WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4893 E.  ,  2024/1373 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/708 Esas, 2022/648 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/60 Esas 2019/796 Karar

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili banka ile dava dışı borçlu Atakule Reklam Medikal Teks.San.Tic.Ltd.Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi kullandırıldığını, davalı ... ve dava dışı ... ...’ın müteselsil ve müşterek kefaleti bulunduğunu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine 08.09.2017 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiğini, 31.08.2017 itibariyle 109.583,41 TL olan alacağın ödenmesi ve 815,00 TL tutarındaki çek yaprağı yasal yükümlülük tutarının depo edilmesi hususunun ihtar edildiğini, takip öncesinde borca 4.498,66 TL tutarında ödeme yapıldığını, başkaca ödeme olmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlulardan yalnızca ...'un takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olup alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla yapıldığını ileri sürerek, icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin takip talebinde belirtilen miktar ve şartlar yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçerli olmadığını, müvekkilinden limiti belli olmayan bir kredi artışı için imzası alındığını, bu durumda müvekkilinin sözleşmenin başından beri sorumlu olduğu kefalet miktarını bilmediğini, davacı bankanın davasının borçluların kabul etmiş olduğu geri ödeme planında yer ... verilere dayandırmış olmakla birlikte bu ödeme planının dava dosyasına sunmadığını savunarak, davanın kanunda aranan şartlar yerine getirilmeden açılmış olması nedeniyle usulden, aksi kanaatte olunması halinde ise açıklanan sebeplerden ötürü esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında 11.07.2012 tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının 250.000 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzası mevcut olup, dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında 07.08.2014 tarihinde 250.000 TL limitli ikinci bir genel kredi sözleşmesi daha akdedildiğini ve 25.11.2016 tarihinde kullandırılan kredinin de bu sözleşme kapsamında kullandırıldığının anlaşıldığı, ne var ki davalı ...’un 07.08.2014 tarihli bu sözleşmede kefil olarak yer almadığı, dosya kapsamına uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda da ifade edildi üzere, icra takibine konu edilmiş olan taksitli ticari kredinin 07.08.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, hal böyle olunca yerleşik yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere, davalı kefilin imzası bulunmayan kredi sözleşmesinden dolayı sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kefaletinin usulüne uygun olup, tüm borçtan kredi borçlusu gibi sorumlu olduğundan davalının itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğundan itirazın iptali gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, davaya konu kredinin 07.08.2014 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden değil, 11.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığını, kullanılan kredinin 25.11.2016 tarihinde yapılandırıldığını, yapılandırma tarihinin 25.11.2016 tarihi olması nedeniyle davalı borçlunun borçtan sorumlu olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava banka ile dava dışı şirket arasında 07.08.2014 tarihinde ikinci bir genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu nedenle ticari kredi kartı ilişkisinin de bu sözleşme kapsamına dayandırıldığının açık olduğu, davalı kefilin de 07.08.2014 tarihli sözleşmede kefaleti bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.