11. Hukuk Dairesi 2022/4672 E. , 2024/1124 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/713 Esas, 2022/691 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Miktardan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/101 E., 2021/640 K.
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun miktar itibariyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 14.06.2022 tarihli ek karar ile temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkil ...’a ait çek ve kredi sicili üzerinde davalı ...Ş. tarafından yapılan haksız muarazanın tespiti ve davalı ...Ş.’ye ait çek sicili üzerindeki kayıtların silinmesi suretiyle muarazanın giderilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler bakımından reddini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, karşılıksız çek kaydının, sadece çek keşidecisinin Kredi Kayıt Bürosu nezdinde kredi notunun düşmesi, bankalar nezdinde kredi değerliğinin düşmesi, kredi imkânlarının daralması şeklinde etkisinin olacağı, takas işlemi sonrasında 16 yılı aşkın bir süre geçmesine karşın çekin hiçbir şekilde icra takibine ve yasal işleme konu edilmediği, çeki herhangi birisinin fiziki olarak bankaya getirmesi veya icrai yola başvurması halinde de gerek bankadan çek yaprağı garanti tutarının tahsil edilmesi, gerekse cirantalardan çek bedelinin tahsil edilmesi imkanının zamanaşımı sürelerin geçmesi nedeniyle kalmadığı, karşılıksız çek kaydının silinmesi halinde ne hamil, ne de cirantaların herhangi bir hakkının zayi olmayacağı gibi çek garanti tutarı için de genel zaman aşımı süresi geçtiği için bankanın da çek keşidecisi, cirantalar ve hamil'e karşı herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 21.04.2005 keşide tarihli 1043147 seri no.lu 5.000,00 TL tutarlı ... tarafından keşide edilen Türkiye İş Bankası A.Ş.'ye ait çeke ilişkin karşılıksız çek kaydının silinmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın, muarazanın meni ve bankacılık sistemi kayıtlarındaki çek sicilinin düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu, çek bedeli ve mahkemece 18.11.2021 tarihinde davanın kabulüne karar verilerek hüküm altına alınan miktarın 5.000,00 TL olduğu, kabul edilen miktarın hüküm tarihi itibariyle istinaf sınırının altında kaldığı anlaşıldığından istinafı kabil olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise 14.06.2022 tarihli ek kararı ile miktar itibariyle kesin olarak verilen karara temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; davacının muarazanın men’ i ve bankacılık sistemi kayıtlarındaki çek sicilinin düzeltilmesini talep ettiğini, davacı kanuna, usule aykırı ve haksız dayanaksız olarak keşide etmiş olduğu çeke ilişkin karşılıksız çek kaydının silinmesini talep ettiğini, müvekkil bankaya borçlu olmadığı hususunda menfi tespit davası açmadığı, davanın açık bir şeklide bir eda davası niteliğinde olan muarazanın giderilmesi davası olduğunu, kesin olamayan bir karara dair mahkemece kesin olarak yazılması ve bu kararın istinafına dair dilekçenin kesin olduğundan bahisle red edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, muarazanın meni talebinin bankaya yöneltilemeyeceğini, karşılıksız çek kaydının kendisi tarafından uygulanmadığını, kaydın müvekkili banka tarafından silinmesinin de mümkün olmadığını, eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini belirterek asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ek kararına ilişkindir.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen değer 5.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR:
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.06.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!