasına rağmen taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olmadığı, davalı ...'a ait markalardan 2012/84610 sayılı "SRMN" ibareli marka ile davacıya ait 106088 sayılı "Sarmina" markası arasında mal ve hizmet benzerliği gerçekleşmiş olsa da markalar arasında görsel, anlamsal ve şekil benzerliğinin gerçekleşmediği, bu nedenle hükümsüzlük davası bakımından karıştırılma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında kötü niyetin bulunduğu yönünde yeterli ispat olmadığı, ayrıca benzer bulunmayan marka başvurusu yönünden kötü niyetli başvurudan söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurularının esas yönünden reddine; ancak, ilk derece mahkemesinin 13.07.2017 tarih ve 2016/66 E., 2017/353 K. sayılı kararı, Dairenin 08.11.2018 tarih ve 2018/462 E., 2018/1172 K. sayılı ilamıyla kaldırılmış ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiş olup mahkemenin incelemesine konu olan davanın sadece tefrik edilip kaldırılan karşı dava olduğu, zira asıl dava hakkında kurulan hükmün kesinleştiği, bu itibarla mahkemece, asıl dava yönünden bir hüküm kurulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi yargılama giderleri hususunda da karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli Armine, Armina ve Armine+Şekil, Armina+Şekil ibareli markalara, davalının "Sarmina" ibareli kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve menine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespit ve meni ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.