11. Hukuk Dairesi 2022/4843 E. , 2023/6703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1062 Esas, 2022/591 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/81 E., 2021/85 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında başladığını, ilk hatalı teslimatın 22.09.2017 tarihinde yapıldığını, davalı tarafça bu durum kabul edilerek zararın karşılanacağının taahhüt edildiğini, ancak bu taahhüde uyulmadığını, taban üretimi yapan ... A.Ş.'ye baskı uygulanıp üretimin durdurulduğunu, ayıplı malın tesliminden sonra taşıma, dağıtım, satıcı komisyonu ve pazarlama giderleri ile yoksun kalınan kârın da bulunduğunu iddia ederek davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin kusurlu malları toplayarak 28.02.2018 tarihine kadar iade edeceğini taahhüt ettiğini, 2019 yılı Şubat ayına kadar ayıplı ayakkabıların gönderilmediğini, tüm maillere ve Haziran ayı gelmesine rağmen iadelerin yapılmadığını, kusurlu malların iade faturası kesilerek gönderilmek zorunda olduğunu, davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taahhüt belgesinin tarafların kabulünde olduğu, davacının belirtilen tarihe kadar ve dava aşamasında söz konusu kodlu ürünlerin iadelerini yapmadığı, tazminat hesabının ürün iadesi sonrası belirli duruma gelerek yapılabileceği, manevi olarak zarara uğradığı hususunu da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin ürünlerin ayıplı olduğu hususundaki açık ikrarının dikkate alınmadığını, 28.11.2017 tarihli sözleşmede de ürünlerin hatalı olduğu hususunun hüküm altına alındığını, davalının bu sözleşmeyi kabul ettiğini, ürünlerin iadesine ilişkin tevdi mahalli taleplerinin Mahkemece dikkate alınmadığını, itirazları doğrultusunda alınan ek raporda alacaklı oldukları kısmi olarak tespit edilmiş olmasına rağmen bu konunun değerlendirilmediğini, davalı şirketin davacıya gönderdiği ürünlerin ayıplı olduğuna dair şüphe bulunmadığına göre manevi tazminat yönünden hukuka aykırı karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin gerekçesinden de görüleceği üzere salt bilirkişi raporunda belirtilen ürünlerin iade edilmediği gerekçesiyle davanın reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf gerekçelerinin hiçbirinin incelenmediğini, davalı vekilinin davayı kabul ettiğine dair beyanları görmezden gelinerek davanın reddine karar verildiğini, 28.11.2017 tarihli sözleşmenin ürünlerin hatalı olduğunu ortaya koyduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının 5. sayfasında bu hususa yer verilmiş olmasına rağmen hükme esas alınmayarak davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu ürünleri iadesi için İlk Derece Mahkemesine başvurulduğunu, ancak talebin reddedildiğini, alınan ek raporda alacaklı olduklarının tespit edildiğini, bilirkişinin hukuki yorum yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın reddine ilişkin kararın da yerinde olmadığını, ticari itibar kaybı olduğunu, Mahkeme kararlarının gerekçesiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ayıplı mal teslimi nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!