11. Hukuk Dairesi 2022/4835 E. , 2024/974 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1114 Esas, 2022/896 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/44 E., 2022/122 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya taksitli ticari krediler açılıp kullandırıldığını, kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilmiş olan kararın kanuna aykırı olduğunu, borçlu tarafından İstanbul 3. İcra Dairesinin 2017/31473 E. sayılı dosyaya sunulan itiraz dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, itiraz dilekçesinin tarafına tebliğ edilmemiş olmasından dolayı madde hükmüne esas olan bir senelik zamanaşımı süresi başlamadığını, mahkeme tarafından eksik ve hatalı şekilde inceleme yapıldığını, davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazının hukuki dayanağı bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı alacaklının ilk olarak İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1257 E. sayılı dosyasında 27.12.2017 tarihinde itirazın kaldırılması talebinde bulunduğu, itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın 25.12.2020 tarihinde kesinleştiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık süreden sonra 21.01.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından zaman aşımına yönelik tesis edilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından başka bir mahkemede dava açılması halinde dava dilekçesi tarihi itibarıyla 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağı gerekçesiyle hüküm tesis edilmiş olsa da hak düşürücü sürenin itirazın tebliği ile başladığını, borçlu tarafından İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2017/31473 E. sayılı dosyasına sunulmuş olan itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, kötü niyetli davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!