11. Hukuk Dairesi 2022/476 E. , 2023/5316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1512 Esas, 2021/1958 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/180 E. 2021/276 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “İzolasyonlu Sandviç Blok” buluş başlığı ile 2006/7298 sayılı ve “İzolasyonlu Sandviç Bloklarda Yenilik” buluş başlığı ile 2007/03056 sayılı buluşların Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkili ile davalı arasında imza edilen 18.01.2010 tarihli inhisari patent lisans sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak imza edilen yine 18.01.2010 tarihli ek sözleşme ile söz konusu buluşların lisans haklarının mutabık kalınan şekli ile davalıya verildiğini, lisans sözleşmesinde mutabık kalındığı üzere davalı tarafından 02.02.2010 tarihinde Andblok İnşaat Yapı Malzemeleri Makine İmalat İth. İhr. San. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğunu ve yine müvekkilinin lisans sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalı ile mutabık kalındığı şekle uygun olarak, şirketin kurulduğu andan itibaren şirketin danışmanlığına başladığını, başlarda müvekkiline kısmi ödemeler yapılmış iken sonraki tarihlerde geçerli bir sebebe dayanılmaksızın danışmanlık maaşlarının ödenmemeye başlandığını, davalı tarafından şimdiye kadar 33.112,07 TL ödendiğini, Lisans Sözleşmesi 4.3 maddesi, 4.11 maddesi ile Ek Lisans Sözleşmesi 1.a.iii maddesi uyarınca, müvekkilinin aylık 5.000 TL olarak Şubat 2010 tarihinden itibaren Aralık 2011 tarihine kadarki maaş alacaklarından yapılan ödemeler düşüldükten sonra ödenmeyen 81.887,93 TL bedelin bulunduğunu, davalı ve üçüncü kişiler tarafından yapılan toplam üretimin Alt Lisans Sözleşmeleri dikkate alınarak tespiti ile Lisans Sözleşmesinin 1.a.ii maddesi uyarınca üretimi yapılan her bir m2 ürün başına üretim miktarı üzerinden 1,00 TL ödenmesi gerektiğini, bu alacak için bir kısım ödemeler yapılsa da ödemesi yapılmamış 83.468,99 TL lisans bedelinin bulunduğunu belirterek ödenmeyen 81.887, 93 TL bakımından her ay için ayrı ayrı olmak üzere tahsil tarihine kadar aylık hesap edilecek bankalar arasında mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden ödenmesini, yapılan üretim bakımından üretimi yapılmış aylardan itibaren olmak üzere ve bunun tespitinin yapılamaması durumunda en geç noter ihtar tebliğ tarihi olan 19.08.2011 tarihinden itibaren hesap edilecek ticari faizi üzerinden tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 17.4.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle danışmanlık ücreti talebini 82.732.92 TL'ye, üretim miktarı yönünden talebini 83.469.99 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği aylık maaş/ücret alacağının dava dışı Andblok İnşaat Yapı Malzemeleri Makine İmalat İthalat İhracat San... Ltd. Şti.'nde yaptığı çalışmalardan kaynaklandığını, ücret alacakları yönünden müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, patentler ile ilgili olarak dolandırıldığından davacının herhangi bir alacak ve talep hakkının bulunmadığını, hakikatte patent niteliği bulunmayan bir adet patent başvurusunu patent olarak göstererek sözleşme imzalattığını, patentin hükümsüzlüğü için üçüncü kişiler tarafından açılan iptal davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, kabul ve muvafakat anlamına gelmemek üzere davacının dava dışı şirketin fabrikasında Nisan 2010 tarihinden Temmuz 2011 tarihine kadar görevlendirildiğini, 16 aylık ücret hakkının söz konusu olduğunu, Şubat 2010'dan Aralık 2011 tarihine kadar ücret talebinin mesnetsiz olduğunu, davacının danışmanlık görevini de yerine getirmediğini, davacının aylık ücretinin 1.500,00 TL olduğunu, 16 aylık ücretin 24.000,00 TL olup 23.192,22 TL ödendiğini, ..., ..., ... ve ... isimli kişiler tarafından davacı hesabına gönderilen tüm ödemelerin lisans sözleşmesi ve ek sözleşme gereği 1,00 TL/m2 üzerinden davacı lehine tahakkuk eden alacaklarla ilgili olmak üzere müvekkili adına ve talimatıyla yapılan ödemeler olduğunu, aylık ücretin 5.000,00 TL olduğuna dair İZODUO antetli ve İLGİLİ MAKAMA başlıklı 30.09.2010 başlıklı belgeyi kabul etmediklerini, ...'nin böyle bir belgeyi düzenleme yetkisinin bulunmadığını, müvekkiline yöneltilecek alacak bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşmenin başlangıcından 2011 yılı Aralık ayına kadar toplam üretim miktarının 119.163 m2 olup bu duruma göre (koşulları varsa) davacı lehine oluşacak alacak miktarının 119.163,00 TL olduğunu, davacı hesabına toplamda 46.500,00 TL ödendiğini, bu duruma göre davacının baki alacağının 72.663,00 TL olduğunu, bu miktarın üzerindeki davacı taleplerine tümüyle itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf davacının taleplerinden davacıyı çalıştıran dava dışı Ant Blok şirketinin sorumlu olduğunu belirtmiş ise de bu şirket henüz kurulmadan sözleşmeyi imzalayan davalının davacıya sözleşmede belirlenen hakları sağlayacağı konusunda taahhüt altına girdiği, dolayısıyla davaya konu taleplerden sorumlu olacağı, kesinleşen mahkeme ilamı ile buluşların hükümsüzlüğüne karar verildiği, ancak 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) 131 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) hükmü gereğince patentin hükümsüzlüğü kararının kötü niyet söz konusu olmadığı müddetçe patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeleri etkilemeyeceğine dair açık yasal düzenleme hükmü bulunduğu, davalının basiretli bir tacir olarak lisans aldığı patentin hükümsüz kılınması halinde ne gibi bir yaptırım öngörüleceğini sözleşme ile düzenlemesi gerektiği, sözleşmede bu yönde bir madde bulunmadığı, kaldı ki sözleşmenin uygulanıp davalıya ticari kazanç sağlandığı gerçeği gözetildiğinde sonradan hükümsüz kılınan patent dolayısıyla sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceği, davacının birinci talebinin sözleşme kapsamında danışmanlık ücretinden ödenmeyen bakiye alacak talebi olduğu, sözleşme ve ek sözleşme hükümleri çerçevesinde davacının aylık bazda danışmanlık ücreti alacağı açıkça kararlaştırılmış olduğundan davacı tarafın çalıştığı süre boyunca danışmanlık ücreti almaya hak kazandığı, davalının 17.10.2011 tarihli ihtarnamesinde davacının çalıştığı tarihin Şubat 2010- Temmuz 2011 arası olduğu şeklindeki ikrarı ve taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıcının 18.01.2010 tarihi olması karşısında davacının danışmanlık ücretini almaya hak kazandığı tarihin Şubat 2010 tarihi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin 21 aylık bir süreyi kapsadığı, davalı taraf ücret bordroları ve davacıya maaş ödemesi altında gönderilen paraların davacının aylık danışmanlık ücretini gösterdiğini iddia etmiş ise de, gerek 30.10. 2010 tarihli maaş belgesinde davacının ücretinin 5.000,00 TL olarak gösterilmesi gerekse sözleşme kapsamı dikkate alındığında davacının vereceği danışmanlık hizmetinin asgari ücrete yakın bir rakama yakınlığının hayatın olağan akışına aykırı olması dikkate alındığında davacının aylık danışmanlık ücretinin 5.000,00 TL olacağı, davacının 21 ay için aylık 5.000,00 TL’den talep edebileceği danışmanlık ücretinin 105.000,00 TL şeklinde belirlendiği, yapılan ödemeler düşüldüğünde 82.723.92 TL olduğu, tüm üretim süresince üretilen her bir metrekare ürün karşılığında bir Türk Lirası (1,00 TL) net ücret üzerinden davalının davaya cevabında üretim miktarının 119.163 m2 olarak bildirildiği, hesaplamanın 119.163,00 TL üzerinden yapılacağı, davacının bu iki hesabına gönderilen toplam miktarın 46.500,00 TL olup bu bedel 119.163,00 TL'den düştükten sonra 72.663,00 TL'nin sözleşme hükümlerine göre üretim miktarı üzerinden talep edebileceği, davacının danışmanlık ücreti olan 82.723.92 TL'nin her ay için ayrı ayrı hesaplanmak üzere tahsil tarihine kadar aylık hesap edilecek bankalar arasında mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, keza üretim miktarı üzerinden hesaplanan lisans bedeli olan 72.663,00 TL'nin 19.08.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 551 sayılı KHK'nın 131 inci hükmünün ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince davacıya ödemiş olduğu lisans bedelinin iadesini isteme yahut lisans bedelini ödemekten kaçınma hakkı bulunduğunu, mahkemenin yalnızca kötü niyet yönünden hukuki değerlendirme yaptığını, hakkaniyet yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, sözleşmedeki garantiye ilişkin koşulun gözardı edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ödenmeyen sözleşme bedeli yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin patenti kullanarak kazanç elde etmediğini, aksine zarara uğrayarak battığını, danışmanlık ücretinin müvekkilinden değil And blok şirketinden talep edilmesi gerektiğini, danışmanlık ücretinin 2010-2011 yıllarında 5.000,00 TL olduğuna dair davacı iddiasının kabul edilerek hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, bir taraftan davacıyı işçi sayarak şirketten aldığı belgeyi geçerli saymak, bir taraftan da çalıştığı işyerinden hakettiği ücretini lisans bedeli anlamında müvekkiline yüklenilmesinin çelişki oluşturduğunu, ücret bordrolarındaki 1.500,00 TL'lık ücretlerin şirket tarafından davacı hesaplarına yatırıldığını, 11 Şubat 2010 - 17.10.2011 arası 21 aylık ücret üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu. Temmuz 2011 itibariyle ilişkinin sona erdiğini, buna göre hesaplanması gerektiğini, "bankalar arasında mevduata uygulanan en yüksek faiz" şeklinde faize hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yasal faiz dışında faize hükmedilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki davanın patentin hükümsüzlüğü nedeniyle tazminat istemi ile açılan bir dava olmadığı, mahkemece bu hususta gerekçeye yer verilmesi ve davacının kötü niyetli olup olmadığının bu davada tartışılmasının gereksiz olacağı, davacının sözleşmede kararlaştırılan lisans bedelinin tamamını talep edip edemeyeceğinin tartışılması gerektiği, sözleşmenin 6/g maddesine göre;"Lisans veren, sözleşmeye konu patentin 21.12.2026 tarihine kadar geçerli olduğunu garanti eder." Sözleşmenin 8. maddesine göre; "Sözleşme, Patent koruma süresi olan 21.12.2026 tarihine kadar geçerli olacaktır." hükümleri düzenlenmişse de, sözleşmenin Temmuz 2011 tarihine kadar sürdüğü, sözleşmede lisans bedelinin 100.000,00 TL olduğu ve nakit ödenmeyeceği, davalı tarafça davacıya kurulacak şirkette %10 hisse verilmesi, danışmanlık yapmak üzere görev verilmesi ve üretim üzerinden ücret ödenmesi şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacıya dava dışı şirkette %10 hisse verildiği ve sigortalı çalışan olarak iş akdi kurulduğu, bir kısım ödemeler yapıldığının her iki tarafın kabulünde bulunduğu, sözleşmenin uygulandığının ihtilafsız olduğu, patent belgelerinin hükümsüz kılınması, sözleşmenin geçersiz olması sonucunu doğurmayacaksa da, 16 yıl 11 ay 3 günlük süre için 100.000,00 TL lisans bedeli ödeneceği kararlaştırılan sözleşmenin 1 yıl 7 ay sürdüğü, mahkemece 551 sayılı KHK'nın 131 inci maddesinin ikinci fıkrasının b hükmü gereğince hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ticari iş niteliğinde bulunmakla birlikte faizin türünün belirtilmeden (avans/reeskont), ticari faiz işletilmesine karar verilmesinin yerinde olmadığı, 119.163,00 TL'den davacıya ödenen 46.500,00 TL'nin mahsubundan sonra 72.663,00 TL'nin tahsiline karar verildiği, sözleşmenin sürdüğü süre dikkate alınarak, ödenecek lisans bedeli üzerinden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 59.581,50 TL lisans bedeli ödenmesinin uygun olduğu, bunun 46.500,00 TL'lik kısmının ödendiği göz önüne alınarak bakiye 13.081,50 TL'nin, her iki taraf için ticari nitelikte bulunan sözleşmeden kaynaklanan alacak niteliğinde bulunduğundan avans faiziyle tahsili gerektiği, danışmanlık ücreti bakımından davacı tarafça sözleşmenin feshine kadar, aylık 1.582,61 TL maaş ödemesi yapılmasına itiraz edilmediği, bu miktar dışında kalan kısmın kendisine elden ödendiğine dair beyanda bulunmadığı, 5.000,00 TL maaşının hiç ödenmemesinin ve buna sessiz kalınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı tarafça keşide edilen 17.10.2011 tarihli ihtarnamede, davacının çalıştığı tarihin Şubat 2010-Temmuz 2011 tarihleri arasında olduğunun belirtildiği, 18 aylık süre için danışmanlık ücreti belirlenmesi gerekirken, 21 aylık ücret belirlenmesinin hatalı olduğu, danışmanlık ücretinin de lisans bedeline karşılık olarak ödeneceği ek sözleşmede kabul edilmekle, davalı tarafça bu iş için ayrı bir emek sarf edildiği, davacının şirkette bizzat bulunduğu ve teknik danışmanlık da yaptığı, hakkaniyet indirimi yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının ödenmeyen 6.210,90 TL danışmanlık ücretinin ve 13.081,50 TL lisans bedeli alacağının davacı tarafça davalıya gönderilen 19.08.2011 tarihli ihtarnamenin 02.09.2011 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, ihtarname ile verilen 7 günlük süre eklenerek 10.09.2011 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankasının avans faiz oranları ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; danışmanlık ücretinin 5.000,00 TL olduğunu, bu bedel üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalının ödeme durumu düzelene kadar daha düşük bir ödeme yapıldığını, bir süre bu nedenle sessiz kaldığını, ancak mahkemece 5.000,00 TL'den daha az maaşın kabul edildiği yorumunun doğru olmadığını, hesaplamanın 18 ay üzerinden yapılmasının da kabul edilemeyeceğini, lisans bedelinin üretim miktarı üzerinden belirlendiğini, sözleşmenin devam ettiği sürenin muaccel olan bedel üzerinde etkisinin bulunmadığını, hakkaniyet indiriminin hatalı olduğunu, sözleşmenin sona ermesinde kusuru bulunmadığını, kötü niyetinin ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, patent lisans sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2. 551 sayılı KHK'nın 131 inci maddesinin ikinci fıkrasının b hükmü.
3. Değerlendirme
Davacı ile davalı arasındaki lisans sözleşmesi ile sözleşme bedeli 100.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Sözleşme gereğince bu bedelin nakit olarak ödenmeyeceği, karşılığında lisans alan tarafından kurulacak şirkette %10 hisse verileceği, üretilen her metrekare ürün için 1,00 TL net ücret ödeneceği, lisans alanın kuracağı üretim tesisinde danışmanlık hizmeti karşılığında lisans verene danışmanlık ücreti verileceği kararlaştırılmıştır. Davalı tarafından kurulan şirkette davacıya %10 hisse verilmiş olup, davacı işbu dava ile danışmanlık hizmeti ve üretilen ürünler karşılığı ödenmesi gereken bedelin tahsil edilemeyen kısmını talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince üretilen ürün karşılığı belirlenen miktar bakımından 551 sayılı KHK'nın 131 inci maddesi gereğince %50 hakkaniyet indirimi yapılarak davalı tarafından ödeme yapılan miktarın mahsubu ile 13.081,50 TL'nin ve danışmanlık ücreti olarak ödenmesi gereken 6.210, 90 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Ancak sözleşme taraflar arasında uygulanmış, davalı patente dayalı üretim yapmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin Temmuz 2011 tarihinde sona ermiş olması sözleşmede 100.000,00 TL olarak belirlenen bedel üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmasını gerektirmez. O halde sözleşme gereğince ödenmesi gereken toplam miktarın 100.000,00 TL olduğu dikkate alınarak bu miktarı aşmaksızın yapılan ödemeler mahsup edilerek davacının sözleşmeden doğan alacağının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!