11. Hukuk Dairesi 2022/4676 E. , 2024/1372 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/490 Esas, 2022/830 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/137 E., 2021/239 K.
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin her türlü elektronik ve bilgisayar ürünleri, elektronik bilgisayarlı ve mekanik oyun makineleri, plastik metal elektrikli, pilli ve mekanik her türlü oyuncaklar, eğitim, öğretim ve oyun setleri ve benzeri alanda faaliyet gösterdiğini, bu hususta müvekkilinin ürettiği ve ortaya çıkardığı ürünlere ilişkin olarak tasarım tescillerine önem verdiğini ve ürettiği ürünleri tescil ettirdiğini, müvekkiline ait olan 2018/03943 tescil numaralı tasarımın, davalı tarafından herhangi bir lisans sözleşmesine veya yasal gerekçeye dayanılmadan birebir aynı veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerlerini ürettiğini, sattığını, ayrıca davalının yenilik unsuru içermeyen 2020/07079 başvuru numaralı tasarımının, müvekkiline ait tescilli tasarım ile birebir benzer olduğunu ve bu tasarımın henüz tescil edilmediğini iddia ederek, davalının müvekkilinin 2018/03943 numaralı tasarımına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespitini, men'ini, ref'ini, tecavüz teşkil eden ürün ve kalıpların toplatılmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilince başvuru yapılan tasarımın henüz üretim aşamasına geçilmediğini, piyasaya sunulmadığını, herhangi bir tanıtım faaliyetlerinde dahi bulunulmadığını, ticari hayata konu edilmediğini, müvekkilinin başvurusunu yaptığı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olduğunu, söz konusu tasarım tescilinin teknik olarak zorunlu ve faydayı sağlayacak kullanma ve başkaca özelliklerin olmasının gayet doğal hatta mecburi olduğunu, bundan bahisle müvekkilinin tasarım tesciline konu ürünü ile davacı ürünü arasında benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin, davacının tescilli tasarımına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekili dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında ki tutanağa geçen beyanında da, davalı tarafın müvekkilinin tescilli tasarımıyla aynı tasarımı tescil için kuruma başvurduğunu, fiili bir kullanımı olmadığını bildirdiği, dolayısıyla fiili kullanıma dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2008/8495 E., 2009/12863 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sadece tescil başvurusunda bulunmanın tecavüz ve haksız rekabete neden olmayacağı, zira davacı tarafça tescil başvurusuna itiraz edilmiş ve kurumca itirazı kabul edilmiş, davalı tarafça kararın iptali istemiyle dava açıldığı, tasarımın henüz ticarete konu olmadığı, bu itibarla gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası anlamında tasarım hakkına tecavüz gerekse, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet söz konusu olmadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin tasarımıyla birebir aynı şekilde başvuru yapıldığını, bu hususta davalıya şifahi olarak defalarca bu eylemden vazgeçmesi belirtilmişse de davalının eylemine devam ettiğini, kasıtlı gerçekleştirilen bu fiilin tasarım tecavüzü olup davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu belirterek, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasa yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının davacının tescilli tasarımına yönelik tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men'i, ref'i, tecavüz teşkil eden ürün ve kalıpların toplatılması ile verilecek hüküm özetinin ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!