WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4837 E.  ,  2023/6702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/173 Esas, 2022/929 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1419 E., 2020/598 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında cari hesap ekstresine dayalı ticari ilişki olduğunu, bu çerçevede müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davalı tarafından belli bir bölgede dağıtımı işini üstlenildiğini, ödemelerin cari hesap çerçevesinde gerçekleşeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından ürünlerin teslimi gerekli özenle yerine getirilmesine karşın davalı şirket tarafından ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 40 adet faturadan kaynaklı alacak için davalı şirket hakkında Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2016/215763 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu, davalının itirazında müvekkili şirkete borçlu olmadığını beyan ettiğini, ancak müvekkiline 40 adet faturadan kaynaklı 1.946.117,40 USD tutarında borcu olduğunu iddia ederek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, icra takibinde davacı tarafından talep edilen meblağın müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ile uygunluk arz etmediğini, müvekkili şirket tarafından davacı firmaya yapılan kısmi ödemelerin hesaplara yansıtılmadığını, ödemeler nispetinde gerekli düşümler yapılmadan takibe geçildiğini, müvekkili firmanın davacı firma ile uzun zamandır çalıştığını, son döneme kadar her iki şirket arasında problem yaşanmadığını, fatura ile cari hesap şeklinde çalışan müvekkili şirket ve davacı firma arasında ödemelerin muhtelif zamanlarda yapıldığını, davacı firma tarafından takibe konu edilen edilen miktarın asıl borcu yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibin faturaya dayalı olması sebebiyle davacının takibe konu ettiği faturalardaki malları teslim ettiğini ispatlaması gerektiği, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, faturaların e-fatura olarak düzenlendiği, irsaliyelerde teslim alan ve teslim eden imzalarının bulunduğu, iadeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı yönündeki bilirkişi tespitleri gözetildiğinde malların teslim edildiğinin kabul edildiği, nitekim davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davacı tarafın defterlerine ve kayıtlarına itibar edilmesinin gerektiği gözetildiğinde de malların teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalı tarafın da takibe konu faturalardaki malların teslimine ilişkin bir itirazı bulunmayıp temel itirazının ödemelerin dikkate alınmadığı yönünde olduğu, ödeme olgusunun davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı tarafın defterlerinde yapılan incelemede, takip tarihi itibariyle karşılıksız çeklerin düşümü yapılmadan yapılan hesaplamada 74.592,32 USD alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, ancak bir kısım çeklerin karşılıksız çıktığı, icra takibine konu edildikleri ve celbedilen takip dosyalarında da herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiği, bu nedenle bu çeklere ilişkin ödeme yapılmadığının kabul edildiği, 20.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, Ziraat Bankası'na ait çeklerden 1.372.537,26 USD'lik çekin karşılıksız çıktığının tespit edildiği, yine Garanti Bankası'nca verilmiş 115.000,00 USD ve Vakıflar Bankası'nca verilmiş 101.363,39 USD'lik çek de dahil ederek karşılıksız çıkan çek miktarının 1.588.900,65 USD olarak belirlendiği, ancak Ziraat Bankası'na ait 17926 çek numaralı 101.363,35 USD'lik çekin iki defa hesaplamaya dahil etmiş olması sebebiyle Ziraat Bankası'na ait çeklerden karşılıksız çıkan miktarın 1.271.173,91 USD olduğunun kabul edildiği, yine bilirkişinin Garanti Bankası'na ait 8506327 çek numaralı 115.000,00 USD'lik çek ile Vakıflar Bankası tarafından verilmiş 8506326 çek numaralı 101.363,39 USD'lik çeki de hesaplamaya dahil ettiği, fakat davacı tarafın 20.03.2020 tarihli dilekçesinden anlaşılacağı üzere bu çeklerin sırasıyla Ziraat Bankası'na ait 0020404 numaralı 115.000,00 USD'lik çek ve 0017926 numaralı 101.363,35 USD bedelli çeklerin yerine alındığı yönündeki açıklaması gözetildiğinde, bilirkişinin bu çeklere ilişkin de mükerrer hesaplama yaptığı ve bu nedenle Ziraat Bankası'na ait 0020404 numaralı 115.000,00 USD'lik çek ve 0017926 numaralı 101.363,35 USD bedelli çeklerin hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği, bunların yerine verilmiş olan yukarıda detayı verilen Garanti Bankası ve Vakıflar Bankası'nın 115.000,00 USD ve 101.363,39 USD'lik çeklerin esas alınması gerektiğinin kabul edildiği, belirtilen nedenlerle bilirkişi hesaplamasında toplamda 1.588.900,65 USD'lik çekin karşılıksız çıktığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de, Ziraat Bankası'na ait 17926 çek numaralı 101.363,35 USD'lik çekin mükerrer hesabı, yine Ziraat Bankası'nın 17926 çek numaralı 101.363,35 USD bedelli çek yerine Vakıflar Bankası'nın 101.363,39 USD'lik çekinin verilmesi ve Ziraat Bankası'nın 20404 çek numaralı çeki yerine Garanti Bankası'nın 115.000,00 USD'lik çekinin verilmesi nedeniyle hesaptan düşülmesi gerektiği, toplamda 1.271.173,91 USD'lik çekin karşılıksız çıktığı, davacının elinde bulunan Ziraat Bankası'na ait 17925 numaralı 103.000,00 USD bedelli çekin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamaması sebebiyle ödenmediğinin kabul edildiği, bu çekin de belirtilen miktarın içerisinde olduğu, 1.271.173,91 USD karşılıksız çıkan/ödenmeyen çek ve davacının defterinde kayıtlı 74.592,32 USD alacağı olmak üzere toplam 1.345.766,23 USD alacaklı olduğunun kabul edildiği, davacının yukarıda belirtilen miktarı aşan asıl alacak talebinin yerinde olmadığı, yine takip talebinden önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamaması sebebiyle takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine hükmolunan alacağın takip tarihindeki TL karşılığının (14.12.2016 takip tarihindeki efektif satış kuru 3,48 olarak esas alınmıştır) %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği, davacı tarafın alacağının kısmen kabul edildiği, davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında kötü niyetli olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, dava tarihindeki 1 USD=3,87 TL esas alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Gaziantep İcra Dairesinin 2016/215763 E. sayılı takip dosyasında davalının 1.345.766,23 USD bakımından itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına (tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla), fazlaya dair talebin reddine, hükmolunan alacağın takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının (936.653,30 TL) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalarının tamamen kabulü gerekirken yerel Mahkemece bilirkişi raporunun hatalı yorumlandığını, yerel Mahkeme, kararına temel olarak 20.01.2020 tarihli raporun esas alındığını belirtmiş ise de, raporun değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde aynen "Dolayısı ile şirketin ticari defterlerinde çekler ve cari hesap alacak toplamı inceleme tarihinde 74.592,32 USD+1.869.522,86 USD=1.944,115,18 USD tespit edilmiştir." denildiğini, fakat devamla çek dökümü ile ilgili bitişik iki satır yazılmasının bu tespiti arada bıraktığını ve Mahkemeyi yanılgıya düşürdüğünü, bilirkişinin rapor içeriğinde takip konusu edilen faturaları incelediğini, irsaliyelerin imzalı olduğunu ve neticede 1.944.115,18 USD alacakları olduklarının doğru olarak tespit edildiğini, akabinde bu rakamın 1.869,522,86 USD kısmının (çeklere tekabül etmesi nedeniyle) şüpheli alacak kaydına alındığını ve 74.592,32 USD kısmının cari hesapta kaldığının açıklama olarak belirtildiğini, açıkça anlaşıldığı gibi müvekkilinin toplam alacağının 1.944.115,18 USD olduğunu, bu alacağa karşılık verilen çeklerin hiçbirinin ödenmediğinin de yine Mahkemenin kabulünde olduğunu, davalının kısmi ödeme iddiası/ispatının dahi olmadığını, açıkça müvekkilinin 1.944.115,18 USD alacağının bulunduğunu ve verilen çeklerden hiçbirinin ödenmemiş olduğunun sabit olmasına rağmen yerel Mahkemece raporun değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, bankalardan gelen çek dökümünü alacağın tamamı saymak gibi büyük bir hata yapıldığını, kaldı ki bu dökümlerin de yanlış/eksik tespit edildiğini ve borçtan düşülmemesi gereken ödenmemiş çekleri düşerek eklenmesi gerekenleri ise eklemeyerek hata içinde hata yapıldığını, oysa müvekkilinin 1.944.115,18 USD alacağının bulunduğu ve verilen çeklerden hiçbirinin ödenmemiş olduğu sabit olduğundan çek hesabına hiç girilmemesi veya en azından gelen son cevaplara göre ek bilirkişi raporu istenmesi gerektiğini, çek incelemesinin sadece ödenen çek olup olmadığının tespiti ile sınırlı olması gerektiğini ve ödenen çek var ise 1.944.115,18 USD'den düşülmesi gerektiğini belirterek hukuka aykırı kararın aleyhe yönlerden kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilamın tümünde dava ve cevap dilekçesi ve yerel Mahkeme karar özetinin yer aldığını, istinaf taleplerinin incelenip incelenmediği ve incelendi ise açıkça ret sebeplerinin belirsiz olduğunu, esasen Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf taleplerini incelemediğinin anlaşıldığını, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olmalarına rağmen duruşma açılmadığını, Anayasal haklarının ihlal edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek ve istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.