WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4729 E.  ,  2024/963 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1260 Esas, 2022/1337 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/189 E., 2022/228 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında dosyaya sunuları faturalara konu malzemeleri sattığını, buna ilişkin olarak 2 adet fatura düzenlendiğini, davalının bu faturalara konu malzemeleri teslim almasına rağmen ödemenin tamamını yapmadığını, müvekkilinin bakiye 153.674,08 TL alacağı kaldığını belirterek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu faturalara ilişkin takip yapıldığını, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davacının takipten kaynaklı itirazın iptali davası açması mümkün iken eldeki davayı açmakla mükerrer bir talep hakkı doğduğunu, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davacının ticari ilişkisinin davalı ile ticari olarak organik bağı olan Ödül Yapı Teknik İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. (Ödül Yapı Şirket) ile olduğunu, davacının dava dışı şirketin 2010-2014 yıllarında elektrik malzeme ve içiciliklerini yaptığını, davaya konu faturalarda belirtilen malzemelerin davalıya değil, dava dışı şirket şantiyelerine teslim edildiğini ve oradaki imalatlarda kullanıldığını, bu faturaların KDV sebebiyle davalı şirkete düzenlendiğini, fatura bedellerinin dava dışı şirket tarafından ödendiğini, davalının davacıya borcu olmadığını, davacının dava dışı şirket adına açtığı davanın reddedildiğini, talep edilen faizin yerinde olmadığını, faturaların süresinde davalıya tebliğ edilmediğini, 2011 yılında düzenlenen faturadan kaynaklı olarak 10 yıldır talepte bulunmadığını, 2017 yılında icra takibi başlatıp 4 yıl sonra alacak davası açtığını, bunun hakkın kötüye kullanımı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerektiğini, bu nedenle ispat yükünün davacıya ait olduğunu, dava konusu faturaya ilişkin olarak davalı şirketin vergi dairesine bildirdiği Form BA belgesi ile dava konusu faturaların karşılığı mal ve hizmet aldığını beyan ettiği, bu durumun faturalarda yazılı emtianın teslim alındığı, fatura konusu işin yapıldığı anlamına geldiğini, davalının, dava konusu faturaları Form BA belgeleri ile vergi dairesine bildirerek fatura karşılığı hizmet-mal aldığını beyan etmiş olması nedeniyle faturalarda yazılı ürünlerin teslim alındığı ... olduğu, fatura içeriklerine 8 gün içinde itiraz edilmediği için davalı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fatura içeriklerini kabul etmiş sayılacağından dolayı fatura bedellerinin ödendiğine dair ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, davacının ticari ilişkisinin davalı şirketle arasında organik bağ bulunan Ödül Yapı şirketi arasında olduğu, faturaya konu malzemeninde bu şirketin şantiyesine teslim edildiği, KDV'den kaynaklı olarak faturaların davalı şirket adına düzenlendiği,faturaya konu borcun hem davalı hem de dava dışı şirket tarafından ödendiği iddia edilmiş ise de davalı tarafa bu iddiasına yönelik davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda süre verilmiş olup davalı vekili tarafından yemin teklifinde bulunulmayacağına dair beyan dilekçesi sunulduğunun görüldüğü, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda takip konusu faturadan dolayı davacının davalıdan 153.674,08 TL alacaklı olduğu anlaşıldığı, ödemeyi ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafça davaya konu borcun ödendiği ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 153.674,08 TL'nin dava tarihi olan 16.3.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacak nedeniyle davacı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz ettiklerini, davacının itirazın iptali davası açma hakkı varken bu davayı ikame edemeyeceğini, derdestlik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davaya konu faturaların keşide edilidiği tarihte müvekkili şirketin ... kurulduğunu, imalata başlamadığı gibi fabrikasınında bulunmadığını, ticari ilişkininin olmadığını, davacının Ödül Yapı ile ilişkisi olduğunu, 2010-2014 yılları arasında inşa ettiği binalara ilişkin malzeme ve işçilikleri olduğunu, malzemelerinde dava dışı şirketin şantiyelerine teslim edilerek oralarda kullanıldığını, faturalardaki malzemelerin hangi adrese ve kime teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, ancak bu hususta mahkemece araştırma yapılmadığını raporlarda da değerlendirilmediğini, davacı şirket tarafından Ödül Yapı şirketi aleyhine açılan alacak davasının reddedildiğini, faturaların KDV'den kaynaklı sebeplerden dolayı müvekkil şirket adına düzenlendiğini, faturalardaki bedellerin karşılığının hem müvekkil hemde dava dışı Ödül Yapı tarafından ödenmiş olduğundan müvekkilinin borcu bulunmadığını, dosyaya sunmuş ödeme kayıtlarına dair delillerin değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerinde kayıtlı ve davalı tarafından BA formu ile bildirilen faturaya dayalı alacak nedeni ile davalının ödemeyi yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi de gözetilerek davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sunduğu hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturadan kaynaklı bakiye alacağın istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.